- Kategori
- Siyaset
Bizi neler bekliyor?
Nihayet haftalardır gündemi meşgul eden AKP'nin cumhurbaşkanı adayı kim olacak belirsizliği bugün yapılan açıklama ile aydınlandı. Acaba sayın başbakan, Abdullah Gül ismini açıklamak için bu kadar niye bekledi anlamış değilim.
Benim görüşüme göre, T.Erdoğan kendisi aday olmadı. Çünkü halkın göstereceği tepkiden çekindi. Abdullah Gül'ü aday göstererek aklı sıra hem Çankaya'yı avucuna almış oldu, hem de genel seçimlere partisinin başında girerek yine tek başına iktidar çıkacağını hesap etti. Ne kadar haklı olduğunu bize zaman gösterecek. Fakat genel seçimlerde şemsiye tersine dönerse hiç kimse şaşırmasın. Bakarsınız sayın cumhurbaşkanımız Necdet Sezer'in AKP tarafından düşürüldüğü duruma sayın Abdullah Gül düşebilir. Atalarımız boşa söylememişler: "Ne ekersen onu biçersin" diye.
Burada muhalefet partilerine büyük sorumluluklar düşüyor. Zira cumhurbaşkanlığı seçimlerini protesto ederek Çankaya'ya çıkmasını biraz olsun engellemeleri gerekiyor. En azından bu hususta konu mankeni pozisyonundan kendilerini sıyırmaları lazım.
Toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı bireylere, çok büyük manevi önemi bulunan cumhurbaşkanlığı makamına eşi türbanlı birinin çıkması katlanılması güç bir eziyet gibi geliyor. Üstelikte bu cumhurbaşkanı toplumun sadece %25-30'nun oyunu almış bir siyasi partiden çıkıyorsa bu daha da güç geliyor.
Zaman geçirmeden cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi hususunun değerlendirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde bu gibi durumlarla hep karşılacağız. Bu ülke olarak hem itibarımızı uluslararası arena da zedeleyecek, hem de azınlıkta kalmış biz çoğunluğun (%70'in) gururunu incitecektir. Bundan AKP yetkililerinin kuşkusu olmasın. Bu meseleyi çözmelerini, TBMM'nin duyarlı ve saygıdeğer milletvekillerinden bekliyoruz. Gerekirse bu konuda hiç çekinmeden referanduma gidilmesinin gerektiği inancındayız. Hiçbir siyasinin halkın kararından korkmaması gerekiyor. Zira o makamlara halkın oyları ile geldiklerini unutmamalıdırlar.
Benim görüşüme göre, T.Erdoğan kendisi aday olmadı. Çünkü halkın göstereceği tepkiden çekindi. Abdullah Gül'ü aday göstererek aklı sıra hem Çankaya'yı avucuna almış oldu, hem de genel seçimlere partisinin başında girerek yine tek başına iktidar çıkacağını hesap etti. Ne kadar haklı olduğunu bize zaman gösterecek. Fakat genel seçimlerde şemsiye tersine dönerse hiç kimse şaşırmasın. Bakarsınız sayın cumhurbaşkanımız Necdet Sezer'in AKP tarafından düşürüldüğü duruma sayın Abdullah Gül düşebilir. Atalarımız boşa söylememişler: "Ne ekersen onu biçersin" diye.
Burada muhalefet partilerine büyük sorumluluklar düşüyor. Zira cumhurbaşkanlığı seçimlerini protesto ederek Çankaya'ya çıkmasını biraz olsun engellemeleri gerekiyor. En azından bu hususta konu mankeni pozisyonundan kendilerini sıyırmaları lazım.
Toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı bireylere, çok büyük manevi önemi bulunan cumhurbaşkanlığı makamına eşi türbanlı birinin çıkması katlanılması güç bir eziyet gibi geliyor. Üstelikte bu cumhurbaşkanı toplumun sadece %25-30'nun oyunu almış bir siyasi partiden çıkıyorsa bu daha da güç geliyor.
Zaman geçirmeden cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi hususunun değerlendirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde bu gibi durumlarla hep karşılacağız. Bu ülke olarak hem itibarımızı uluslararası arena da zedeleyecek, hem de azınlıkta kalmış biz çoğunluğun (%70'in) gururunu incitecektir. Bundan AKP yetkililerinin kuşkusu olmasın. Bu meseleyi çözmelerini, TBMM'nin duyarlı ve saygıdeğer milletvekillerinden bekliyoruz. Gerekirse bu konuda hiç çekinmeden referanduma gidilmesinin gerektiği inancındayız. Hiçbir siyasinin halkın kararından korkmaması gerekiyor. Zira o makamlara halkın oyları ile geldiklerini unutmamalıdırlar.