- Kategori
- Deneme
Bitmiş gitmiş...

MAZİİİ
Kabukları açıldı tekrardan yaralarımın. Hüznümden ölmüştüm yıllar önce yokluğundan kalan. Arkamda bırakmaya çabaladığım gece çıldırasıya ağlamalar, unutmak için içtiğim haplar, sebepsiz saçma sözcükler etrafımdaki korkan gözler ve dahası…
Kim daha çok acı çekti. Kim daha az yara aldı ya da kim hayattan kopmak isteyip kopamadı, maruz kaldı hayatın tiksintiyle bakan gözlerine. Kim fedakârdı bu sevdadan arta kalırken, kim yoruldu, bıraktı nefes almayı ya da komik duruma düştü. Selamsız bıraktı dostlarını kapandı bir yok oluş çemberinin içine. Koştu koştu varamadı düzlüklere. Zamanı yakalamazken kim kalakaldı zamanın o gidişinde o veda sahnesinin olduğu saatte… Kim diye sormak için, bu acıyı santimlemek için gereksiz bir zamandayız artık.
Yıllar geçti apansız. Acım yatağımda uzanıyor her gece yine buz gibi haliyle. Kaybım çok büyük… Bıraktığım veda ettiğim içimdeki çocuğun sesi kulağımda yine. Hani beraber yok ettiğimiz. Ama yeni yollara girdim. Senle gezdiğimiz yollardan ayrılalı çok oldu. Seni yok edemesem de fırlatıp atalı benden çok oldu. Artık heyecanım sende değil. Sen benden gittin. Çok oldu. Kapalı kaldığım kabuğumu attım. İçimdeki yaraları deşmedikçe göremedi kimse. Yok, edemesem de yok saymayı öğrendim, başka bir dala tutundum.
Artık sevmiyorum aşkı, sarı yapraklarla kaplı o dar yolu, bana coşkuyla dinlettiğin şarkıları, eve geç kalmaları, çocuk gözyaşlarımı, heyecanla beklediğim yağmurları, bir gün mutlaka görmeye gideceğime inandığım Mısır piramitlerini ve seninle dolu olan hiçbir şeyi sevmiyorum.
Ben hiçbir şeyi unutmadım. Çok değişmedim. Ama yeni bir sayfam var temiz olmasına özen gösterdiğim. Anılarım sadece uzaklara gitti az biraz. Sensiz kalmak önceleri ölümdü, sonraları nefret, daha sonra hastalık, şimdi uçup gitmesine izin verdiğim beni artık acıtmayan adlandıramadığım bir boşluk. Benden uzaktaydın hep öyle kal. Dönüş yok artık sen de hayatından çıkar tüm hayalleri. Bu sevdaya nokta koyalı çok oldu. Bana kendini hatırlatman bir şeyleri güzelleştirmez artık. Yalnızca yaralarımı açığa çıkartır. İkimizin birlik olup hayat verdiğimiz çirkin yaralarımı, yitirdiklerimin bana bıraktığı kâbuslarımı… Bırak yenilerini eklemeyelim.