​ Bisikletle ulaşım mümkün mü? / Kent Yaşamı / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ekim '10

 
Kategori
Kent Yaşamı
 

Bisikletle ulaşım mümkün mü?

Bisikletle ulaşım mümkün mü?
 

Amsterdam'da katlı bisiklet parkı


Ankara'da belediye otobüslerinde rastladığım yeni bir afiş var, bu afişte iklim değişiklikleriyle mücadele etmenin yöntemleri anlatılıyor. Halkı bilinçlendirmek adına yapılan doğru bir şey elbette, fakat bu sorun nereden kaynaklanıyor bilmemekle beraber bizimle dalga mı geçiyorlar acaba diye de düşünmedim değil. Melih Gökçek yapar çünkü Söz konusu metin bir yabancı kaynaktan doğrudan çeviri mi acaba? Zira, maddelerden biri şunu öneriyor bize: Gideceğiniz yerlere bisikletle gidin!

Bisiklet düşmanı şehirlerden biridir Ankara. Bırakın bisiklet yolunu, yer yer doğru dürüst yaya kaldırımı bile bulamazsınız. (Atatürk Bulvarı'ndan yukarı çıkarken örneğin, Kızılay bittikten sonra. Ne severdim o yolda yürümeyi eskiden.) Yayalar sık sık birbirlerine yol vermek zorunda kalır, bunun yanında Ankara'da kaldırımlara arabalar park eder, onların aralarından, dereden tepeden atlayarak geçmeye çalışırsınız. Bu durumda bırakın bisikleti, yaya olarak bile dolaşmanın zor olduğu bir şehirden bahsediyoruz.

Aslında Avrupa'da sık sık örneği görülebileceği gibi, keşke Türkiye'de de şehirler bisiklet yollarıyla kuşatılsa. İnsanlar gidecekleri yerlere bisikletleriyle gidip gelebilseler... Madem EGO(Ankara'nın otobüs işletmelerini üstlenen bir kuruluş aynı zamanda, açılımı Elektrik-Gaz-Otobüs olmakla birlikte, elektrik ve gaz artık EGO'da değil yanılmıyorsam. Ayrıca halk dilinde 'erken gelen oturur') bize bisikletle dolaşmamızı öneriyor ve bunu da küresel ısınmaya karşı yapmamızı tavsiye ediyor, bir adım atılsın ve bisiklet yolları en azından işlek rotalarda başlasın. İlk adım olarak Kızılay-Bahçelievler ya da Kızılay-Çankaya gibi rotalar oluşturulabilir örneğin.

Bugünkü koşullarda Kızılay'dan Çankaya'ya bisiklet sürmeye kalktığınızda ya ara sokaklardan yolu uzatarak gitmeniz gerekir, ya da Cinnah gibi işlek caddelere çıkarak kaldırımlarda insanlardan azar yemeyi, ya da yolda ezilmeyi göze almanız...

Gerçi halkı hiç düşünmeyen, sömürüyle oy toplayan bir belediyeden bahsediyoruz. Melih Gökçek'in Ankara'yı dev Nasreddin Hoca, uçak, Güliver heykelleriyle donatmak gibi çok mühim işleri varken, bisiklet yolu gibi basit bir işi yapmasını beklemiyorum. Belki bir umut, Melih Gökçek bir sonraki seçimde çekip giderse Ankara'nın başından nihayet, yeni gelen belediye başkanı bunu yapabilir. Henüz metroyu tamamlamayı bırakın, geçtiğimiz günlerde metroyu falan boşverip tramvay yapmaktan bahseden bir başkan söz konusu olan.

Konuya tekrar dönersek, mesela her şeyi göze aldınız, Çankaya'dan çıktınız, Kızılay'a indiniz. Ezilmeden de vardınız. İşin zor kısmı, kocaman bir soru sizi bekler, bisikleti nereye koyacaksınız? Diyelim ki bir kitap almanız gerekiyor ve Dost Kitabevi'ne girdiniz. Bisikleti de kapının önüne koydunuz. Bu kez şöyle şikayetler duyacaksınız: Buraya bisiklet mi konurmuş, geliş geçişleri engeller bu. Haksız da sayılmazlar hani. Sonra ikinci olarak girdiğiniz yerden çıktığınızda bisikletiniz orada da olmayabilir.

Tabii bu sorunlar bisiklet yolu yapmakla da çözülmez tek başına. Bisikletin bir ulaşım aracı olabileceği bilinci halkta uyandırılmalıdır örneğin. Bisikletin sadece sıcak bir haftasonunda canınız sıkıldığında, hadi sürelim biraz diyip üzerine binilip gezilecek bir araç olmadığı (bu özelliğini küçümsemiyorum asla), başka işlevlerinin de olduğu anlatılmalıdır. İnsanlar bisiklet kullanmaya özendirilmelidir ve bisikletlerini koyabilecekleri yerler yapılmalıdır. (Örneğin Amsterdam'da istasyondan çıktıktan kısa bir süre sonra KATLI bisiklet otoparkı vardı ki o da yetmiyor oradan taşıp epey bir yere kadar bisikletler sergileniyordu.)

Ankara'da bisiklet haftasonları ancak parklara bahçelere gidilip, ya da haftasonu göl kenarında kullanılabilen bir araç... Madem küresel ısınmaya karşı bisiklet önerildi bize EGO tarafından, o zaman devamı da gelsin. Bisiklet kullanabilmemiz sağlansın. Şehrin en önemli sorunu bu değil elbette ki Türkiye'de işlerine bisikletle giden takım elbiseli adamlar görebileceğimizi de sanmıyorum pek açıkçası. (Benim bir karizmam var abi yaaa.) Halbuki sabah trafiğinde bisikletle daha çabuk yol alınabilir. Yağmur-çamur denirse onların da elbet çözümleri var, yılın bilmemkaç günü yağmurlu olan Londra'da bu mümkün olabiliyorsa Ankara'da niye olmasın? Yoğun karda zor olabilir biraz, ama bunun da bir çaresi vardır elbet.. Sadece bir adım atılsa, devamı gelir belki. Gelecek kuşaklar belki bizden daha çok severler bisikleti.

 
Toplam blog
: 142
: 1092
Kayıt tarihi
: 27.09.09
 
 

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakülteliyim. Seyahat benim için bir tutku, her fırsatta bir yerlere ka..