​ Bir yılanla göz göze gelirseniz, ne yaparsınız? / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

E. Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Öztürk

http://blog.milliyet.com.tr/emeklibirsubay

18 Nisan '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Bir yılanla göz göze gelirseniz, ne yaparsınız?

Bir yılanla göz göze gelirseniz, ne yaparsınız?
 

BANTLI KAPI


Ben sorumu bir daha sorayim: "Bir yılanla bir an göz göze gelirseniz, ne ne yaparsınız?..." Nereden cikti bu simdi, dediginizi biliyorum.

Bizim alt katta, disariya acilan bir kapimiz var. Kapimizin onu de; daha onceleri anlatmistim, ormanlik bir arazi. Bos birakilmis. Kurtlar, kuslar, geyikler, sincaplar, fareler ve de yilanlar var tabii. Yaz geldi. Hepsi ortaliga cikiverdiler. Yilanlar da...

Ben kisin surgulu alt kapiyi naylonla kaplamistim. Naylonlari cercevelere kalin bantlarla yapistirmistim. Kocaman, kuvvetli dort parmak kalinliginda kalin bantlar. Renkleri de kahverengi. Amacimiz buralarin sogundan korunmak...

Gecen gun kalktim. Ust katta ki tuvalet dolu. Alt kata gideyim dedim. Kapi, merdivenlerden sonra karsimda duruyor. Bizim 4 parmak kalinliginda ki kahverengi bantlar da! Disarida hava gunesli. Kuslar vicir vicir. Bizim cerceveye yapistirdigimiz kahverengi banlarda sanki kuslarin sesine uygun bir tempoyla kipir kipir oynuyorlar. Allah allah, dedim. Disarida ruzgarda yok. Bu bantlar niye kivir kivir kivrilir? Yilan gibi?

Gozlerimi ogusturarak yaklastim. Kafami pencereye dogru uzattim. Kocaman, hayretle acilmis bir cift kahverengi gozle yuz yuze geldim!

Kendimi zor geriye attim. Bizim bantlarin kalinliginda bir yilan bana bakiyor! Buz gibi oldum. Korkumdan ne yapacagimi sasirip oylece kala kaldim!

Esas korkum evdekiler. Hanim, kizlar, hatta oglanlar evin icinde yilani gorseler, ortalik birbirine girer, kimse bu evde bir daha uyumaz!

Camasirhaneden bir sopa mi alsam? Veya bir kurek? Kafasini ezebilir miyim? Ezmeye calistim diyelim. Herkes gorecek!

Hayir olmaz, diye dusundum. Herhalde. Aslinda ne dusundugumu de bildigimi soyleyemem...

Bizim kahverengi misafire dogru yurudum. Basini ve boyun kismini oynatiyor ama benden kacmiyor. Niye?

Camasirhanenin girisindeki havluyu kaptim. Ikiye katladim. Baktim yilan kacmiyor. Kafasini havluyla tuttum. Cektim. Gelmiyor! Bizim davetsiz misafir; pencereleri kapladigimiz kahverengi bantlara yapismamis mi? Neyse. Zorlayarak, butun gucumle cekistirdim. Geldi. Kosarak merdivenlere ciktim. Kimse yok. Ayakkabi, mayakkabi dusunmeden disariya kosturdum. Bahceye firlattim arkadasi!

Kafasini kaldirip bana soylesine bir bakis firlatti. Sonra da; kivrilarak uzaklasti...

Yuregim gum gum gumburdeyerek eve girdim. Kimse bir seyin farkinda degil.

***

Ertesin gun komsumuz Mike'a sordum. Kapinin sagini solunu kapatmami onerdi. "Sevimli hayvanlar. fare pesine dusmuslerdir!..." dedi.

Sonra ilave etti: "Aman benim kiracim Jennifer'e bundan soz etme!..."

***

Kimseye soylemedik.

Kenari koseyi kapattik.

O gece zor uyuduk.

Sonradan alistik.

Arada bir bizim pencereye, naylon ve bantlara bakiyorum. Simdilik kara sineklerden baska bir sey yok!

Bu arada Gaye beni gordu. Uzaktan seslendi:

- "Bahar geldi artik. Su naylonlari ve bantlari cikarsanda, ara sira arka kapidan da silkelensek?"

Olur, dedim. Yavasca.

- "Hele havalar biraz daha isinsin..."

 
Toplam blog
: 798
: 2506
Kayıt tarihi
: 25.07.06
 
 

Harp Okulu 1974 mezunuyum. 1983'de Kurmay Subay olarak mezun oldum. 1987 yılında Silahlı Kuvv..