- Kategori
- Futbol
Birinci Sınıf Aşçı Lazım

Yıllardır dünyadan yıldız oyuncu getirme çabasındayız... Bu konuda başarılı olduğumuzuda kimse inkar edemez. Rakiplerimiz "alamazlar" dedikçe "ancak formasını alırlar" dedikçe biz getirdik. Yıllardır en kıskanılacak yabancı oyuncular bizde. Bunun yanında Türkiye' deki yıldızları ve ileride yıldız olmaya aday en yetenekli gençleride alıp sarı lacivert formayı giydiriyoruz. Kısacası en kaliteli malzeme bizde. Hani denirya "iyi yemek, iyi malzemeden olur"... İşte bizde o malzeme var ama ne yazıkki o malzemeden iyi yemek yapacak, iyi bir aşçımız yok! Kötü aşçı, malzeme ne kadar iyi olsada kaliteli, lezzetli yemek yapabilirmi?
Çok sevdiğim Aziz başkanımı, bu konuda hatalı görüp eleştirdim her zaman. Futbolcuya geldimi paraya acınmıyor, kesenin ağzı iyice açılıyorda, onların başına hoca getirilirken niçin cimrilik yapılıyor diye düşündükçe sinirlendim. Fakat Aziz başkanın bu konuda, geçen sezon sonu bir açıklaması oldu... Başkan "dünya çapında iyi bir hoca getirmek sorun değil, getiririz. Yalnız eğer başarılı olamazsa altı ay sonra nasıl git deriz, diyemeyiz. Büyük paralarla alıp getirmişiz... Gönderince hem onun tazminatı, hem yeni bir hoca transferinin altından kalkılmaz" dedi. Doğrusu söyledikleri çok mantıklı geldi bana. Lakin böylede olmuyor işte, görüyoruz.
Şöyle bir geriye dönüp bakalım... Fazla değil, Daum' a kadar gidelim. Benim sevdiğim bir hocaydı, başarılıydıda. Ama nerede başarılıydı? Cevap Türkiye ligi. Avrupa' da ise tam bir fiyasko. Daum' u gönderdik Zico' yu aldık. Niçin aldık? Cevap Avrupa' da başarı için değil mi? Bakıyoruz Avrupa' ya (geçen sezon itibarıyle) yine fiyasko... Üstelik Türkiye liginde de rakiplerimizin bizden daha kötü olmaları sayesinde şampiyon olabilmişiz. E bu Zico' yu biz niye aldık o zaman? Bizim Daum Türkiye liginin kurdu olmuştu ve onunla on sene daha Türkiye liginde şampiyon olabilirdik.
Bu halimizle şampiyonlar liginde final çok zor, henüz yeterli değiliz. Biz haddimizi biliyoruz, ahkam kesmiyoruz. Sonuçta köy görünüyor, kılavuza ne hacet? Biz devler liginde gidebileceğimiz kadar gideceğiz diyoruz. Fakat bunu ben söylerim, o söyler, bu söylerde hoca söyleyemez, söylememeli. Benim Fenerbahçemin hocası, daha devler liginde bir grup maçına bile çıkmadan, UEFA' yı hedef gösteremez... Kendisine ve takımına güveni olmayan bir hoca edasıyla, daha başlamadan havlu atıp, "elenirsek UEFA' ya gideriz" diyerek hedef küçültemeeezz.
Aziz başkanım duyun beniii... Ne olur bu takımın başına, dünyanın en iyi üç hocasından birini getirin artık! Bak sözz, vallahi gitsin demiyeceğiz. Sözleşmesi bitene kadar çıtımız çıkmaz. Hem ne kadar başarısız olsada, bu halimizden daha kötü durumda olacağımızı zannetmem. Yok! Benim fikrim budur, kesinlikle değiştirmem diyorsan o zaman, vazgeçelim yabancı hoca sevdasından. Üçüncü sınıf yabancı hoca geleceğine hiç gelmesin! Paramızda dışarı gitmez hiç olmazsa. Zico kadar iyi yerli hocalarımız yokmu sanki? Genç hocalarımıza şans verelim. Aykut Kocaman, Rıdvan Dilmen, Bülent Uygun... Bunlar bizim çocuklarımız, genç hocalarımız. Eminim bunlar en az Zico kadar, hatta çok daha fazlasını Fenerbahçe' de yapacaklardır. Yabancı hocalara gösterilen sabır bunlara gösterilsin, biliyorumki bu hocalar kazanacaktır, kazandıracaktır, kazanılacaktır.
Lütfen başkanım, şu şıkların birisini yapalım artık...
a) Dünya çapında yabancı hoca...
b) Yerli genç hoca...
Espri olsun diye "c) hiçbiri" demeyin, zira öyle bir şık yokk! Saygılarımla...