​ Bir zamanlar Anadolu'da bir Nasreddin Hoca vardı / Sinema / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '11

 
Kategori
Sinema
 

Bir zamanlar Anadolu'da bir Nasreddin Hoca vardı

Bir zamanlar Anadolu'da bir Nasreddin Hoca vardı
 

O ağacı hepimiz arayalım


Nuri Bilge Ceylan'ı izlemeye çok geç kalmışım. Ha bugün, ha yarın derken kısmet düneymiş. Bir Zamanlar Anadolu'da filminin vizyona girdiği günün ertesi yani dün soluğu sinemada aldım.

Umutluydum; iyi bir şeyle karşılaşacağımı, Ceylan'ın diğer yapımlarını izlemek için can atacağımı düşünüyordum. Yalnız ve güzel ülkesine selam yollayan bir yönetmenden umduğum idi bu.

Yanılmamışım.

Bir zamanlar Anadolu'da...

Biz vardık, siz vardınız, onlar vardı, atalarınız vardı, aşklarınız vardı, acılarınız vardı, oyunlarınız vardı, türküleriniz, sazlarınız, bağlamalarınız vardı, çocukluğunuz, gençliğiniz, hayalleriniz  vardı, ilk yavuklunuz vardı, son aşkınız vardı. Yarın da başkalarının olacak.

Bir zamanlar Anadolu'da ağaçlar vardı tüm haşmetiyle ve görkemiyle; yeşeren çiçekler, dobra dobra akan ırmaklar vardı, sararmış ekinler, top ağaçlar, uçsuz vadiler vardı, havlayan köpekler, çakan şimşekler, bozulan arabalar vardı. Yarın da olacak.

Bir zamanlar Anadolu'da bir güzel vardı kötüyü, yalnızı, cahili, zorbayı güzelliğiyle yola getiren, ufacık mum ışığıyla yürekleri yakan. Yarın da olacak.

Bir zamanlar Anadolu'da polis vardı, jandarma vardı, kürekçi vardı, doktor vardı, savcı vardı, şoför vardı, muhtar vardı, köylü vardı, işte o güzel kız vardı, katil vardı, katilin kardeşi vardı, maktul vardı, doktoru terkeden, savcıdan intikam alan, polise çemkiren, katile taş, okul bahçesindeki çocuklara top atan vardı. Linç etmek isteyen, linç edilmekten korunan vardı. Yarın da olacak.

Bir zamanlar Anadolu'da Nasreddin Hoca derler bir alim vardı; şöyle bir baktı kır sakallarını ovuşturarak, hınzır gülümsemesiyle: Polise, askere, doktora, savcıya, muhtara, kürekçiye, şoföre, ihanet edene, edilene, terk edene, edilene, katile, maktule, babaya, oğluna, anaya, çocuğuna dedi ki: "Sen de haklısın, sen de, sen de, sen de..."

Nasreddin Hoca da dostlar, o da dün vardı, bugün var, yarın da var olacak.

Sözün özü şudur ki: Bir zamanlar Anadolu'da herkes haklıydı. Hepimiz, hepiniz haklıydık kendi acınası yaşamlarımızda. Hepimiz, hepiniz o nedenle kimi zaman gaddardık, kimi zaman mağdur, kimi zaman eşref-i mahluk olduk, kimi zaman esfel-i safilin. Ama bir cevabımız vardı her daim.

Bir zamanlar Anadolu'da... İzleyin, izletin, doldurun salonları hadi. İzlenmeyi hakediyor çünkü.

Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır

 
Toplam blog
: 78
: 1198
Kayıt tarihi
: 12.10.10
 
 

Alice'in harikalar diyarındaki cennet bahçesinden sesleniyorum sizlere. Burada önyargı, olur olma..