- Kategori
- Basın Yayın / Medya
Bodrum'da, Mevsimler, Gelip Geçti, Ama "Aşk'lar" Geri Dönmedİ. Tıpkı, O Şarkıdaki Gibi...

Balıkçının hatıralarından: "Begonvil"
Yaz yağmuru, kış yağmuru, ne kadar da başkadır değil mi? Hele hele yaz aşklarına ne demeli? Bambaşkadır o. “Nerden biliyorsun?” diye soranınız olacak tabi. Yaz aşkları, tadından yenmez. Mevsim bitince, o kapı önüne konulmak yok mu? İşte orası fena halde acıtır insanı.
Şimdi her sahil şeridinde vefasızlıklar, diz boyu sergileniyor. Yazın elinden, yatağından, koynundan düşürmediğin kedini bile, sokağa terk edince, bunun adı mevsimlik aşk oluyor. İnsanlarımız da öyle. Mevsimlik aşk yaşıyorsun. Sonra da, “harç bitti yapı paydos” Bu tramvay, depoya gider.
VEFASIZLIKLAR DİZ BOYU: İşte. Vefasızlığın daniskası. Yaz boyu sev sev, sonra “ harç bitti,” de, koy kapının önüne. Ne yer, ne içer, nerde barınır bu dört ayaklılar.? Dilleri olsa da söyleseler.
Bodrumda yazdan kalma aşklar da var. Altın suyuna batmış olanlar da. O’nun adına, “Eskiye mazi, yenmişe kuzu derler” diyorlar şimdi. Eeee, etme bulma dünyası bu. Bu devirde, eşek eşeği bile “ödünç” kaşıyor.
Ört ki, ölem…
Bodrum aşıkları var. Yapayalnız kalmış, kedisi de kucağında. Çifte kavrulmuş, anlayacağınız...
AH BİRAZ UYKU: “Nasıl başlasam / Nasıl anlatsam / Kaç kişiydik o zaman / Bak kaç kişi kaldık şimdi / Bodrum, Bodrum olalı beri / Bir zamanlar aşık olmuştum / Ama neydi ismi unuttum / Ah Bodrum Bodrum / Biraz uyku, biraz uyku…”
Şimdi, uyku muyku yok. Aşk da yok. Meşk de yok. Şimdi aşk motorunu sıfırladık. Her şey yeni baştan. Her şeye yeniden, yeniden.
HER YERDE KAR VAR, BATIDA BAHAR: Haberlerden bir demet: “Güneşli havayı fırsat bilen Antalyalılar, dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili'nde denize girdi, sahilde güneşlendi. Kent merkezine 37 kilometre uzaklıktaki Bakırlıtepe'de bulunan kayak merkezi Saklıkent'te ise kar kalınlığı 30 santimetreye ulaştı. Beydağları'nın karla kaplanan zirvesi sahilden görünürken, bikinilerini giyenler kış günü sakin denizin keyfini çıkardı.”
Oh ne ala ne ala…
BALIKÇI, BODRUMLULARIN TEPESİNDE: Begonviller, Bodrumun markası. Balıkçı onların tohumunu İngiltere’lerden getirtti. O gitti gideli, begonvillerin namı, Türiye'yi sardı. Güzeller güzeli, aşıkların gözdesi o begonviller, hala duruyor, capcanlı. Giden gider, geri kalan sağlar bizimdir, öyle ya. Bütün ümitler, önümüzdeki yaza kaldı. Balıkçı şehrin ortasına taht kurmuş. Bodrum'lularla iç içe yaşıyor. Gelen geçen vefasızlıkları da ayrıca süzüyor, kolluyor ve de not ediyor.
Fakat akşam olunca, balık pazarından çıkan duman, sizi çağırıyor demektir. Olmuş orası birer çiçek pasajı. Bodrumun da çiçek pasajı var artık.
Ve Bodrumun bir gazetecisi var. Selda Hanım. Bir ayağı Muğla’da. “Muğla Şehir Gazetesi, haftalık çıkıyor. Çok basılıyor, çok okunuyor. Ama Muğla ile ne işi var? Orayı anlayamadık. Kendisine de söyledik.
SEK SEK, SEKE SEKE MAHHMURE Gazeteciler Belediye’ye sokulmuyormuş. Şimdi aynı usul, Emniyet birimlerine de sıçradı. “ Bundan sonra herkes “ Sek sek” yürüyecek derseler, şaşmayalım. “Sek sek, seke seke, Mahmure! ” Ört ki, ölem ! Bu ne biçim keyfi idare. Bu ne biçim özgüvenden yoksun bir Hükümet kararı. Bu ne densizlik? Bu biçareler kedi kadar olamadı. Kedi bile pislediği yeri örter. Dönüp dolaşıp “iyi örtmüş müyüm” diye de geri dönüp, oraları iyicene de koklar.
ZIKKIMLAR OLSUN : Sen her tülü herzeyi yersen, kokun çıkar. Buna mani olamazsın. Sonunda da eski yol arkadaşından kocakarılar gibi bedduaya uğrarsın. Oh olsun. Zıkkım olsun. Nasıl da dört köşeyim ama. Ülen Hoca efendi, yolun bu tarafa düşerse, kordonda balıkla rakılama yapalım. Ülen ne biçim bedduaydı o! Kalkıp kalkıp oturdun, orkestra idare ediyormuşcasına. “ Hah, dedim. Hoca efendi, bu densizler uğruna b.k yoluna kalpten gidecek Niyazi diye düşündüm.
SEVDA DOKUR, AŞK DOKUR: Millet baharı bekleyen kumrular gibi Bodrumda. Kimisi eski aşklarının ardından, aşk gergefinde sevda dokuyor, aşk dokuyor. Kimi baharı bekliyor kumrular gibi. Kimi can sıkıntısından haldeki meyveleri şekiller vererek simetrik desenlerler yapıyor.
O YAPRAKLAR HEP DÜŞECEK: Velhasıl, her yerde, her adımda, her nefeste beklenti var. Ümit var, güzellik var. Ama, o şarkıdaki gibi, yapraklar hep düşmeğe devam ettikçe, giden sevgiler geri dönecek mi?
Mevsimler, hep gelip geçecek. O yapraklar da hep düşecek. Beklentilerimiz belki de, hiç, geri gelmeyecek.
Amanın gari. Ört de, ölek !


HALİKARNAS BALIKÇISI, ŞEHRİN GÖBEĞİNE KURULMUŞ, BODRUMLULARLA İÇ İÇE. BALIKÇININ BU DURUMDA HER ŞEYDEN HABERİ VAR. KİM DÜŞÜNMÜŞSE İYİ ETMİŞ. (altta)

UZANIP YATIVERMİŞ SERESERPE. YAZIN SEV SEV, ŞİMDİ DE BIRAK GİT. OLUR MU HİÇ? KÖPEK STRESE GİRMİŞ. YATTIĞI YERDEN SIÇRAYAYIP SIÇRAYIP UYANIYOR.




BU SAHİLLERDE ESKİDEN ADIM ATILAMAZDI. KUMSALLARDA SANDALYA MASA EDNFLASYONU VARDI. ŞİMDİ, ALABİLDİĞİNE BOMBOŞ.


