​ Biyoloji'yi tanımak / Biyoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '09

 
Kategori
Biyoloji
 

Biyoloji'yi tanımak

Merhabalar,

Bu yazımda Biyoloji'nin ne olduğundan bahsederek biraz da onun tanınmasını sağlamak için neler yapılmalı, onu tartışmak istiyorum. Daha sonraki yazımda ise Biyoloji'yi tanıtmaktan söz edeceğim.

Biyoloji, latince biyo ve loji kelimelerinin birleşiminden oluşur. "Biyo", "canlı" demektir. "Loji" ise logos'tan gelir, "bilim" anlamına gelir. Yani canlı bilimidir Biyoloji. Peki neyi inceler, ne yapar Biyoloji? Ne işe yarar?

Biyoloji çok geniş bir bilim dalıdır. İçerisinde barındırdığı o kadar çok bilim dalı vardır ki. Tek tek sıralayacağım alt dallarından başka kimyayla, matematikle, fizikle, jeolojiyle, çevreyle, gıdayla, su ürünleriyle, oşinografiyle, hatta meteorolojiyle, tarih ve sosyolojiyle, psikolojiyle, deontolojiyle (etik), etiyolojiyle, beslenmeyle, davranışla ve aklıma belki daha gelmeyen birçok bilim dalıyla alakası vardır. Bir Biyolog, bunların bazısından çok, bazısından az da olsa anlar. Alt dalları ise, mikrobiyoloji, biyokimya, histoloji, sitoloji, fizyoloji, genetik, moleküler biyoloji, tıbbi biyoloji, ekoloji, mikroteknik, zooloji, botanik, çevre biyolojisi, sistematik; daha da alta doğru bakteriyoloji, viroloji, kanser biyolojisi, embriyoloji, immünoloji, limnoloji (göl bilimi), algoloji, entomoloji (böcek bilimi), vejetasyon, radyobiyoloji......dir. Tıbbın klinik yanı hariç (yani hasta tedavisi) diğer kısmı insan biyolojisidir. Veterinerlik, yine klinik kısmı ve yetiştirme hariç hayvan biyolojisidir. Vejetasyon, ormancılıkla alakalıdır. Hangi bitki, hangi koşullarda, nerede yaşar? Bunu inceler. Ekoloji, biliyorsunuz çevre bilimidir. Limnoloji sadece gölleri inceler. O kadar geniş bir daldır ki. Aynen Oşinografi gibi. Embriyoloji, dişi ve erkek üreme hücrelerinden zigot oluşumunu, büyümesini ve gelişimini inceleyen bilim dalıdır. İmmünoloji, bağışıklık bilimidir. Biyoteknoloji ise Biyoloji'nin endüstride kullanılmasını inceler. Yani bir Biyoteknolog, Biyoloji Mühendisidir. Aynı Kimya Mühendisi, Fizik Mühendisi, Jeoloji Mühendisi, Gıda Mühendisi, Çevre Mühendisi, Orman Mühendisi gibi. Biyoteknolog, canlıların endüstride nasıl kullanıldığını bilir, uygular, nasıl daha verimli kullanılacağını araştırır. Örnek vermem gerekirse, hepimizin bildiği "biyodizel yakıt" bir biyoteknoloji ürünüdür. Hatta daha basitinden bira ve şarap yapımı da aynen biyoteknolojik yöntemlerle yapılır. Ta eskiden beri. Biyoteknolojinin de alt dalları vardır. Enzim Mühendisliği, Gen Mühendisliği bunlardan en bilinenleridir. Neyse..Gördüğünüz gibi, bir biyolog o kadar çok şeyden anlar ve o kadar çok şey bilir ki.

Peki bir Biyolog nerelerde çalışır ya da çalışmalıdır?

Aslında bir Biyolog primer olarak üniversite hastanelerinde, eğitim-araştırma hastanelerinde araştırmacı olarak çalışır, üniversite hastanelerinde, eğitim-araştırma hastanelerinde TUS'a girerek asistan olarak istihdam edilebilir. Asistanlığı biten biyoloğa da "doktor" ünvanı verilir. Bunun yanında devlet hastanelerinde biyolog (laboratuvar sorumlusu) olarak, özel hastanelerin genel ve spesifik her laboratuvarında, kan bankalarında, doku organ nakli laboratuvarlarında, kemik iliği nakli yapan laboratuvarlarda, adli tıpta teşhis konulan laboratuvarlarda (babalık tayini, imza teşhisi, DNA tayini), kriminal laboratuvarlarda (suçlunun tespit edildiği laboratuvarlarda), otopsi yapılan laboratuvarlarda, patoloji laboratuvarlarında, tüp bebek laboratuvarlarında, genetik laboratuvarlarında, gıda laboratuvarlarında, çevre laboratuvarlarında (atık su arıtma tesisleri gibi), ilaç firmalarının laboratuvarlarında araştırmacı-geliştirmeci olarak çok rahat çalışabilir. Onun işi budur zaten.

Ancak günümüz şartlarında bir biyolog iş imkanlarının kısıtlılığından daha doğrusu iş imkansızlığından dolayı kendi alanının dışında başka sektörlerde çalışmaktadır. Bunun temelinde her yıl fakültelerden yüzlerce biyolog mezun olurken devlet atamalarında çok çok az biyoloğa ihtiyaç duyulması (?) yatmaktadır diye düşünüyorum. Aynı zamanda ülkemizdeki laboratuvar sektörünün gelişmemiş olması, özel teşebbüs laboratuvarlarının az sayıda olması, devletin bu laboratuvarların düzenlenmesi konusundaki tavrı, bakış açısı ve politikaları, bu konuda sivil toplum kuruluşlarının yeterli derecede çalışmamaları, ya da güçlü kuruluşların ortaya çıkmaması, diğer sektörlerdeki kuruluşların engellemeleri gibi birçok faktör de biyologların iş imkanını azaltan nedenlerdir. Bu konuya (yukarıda saydığım faktörlere) daha sonraki bloglarımda değineceğim.

Günleriniz iyi geçsin.

 
Toplam blog
: 10
: 1902
Kayıt tarihi
: 16.09.09
 
 

1994 yılında A.Ü.F.F. Biyoloji Bölümü'nden mezun olduktan sonra O.D.T.Ü. Biyoteknoloji Bölümü'nde..