Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
951
 

Bizi bu havalar mahvetti

Uzun bir süredir yurdun nerdeyse dört bir tarafı aşırı sıcak havalarla deyim yerindeyse; kavruluyor. Avrupa'nın diğer ülkelerinin de şimdiki genel hava durumu Türkiye'ninkinden farklı değil.

Ve ne yazık ki; Türkiye'nin şu anki hava şartları bir süre daha etkisini gösterecek. Hatta bazı haber kaynakları, aşırı sıcakların Eylül ayının ortalarına kadar devam edeceğini söylüyorlar.

Yaptıkları işler gereği dışarıda çalışan, bu yakıcı güneşin etkilerine bire bir mâruz kalan insanlar da var: Bir bina inşaatında çalışan işçiler, toplu yerlerde ayakkabı boyayan, sıcak havalarda diğer insanların su ihtiyaçlarını gidermek için su satan ve bu sayede kendi harçlıklarını çıkarabilen çocuklar. Belediye otobüslerinde her gün on binlerce kişiyi taşıyan, aracın motorunun alttan üflediği sıcak hava yetmezmiş gibi; bir de dışarıdaki sıcak havayla boğuşan fedakâr otobüs şoförleri. Restoran önlerinde yüzlerce müşteriye, ocağın boğucu sıcağına rağmen döner yetiştirmek için çırpınan döner ustaları. Ekmek fırınlarında, on binlerce insana ekmek yetiştirebilmek için, neredeyse fırından hiç çıkmayan fırıncı ustaları.

Bir de; bu aşırı sıcaklara karşın, yine de antrenmanla maç arasında mekik dokumayı sürdüren, Türkiye'nin tüm lisanslı ve amatör futbolcuları.

Futbolculuk; Türkiye'nin bugünkü şartları göz önüne alındığında, diğer meslek gruplarından daha çok lükse sahip bir meslek olarak düşünülebilir. Ama sonuçta bir futbolcu da; diğer meslek gruplarındaki insanlar gibi, sadece ekmeğinin peşindedir.

Hele bir de, ülkesinden çok uzak diyarlarda ekmeğinin derdine düşmüşse; o zaman durumu, işçininkinden de, fırıncınınkinden de daha zordur.

Türkiye'nin dört bir tarafı; deyim yerindeyse bir çölü andırıyor. Güneyde deniz suyunun sıcaklığı bile; 30 derecenin üzerinde.

Ama bu havada; ne inşaat işçisi, ne de fırıncı ustası, işlerini tatil etme şanslarına sahip değil.

Peki, ya futbolcular?

Türkiye Süper Ligi'nin başladığı 4 Ağustos tarihinde; Türkiye çapında son elli yılın en yüksek sıcaklık değeri tespit edilmişti. Gerçi; son bir kaç günün sıcaklık değerleri, bu değerin bile çok üstünde seyrediyor.

Hiç kimse; bu aşırı sıcaklar yüzünden, evinden dışarı adımını dahi atmaya cesaret edemiyor.

Gelin de; kolaysa futbol oynayın.

Son bir kaç gündür Türkiye'de; ne futbolda şiddet olayları, ne de hakem hataları; spor dünyasının bu kadar çok gündemine oturdu.

Varsa, yoksa futbolcu ölümleri.

Daha peş peşe gelen bu ölümlerin şokunu tam üzerimizden atamamıştık ki; bu kez de geçen hafta oynanan Vestel Manisaspor- Galatasaray maçında Çek oyuncu Meduna'nın başına gelenler, yine yüreğimizi ağzımıza getirdi.

Avrupa'nın diğer ülkelerinde, liglerin bir kısmı Eylül ayının ortalarında, hatta Ekim ayında başlarken; Türkiye'de ligler yaz mevsiminin en sıcak döneminde başlıyor.

Türkiye'de ilk ve orta dereceli okullar; 18 Eylül'de ders başı yapacaklar. Hatta ilköğretim okullarının birinci sınıfları; öğrenciler okul ortamlarına daha çabuk alışabilsinler diye, bir hafta daha erken bir zamanda ders başı yapacaklar.

Ama daha önce de belirttiğim gibi; o zaman bu çok sıcak havalar, belki tam olarak etkisini kaybetmeyecek.

Aman dikkat! Herkes sıcaktan bayılırken, bir de küçücük çocukların derdiyle uğraşmayalım.

Ve son bir söz de; bu yazının sahibiyle ilgili. Gerek bu yazıyla, gerekse diğer yazılarla ilgili görüş ve düşüncelerinizi, bu köşeye iletebilirsiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 265
Toplam yorum
: 373
Toplam mesaj
: 100
Ort. okunma sayısı
: 1316
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

1982 yılında İstanbul'da doğdum. Açık Öğretim Fakültesi İşletme Lisans eğitimimi 2005 yılında tam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster