Biz büyüdük ve kirlendi Dünya... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Biz büyüdük ve kirlendi Dünya...

Biz büyüdük ve kirlendi Dünya...
 

Burdur'un bir köyünde yaşayan 87 yaşındaki Ahmet Ölmez'in bahçesinde yetiştirdiği meyve ve sebzelerden yoldan geçenlerin yemesi için, 'Bu bahçeden her türlü meyve yemek helaldir' tabelası koyduğunu gösteren bir paylaşım dolaşıyor sosyal medyada. 

Haberi okuyunca gözlerim doldu. 40-45 sene önceye gittim...

1970'li yılların başları; daha betonlaşmamış, sokakları zeytin kokan şirin kasaba Erdek. Çuğra mevkiinde, içinde zeytin ve her çeşit meyve ağacının olduğu, rahmetli Dedem ile Anneannemin gözü gibi baktıkları bahçemiz.

Geçmiş gün, hangi ağacın tepesinde, ne yiyordum tam hatırlamıyorum. Dedemin hepimizi titreten o otoriter sesini duyduğumda neredeyse ağaçtan düşüyordum:

      - "O daldakileri yeme!"

Mesaj alınmıştı, hemen ağaçtan indim. Dedem korktuğumu anlamış olmalı, elini omzuma koydu ve sesini biraz yumuşatarak ömrüm boyunca unutamayacağım şu cümleyi söyledi:

- "Ağaçların yola uzanan dallarındaki meyveleri yememeliyiz, çünkü onlar yoldan geçenlerin hakkı."

*          *          *

17 yy.da İstanbul'u gezen bir Alman seyyah Kapalıçarşı'yı gezerken şahit olduğu manzarayı, yazdığı kitabında biraz şaşkınlık, çoğunlukla hayranlık ve kıskançlıkla şöyle anlatır:

"Ezan okunduğunda esnafın çoğu, ki buna kuyumcular da dahil, kapılarını kapatmadan kapı önüne sadece küçük birer sandalye koyarak camiye gittiler. Bütün mallar, altınlar bile ortadaydı... Alman toplumu olarak bizler, böyle bir ahlak seviyesine sonsuza dek ulaşamayız... "

*          *          *

Nereden nereye geldik?

- Komşusu açken tok yatamayanlardan, evinde milyon dolarları istifleyenlere;

- Vatan için canlarını feda edip, Çanakkale'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da ve hatta Girne'de koyun koyuna yatan kardeşlerden, özerklik isteyenlere;

- Yola uzanan dallardaki meyveleri 'yolcu hakkıdır' diye yemeyenlerden, üç kuruş fazla kazanmak uğruna yediklerimize her türlü zehri katanlara;

- Sokakta bulduğu ekmek parçasını üç kere öpüp başına koyanlardan, çöplükleri ekmekle dolduranlara;

- Bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olanlardan, öğretmenine bıçak çekenlere;

- Kandillerde çörek dağıtan Rum komşumuzdan, 'O ölen aslında Aleviydi' anlayışına;

- Büyüklerinin önünde bacak bacak üstüne atamayanlardan, otobüslerde yaşlılara yer vermemek için uyuma numarası yapanlara;

- 'Ben siftah yaptım, komşumdan alın' diyenlerden, 'Komşunuzu ihbar edin' diyenlere;

- Hacca gitmek için, atadan kalan miras parasına bile şüpheyle yaklaşıp, alın terinden 'helal para' biriktirmeye çalışanlardan, başkalarının uçağı ile devlet kesesinden umreye gidenlere;

- 'Şeriatın kestiği parmak acımaz' söylemiyle adalete güvenin doruk yaptığı anlayıştan, 'Adliye koridorlarındaki çeteleri temizleyeceğiz' diyenlere;

- Kendi iktidarları için bile dini değerleri istismar etmeği akıl edemeyen Halife padişahlardan, oy uğruna her türlü kutsalımızı ayaklar altına alanlara;

...

Listem daha da uzayacak ama şimdilik bu kadar. Sizin listenizde neler var dostlar?

Telli telli şu telli turna /  Sanma ki yaralı, uçmaz bir daha

Takılmış kanadı göçmen buluta / Anlatır eski beni, şimdiki bana.

 

Sakın çıkma patika yollara / O dağlara, kırlara, o karlı ovaya

Yenik düşüyor her şey zamana / Biz büyüdük ve kirlendi dünya.

Murathan MUNGAN

İZMİR, 16 Nisan 2014.

 
Toplam blog
: 159
: 1303
Kayıt tarihi
: 19.06.12
 
 

1963 yılında Balıkesir'in şirin ilçesi Erdek'te doğdum. Yüksek lisans eğitimimi Dokuz Eylül Ünive..