- Kategori
- Anılar
Bizim Nenej

Görsel alıntıdır..
"Ama annecim hayretsin sen yaa" hafiften bir alay ve sızlanma vardı kızımın sesinde.
"Eee bilerek mi yapıyorum, aaa" diye kendimi sıkça savunduğum sözlerden birini sarfederek olayı savuşturmaya çalışsam da pek yeterli olmadı sanırım ve o akşamın konusu oldu yine benim dalgınlığım.
"Babacım anneme sorar mısın telefonunu nereye koymuş bugün"
Diye başladı muhabbet.
- Çöpe mi atmış?
- Ihh,
- Kirli çamaşır sepetine mi?
- Iıh,
- Ya nereye?
-Derin dondurucuya babacım :))
Buna benzer diyaloglar sıkça geçerdi evimizde, çünkü ya arabayı parkettiğim yeri unuturdum, ya evin telefonunu alıp daireye götürürdüm falan falan...
Ara ara şakadan hayıflanırdı kızlar "vah bizim halimize, annem gençliğinde böyleyse yaşlanınca nolur kimbilir" gibilerinden.
************
Annemin balkonunda oturuyoruz birgün, yan komşusu Suzan ablayla annesi de kendi balkonlarında.
- Aa, dedim anneme, ne
- Nenej* mi burada?
- Hıı, dedi annem,
- Yeni geldi biraz kalacakmış Suzan'larda, ama pek iyi değil Nenej, bunadı"
- Hay Allah yazık, dedim.
- Hani büyük gelini Türkan var ya ona takmış kafasını, bütün alıp veremediği Türkan'la dedi. Türkan Abla'nında 65 yaşından sonra kayınvalidesinden çekeceği varmış diye ekledi.
Çayımızı içmeye ve kendi sohbetimize döndük sonrasında.
Akşam Suzan ablaya geçtik annemle örgülerimizi de aldık komşu muhabbeti yani.
Nenej oturuyor köşede, hanım hanımcık bir edayla, beyaz örtüsünü de takmış başına, kulaklarının arkasına da geçirmiş. Televizyon izliyoruz bi yandan da. Halini hatırını sordum Nenej'e, yarı duyar, yarı anlar konuşmaya çalıştık.
Az sonra,
- Şiişttt, dedi bana Nenej, sesi az duyulur bir şekilde.
Baktım yüzüne, bir tuhaf ifade vardı suratında.
- Ne var? der gibi sessizce, gözümü kırptım, başımı salladım.
Eliyle benim oturduğum kanapenin altını işaret etti karşıdan, belli ki bakmamı istediği yerde ilginç birşey vardı. Eğilip baktım, sonra da elimi ağzıma kapatıp,
- Aaa... dedim.
Hıh oldu, şimdi tutmuştu frekans.
- Gördün mü çıplak adamları? dedi fısıldar gibi.
- Gördüm gördüm Nenej dedim, kim onlar?
- İşte Türkan topluyo onları eve, kocası evden çıktığı gibi bu adamlar eve doluşuyolar, sonra hepsi çıplanıyolar, Türkan'da ortalarında çıplanıp, başlıyolar oynamaya, bana da tutturuyolar "haydi bakalım oyna bakalım", ben hiç oynarmıyım. (Belli ki, neneje göre bu adamları Türkan toplamıştı eve, akşam olunca da saklamıştı adamları divanıın altına sokup :))
- Hacıyım ben hacııııı, oynamam, diyorum.
- O zaman da kızıp beni merdivenden kakıyolar baaak, diye kollarını bacaklarını gösterdi.
- Bak heryerim mosmor.
Ama ne morluk vardı kollarında, bacaklarında ne de divanın altında çıplak adamlar.
Ama bu yarı bunakca dedikodu Suzan ablanın ve annemin yumuşak müdahalesiyle son buldu.
- Yaşlı başlı kadın Türkan Abla, kaç defa hacca gidip gelmiş, duyarsa ayıp olur, artık bi sus dediler Nenej'e ve öylece konuyu kapadık. Üç beş gün sonra zaten Nenej de Hakka doğru yürüdü.
Ara ara düşünürüm şakalarda kalır mı bu dalgınlıklarım, yoksa nereye kadar ilerlerim acaba diye.
Akıl sağlığımızı alma yarabbim...
Sevgilerimle.
(*Nenej Çerkezlerde yaşlı kadınlara takılan lakap.)
N.ÖRS
19.Mart.2012
Bilecik