​ Bir zirzopun psikolojisi... / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '13

 
Kategori
İlişkiler
 

Bir zirzopun psikolojisi...

Bir zirzopun psikolojisi...
 

Bir zirzopu, bir delişmen oğlanı, ancak böyle aklı başında bir hanfendi yola getirebilir.


Bu yazı, Milliyet Blog üyelerinden sayın Savaş Barka'nın isteği üzerine yazıldı... Bugünkü yazımızın konusu: zirzopluk ve yan etkileri!... Bu yazı, Zirzopun kim olduğunu merak edenler için yazıldı...

Zirzop, delişmen oğlanın tekidir; Atilla İlhan'ın deyimiyle... Aklına her eseni yapan, önce davranan, sonra düşünendir zirzop...

Zirzop, sorumluluk bilmez... Zirzop, halden anlamaz... Bırakın başkalarını düşünüp, anlamayı... Klasik bir zirzop, kendi derdinİ bile düşünmez... Nobranlık desen onda... Dengesizliğin her türlüsü, onun en doğal hallerinde saklıdır.

Bir zirzopun, ne ipiyle kuyuya inilir, ne de onun önderlik ettiği topluluklara karışmak; akıl işidir. Çünkü zirzop, bir karayelden eser, bir lodostan... İzmir imbatı kadar narin de esebilir, Karadeniz'in dalgaları gibi önüne geleni  deviredebilir...

Bir delişmen oğlanın ya da kız çocuğunun, nam- ı diğer, kaliteli bir zirzopun!, ne döktüğü gözyaşına üzelmek lazımdır; ne de attığı sevinç çığlıklarına sevinmek... Çünkü malum kahramanımız, manik - depresif ruh hallerinin, en gelgitli, en dalgalanmış şekillerini anlarla değişebilecek kadar kısa zaman aralıklarında; peşpeşe sıralayabilir. Hiçbirinin sırasını, birbirine karıştırmadan üstelik.

İlk bakışta, dışarıdan gözlendiğinde, duygusuzun, aldırmazın, umursamazın tekiymiş gibi gözükürse de...

O, en bilinmez insani derinliklerini, ruhunun en kuytu köşelerinde saklayandır. En büyük, en birikmiş, en haklıyken haksız duruma düşmüş duygusal patlamaların; en doğal baş aktörüdür aslında kendisi... Adı, yer yer de, hergeleye çkmıştır; zirzop sıfatının gönüllü müdavimlerinin... Kısmet böyleymiş!... N'apalım!...

Bir zirzopun, bir delişmen oğlanın, en büyük hayran kitlesi, yeni yetme kızlar tayfasından oluşur. Onun ruhunda taşıdığı hafif serserilik, onun o doğuştan getirdiği avareliği, bilinci tam olarak yerine oturamamış genç ablalarımızın, aklını başından almaya fazlasıyla yetebilir. Cem abilerinden söylemesi...

Ayarı biraz kaçmış, bazı zirzoplar, hafif müptezelliğe kayar; bazen, hiç istemeden... Müptezellik çukuruna düşmüş olanlarının derdi hiç çekilmese de; bir zirzopun en büyük zararı, kendisinedir genelde...

İsteseniz de kendi kulvarınıza çekemeyeceğiniz, kolay kolay doğru yola getiremeyeceğiniz, doğuştan pusulası kaymış, yön duygusunu taaaa ezelden kaybetmiş zirzoplara karşı, alınabilecek en doğru tavır, onları kendi haline bırakmaktır.

Ha bülbülü altın kafese koymuşsun, ha zirzopu salon beyefendisine çevirmişsin. Cüsseleri farklı olsa da; ikisi de aynı esaret ızdırabının, aynı yangınlı türküsünü çığırır.

zirzoplar, kendi yollarını da kendileri yaparlar, kendi kuyularını da kendileri kazarlar; ödeyecekleri hiçbir bedele aldırmaksızın üstelik... Ne demiştik yazımızın taaaa en başlarında? Bir Zirzopun, en büyük zararı kendisinedir aslında... Canı acısa da, acımasa da... Sesini duyan olsa da, olmasa da...

Bilmem ki, zirzop kardeşimi, layıkıyla anlatabildim mi acaba?

Not: Yazıda kullanılan gösel internetten alınmıştır. 

 
Toplam blog
: 1349
: 1777
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..