- Kategori
- Siyaset
Biri bana anlatsın

Gökyüzünden bir spot lambası kafama düşmeden öğrenmek istiyorum nasıl bir sahnede olduğumu.
Herkes kendi hayatının başrol oyuncusu demişlerdi de kim figüranlaştırdı, dekorlaştırdı beni.
Benim ezberlediğim sözcükler değil sufle verilen. Pek çok senaryo var kuliste ve teksti kim eline geçirirse onun sözcükleriyle oynuyorum.
Demokrasi, gelmesi ümit ile beklenen Godot.
Kara günleri ihbar ediyor çevremizde uçan hayalet
Ve Hamlet, halkın beklediği basiretsiz kahraman…
“Önce ekmek gelir ardından ahlak” diye bağrışlar yükseliyor sağımızdan solumuzdan
Ve paylaştırılan Kral Lear’ın bir ata feda krallığı…
Ne çok seviliyormuşuz, ne çok düşünen varmış bizi.
Ülke bize bırakılamayacak kadar değerliymiş.
Yürümeyi, konuşmayı, düşünmeyi çoktan unutan halk, şimdi onlar gibi düşünsün, konuşsun, yürüsün istiyorlar.
Her kavalcı kendi ölüm kafilesini çoğaltıyor…
Söndürülmesi unutulmuş bir sokak lambası dekoruyum sahnede.
Işığım var, yürüyüp gidemiyorum…