Biyolojik savaş Ve minik askerleri / Tarih / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '07

 
Kategori
Tarih
 

Biyolojik savaş Ve minik askerleri

Biyolojik savaş Ve minik askerleri
 

Modern zamanların en ürkütücü silahı olarak tanımlayabileceğim Minik Asker'ler 20. yy daha başlarında Amerika'da insan üstüne yapılan deneylerle tarihteki yerini aldı.

Bu alanda ilk uygulamayı 1347 yılında Moğollar yapmış. Ne yapmışlar biliyor musunuz? Kırım'da kuşattıkları bir kaleye vebalı cesetleri atmışlar. Bu durum Tüm Avrupa'da milyonları etkileyen bir salgın haline gelmiş.

Bu Minik Askerlerin milyarlarcasının küçük bir paket olabileceğini düşünürsek, bunları kullanmak isteyen kişi hiç bir engele takılmadan istediği yere gidebilir. Bu yüzden maliyetide düşüktür.

1969 yılında Birleşmiş Milletler verilerine göre, 1 kilometrekare alanı kaplayan insan sayısını öldürmek için, tank, top ve tüfek için 2000 dolar, nükleer silah kullanımı için 800 dolar, kimyasal silah kullanımı için 600 dolar gerekiyorken, biyolojik silah kullanımı için sadece 1 dolarlık bir yatırım yetiyormuş.

Dünyada virüsleri biyolojik birer silah haline getiren "Faz4" isimli laborutuarlardan 4 tane var. Bunlar; ABD-Atalanta, Rusya'da bir merkez, Fransa-Pastör(Burası ilaç ve aşıda üretiyor), Belçika-Glaxo laborutuarları.

Şimdi bu savaşı ilk başlatan kişiyi merak ediyorsunuzdur büyük ihtimal. Hemen söyleyeyim! Lord Jeffrey Amherst, 18 yy. da Kuzey Amerika'da biyolojik savaşı başlatan kişidir.

Amherst, İngiliz kuvvetlerini komuta ediyormuş. Adı efsaneleşen Amherst'ün şeytani bir yanı, onun bugünde hayırla anılmasının nedenidir. Lord, biyolojik savaşın babasıydı. Biyolojik savaşın başlangıcının kanıtları olan yazışmaları uzun bir süre Avrupa'da gizli tuttu. Belgeler II.Dünya savaşında kaçırılarak Washington'a getirildi. O zamandan beridir Kongre kütüphanesinde bulunan yazışmalar artık kamuya açık bir durumdadır. Mikroplu battaniyelerin yerlilere satılması fikri Amherst'ün fikri değil, yardımcısı Albay Henry'indi. Lord yalnızca iyi bir uygulayıcı olmuştu.

Albay Henry Bouquet'in, 1763 yılına ait bir mektubunda Kızılderilileri onları hasta edebilecek battaniyelerle aşılayabileceğini yazmış. Bu bir anlamda katliamın habercisi olmuş öyle değilmi. Lordun cevabı gecikmemiş: "Kızılderililere aşağılık ırklarını topyekün imha etmeye yaran bu yöntemi, battaniye ile mikrop bulaştırmayı denemekle çok iyi yaparsın." Ve sonra ne olduğunu tahmin ediyorsunuzdur...

Plan başarılı olmuş ve Kızılderililer hastlıktan kırılmaya başlamış.
 
Toplam blog
: 88
: 3050
Kayıt tarihi
: 12.04.07
 
 

1982 İstanbul doğumluyum. Yazılım mühendisi olarak çalıştığım bilişim sektöründe fırsat buldukça pek..