​ Blogdaki kıza aşık olan adam / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '07

 
Kategori
Mizah
 

Blogdaki kıza aşık olan adam

Blogdaki kıza aşık olan adam
 

Gençlerle konuşmaktan ayrı bir lezzet alırım. Kendimi daha enerjik hissederim. Onlar da benim sohbetlerime bayılırlar. Sporu, eğlenceyi, müziği, gezmeyi, yazmayı, okumayı çok severim.

Karamsar, herşeyi kendine dert edinen, alıngan insanlardan da hiç hazzetmem. Onların bulunduğu ortamlardan hep kaçarım.

Üniversite hocalığımda da en iyi anlaştığım gruplar gençlerden oluşan eğitimcilerdi. Benimle her konuda sohbet ederler, çok önemli sırlarını bile benimle paylaşırlardı. Bir ağabey ya da bir baba gibi görürlerdi beni.

Şakacı yapımı da bildiklerinden, bana büyük bir hoşgörüyle katlanırlardı. Eskiden yanımda genç bir asistan iken, şimdi saygın birer öğretim üyesi olan birçok arkadaşım vardı.

Uzun yıllar birbirimizden ayrılmadığımız; fakat sonraları, yaşam koşulları nedeniyle fazla görüşemediğimiz, halen müzmin bekar olan eski bir arkadaşım aramıştı geçenlerde...

Mutlaka görüşmemiz gerektiğini söylüyordu telefonda...

Tüm ısrarlarıma rağmen bilgi vermeyince, randevulaştık ve bir kafede buluştuk. Birbirimizi epey zamandır görmediğimizden özlemiştik.Arkadaşım Nahit, benden 12 yaş küçük, çok kültürlü, alanında uzman ve geçen yıllara rağmen halen yakışıklılığını yitirmemiş ;zengin de bir ailenin tek çocuğuydu.

Anne ve babası kısa aralıklarla rahmetlik olunca, Nahit kendini çok yalnız hissetmeye başlamıştı.

Yıllar önce bir asistan kıza aşık olmuş, tam evlenecekleri sırada, kızın ailesinin, Nahit'i, ''İç güveyi '' almak istemeleri nedeniyle evlenmekten vazgeçmişti.

''Sağdan soldan''... ''Hoşbeşlerden ''sonra , nihayet , asıl konuya gelmiştik.

Bizim Nahit, yıllar sonra yine ''Aşık''olmuş, gönlünün prensesini bulmuştu...

Bana bu konuda bir ''Babalık'' yapmamı ve kızı ailesinden istememi talep ediyordu. Bendeniz, daha önce üç kez dünür başı olarak gittiğim evlerden elim hiç boş çıkmamıştım ve bunu da Nahit çok iyi biliyordu.

''ISO-2007'' Belgeli bir ''Dünür başı'' olarak da tarihe geçmek üzereydim. Önümdeki bardağı kırardım; ama arkadaşımı kıramazdım.

Nahit'in billur gibi bir kalbi ve aşırı romantik mizacı vardı. Bazıları onun bu saflığını kullanabilirdi ve çocuk bir tuzağa falan düşebilirdi. Zavallıyı , zamanında ''Kahve Fallarıyla'' az işletmemiştim...

Adamın''Sütten ağzı da yanmıştı'' zaten....Hemen , pür dikkat, ''Komiser Kolombo ''gibi sorgulamaya başladım.

Kimdi bu kız? Dul mu? Nişanlısından mı ayrılmış? Analı-babalı bir ev kızı mı? Çalışıyor mu? Tahsili ''Mütenasip mi? Nerede oturur? Boyu-posu, tipi, mesleği nedir?gibi ''Usturuplu'' uzman sorularımla, delikanlıyı terletmeye başlamıştım ki...

İlk sorumda oracıkta kaldım. Nahit kızı hiç görmemişti! Fakat diğer sorularımın yanıtı, O'na göre tam:100 puanlıktı. Ama beni hiç tatmin etmemişti.

Çünkü, yorum yazdığı bir blogtaki , bayan yazara ''Aşıktı''? Sadece sanal alemden tanıyordu O'nu.

''-Aman , kardeşim... Etme, tutma. Bak, geçen yıl koca bir profesör sanal alemden birine ''Aşık''oldu. Kadının yüzünü görmeden sahte fotoğrafına kanıp dünyanın parasını yedirdi. Gazetelere çıktı. Rezil oldu adam...

''Falan filan...'' dediysem de Nahit, ''Nuh diyor...Peygamber demiyordu...''

''-Gel senin bir kahve falına bakayım!'' önerimi de ''Alternatif'' teklifler getirebileceğimi tahmin ederek kabul etmedi , oyunuma gelmedi ve ''Yarın kızla buluşacağını , ertesi gün de -Dünür-gideceğimizi ''kesin bir dille yineledi.

''-Hiç olmazsa, müstakbel gelinimizi, internetten görmek istiyorum...''dediğim zaman da hiç itiraz etmedi.

Hemen, en yakın internet kafeye geçtik ve ''Tıkladık''. Dünür başı olarak, teknolojinin olanaklarını kullanıp soruşturmaya başlamıştım bile...

Sayfa önüme geldiğinde, dünya güzeli bir'' Bayan X'', karşımda duruyordu. O baygın bakışlar, sırma saçlar, yeşil gözler, kalem kaşlar ''Benim ''diyen adamı bile ''Çiğ çiğ yerdi'' vallahi...

Hanımefendinin, ''Hakkımda'' ve ''Bloglarım''bölümlerini de da okuyunca, ben bile etkilendim.

Fakat, bu resimdeki bayanı , sanki, daha önceleri bir yerlerden tanıyor gibiydim...

''Eski kulağı deliklerden'' olduğumdan mıdır ve zamanında çok ''Romeoculuk'' oynadığımdan mıdır, nedir...?İçimden bir ses:

''-Oğlum Mesut...Oyuna gelmeee...!!!'' diyor gibiydi sanki...Karmaşık duygular içindeydim.

Kurnaz davranmalıydım. Sabırlı olmalıydım. Nahit'i korumak ve kollamak ;dahili ve harici bedhahların oyununa getirmemem gerekirdi.

Kafamda hemen bir plan yaptım ve Nahit'ten önce, bu kızı tanımanın bir yolu olduğunu keşfettim. Nahite dönerek şöyle seslendim:

(To be continued...)
 
Toplam blog
: 1521
: 1639
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..