​ Biz adam ol(a)mayız / Kişisel Gelişim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '12

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Biz adam ol(a)mayız

Olaylar  karşısında ders alınması gerektiğini bil(e)miyoruz.

***

Toplum Görevlisi,  -bilinçli olarak- karşısındaki insanı, iki yalanla avutabileceğine inanıyor!

***

Sorunların çözümnü hâlâ başkalarından, ya da başka güçlerden (Tanrı) bekliyoruz!

***

Başkalarına inandığımız kadar bile, kendimize inanmıyoruz.

***

Yıllarca aynı sorunlarla boğuştuğumuz halde, depresyona bile giremiyoruz!

***

Dertlerden, acılardan ders almamız gerektiği halde, bunlardan zevk alan bir yapımız var!

***

Görmeden, duymadan ve konuşmadan yaşanabilir`i örnek alıyoruz da, tersini yapmayı düşünemiyoruz.

***

Ölümlere "kurban(lık) gözü ile bakıyoruz!

***

Haksızlıklara göğüs germektense, onları "Allah`a havale etme" kolaylığına kaçıyoruz.

***

Yaşadıklarımızın yaşanıl(a)maz olduğunu bile anlatamıyoruz.

***

Kendimizi, kendimizin yaptığı yanlışlarla eğitmeye çalışıyoruz.

***

Yaşamayı, yaşamamaya tercih ediyoruz!

***

Bilimden, ilimden çok, hürafelere inanıyoruz.

***

Çogu kez, ayrıntılara takılıp, bütünü göremiyoruz. Dolayısıyla da her zaman bir yanımız eksik kalıyor.

***

Neredeyse, insanı bilinçlendirecek her şeyden korkmaya başladık!

***

Tepki gösteremeyen -sanki- bir kukla gibiyiz!

***

"Bilme" nin yerine "inanma" yı koyduk.

***

"Yapmak"tan çok, "ögüt verme"yi  severiz.

***

Yaşamı sorgulamak yerine, yaşama uymaya çalışırız!

***

Ezenlere karşı, `vicdan`ımızı ortaya koyarak, gittikçe daha da güçsüzleşiyoruz!

***

'Gelecek  korkusu'ndan,  hep 'geçmiş'imizi  tekrarlıyoruz.

***

Bir ömrü sahte yaşıyoruz da, yine de şikayetçi olmuyoruz!

***

Herkes Mersin`e giderken, biz, hâlâ tersine gidiyoruz!

***

Bilgi edinmeyi, boş bir külfet olarak görüyoruz!

***

Kendimizle yüzleşme  cesaretimiz bile yok.

***

"Doğru" diye benimsediğimiz "yanlışlarımızla" yaşamaktan, kendimize mutluluk payı çıkarmaya çalışıyoruz.

***

Kendilerini, başkalarının insafına bırakarak yaşayanlarımız var!

***

Nasıl yaşadığımızı degil de, nasıl konuştuğumuzu sorguluyoruz.

***

Bencilliğimizden, yaşamayı az hoşlanılır bir hale getirmişiz.

***

Aklın egemenliğinden çok, ruhun egemenliğine önem veririz.

***

'Zamanda ve mekânda bir olma' peşindeyiz.

***

Akılla imanı, bilimle inancı birbirine  karıştırmış bir toplumuz.

***

Sağken dünya nimetlerinden yararlanmak yerine, öldükten sonra Tanrı nimetlerini hak etmeye odaklanmış yoksul yığınlar gibiyiz.

***

Hâlâ, bilgiyi yanlış değerlendiren Prof.Dr.`larımız var.

***

Gelişmişliğimizi, "benmerkezci" bir varsayımla tanımlıyoruz.

***

Kendi esaretimizin farkına varmadan, başkalarının özgürlüğünü savunuyoruz.

***

Hem, her şeye sınır koymak istiyoruz, hem de, özgür yaşamak istiyoruz.

***

Hâlâ, Güdük (bağnaz-cahil) Demokrasi ile gerçek Demokrasi arasındaki farkı, fark edememişiz.

***

Ezberdışı konuşmak, nedense hep zorumuza gidiyor!

***

Ülkemiz, bir şey yapmadan bir şey olmaya kalkışan insanlarla doludur!

***

Tarihine bu kadar yabancı olan bir toplum daha görülmemiştir!

***

Hâlâ, "Kaldır rafa unutalım / Görmeden gel uyutalım" ları yaşıyoruz!

 

 ŞİMDİ BANA, "YAĞMURU ANLATMA, YAĞMUR YAĞDIR" DİYORSUNUZDUR!...

Alaettin Morgül / 07.01.2012 

 
Toplam blog
: 193
: 1086
Kayıt tarihi
: 02.02.10
 
 

İsveç`in Göteborg şehrinde oturmaktayım;  evli ve bir kiz bir oglan iki çocuğum var. İsveç`te..