- Kategori
- Siyaset
Bölünme riski, arınma hamlesie çevrilebilecek midir?

Görünen odur ki, ülkemizin içinden geçtiği iğneli fıçıda Sarıgül hareketi, CHP’yi içeriden bölmek için tezgâhlanmış ciddiye alınması gereken bir ataktır… CHP’nin bu atak karşısındaki duruşu ve tavrı ne olacaktır?.. Ne olmalıdır? Yanıt aranması gereken soru budur…
Bizce CHP, Sarıgül hamlesinin neden olacağı koşulları iyi değerlendirmeli ve bir karşı duruş hamlesi olarak bölünmek yerine, tam tersine, arınmak seçeneğini pratiğe geçirmelidir… <ı>“Krizi fırsata dönüştürme”ı> stratejilerine alışık olan bir siyasal ortamda, “<ı>bölünmeyi, arınmaya dönüştürmeı>” düşüncesi; yadırganmaması gereken bir yöntemdir.
Bölünme, zafiyeti getirir. Arınma ise, toparlanmayı ve gücü!.. İçinde bulunduğumuz sürecin ve bu süreci izleyecek olan yakın-geleceğin muhtemel hadiseleri, CHP’ye büyük sorumluluklar yüklemekte ve bu siyasi örgütü ciddi beklentilerin merkezi durumuna itmektedir. CHP, bu güç dönemin güçlü partisi olmak zorundadır… Güçlü olabilmek için ise, eksikliklerini gidermek, saflarını sıklaştırmak, safralarından kurtulmak ve Atatürk ilkelerinin devrimci çizgisi yönünde siyaset üretilmesine engel olan unsurlardan arınmak zorundadır…
Atatürk devrimciliği içinde Fettullahçı örgütlenmenin, Soros ve benzeri odaklarla sürdürülen kirli ilişkilerin yeri yoktur. Olamaz, olamaz ve olmamalıdır!.. Devrimci bir yol, ancak devrimci kadrolarla izlenebilir… Bu kadroların, hiç değilse, Atatürk devrimciliğine yabancı ve hatta düşman öğelerden oluşmamış olması en birincil koşuldur. Bir de siyaseti, insanın ülkesine karşı duyduğu özverili bir sorumluluk duygusunun ötesinde, sadece bir ikbal vasıtası ya da kişisel bir gelecek tasarımı olarak gören kişilerin parti kadrolarından ayıklanması, sözünü ettiğimiz arınma kavramının diğer bir önemli öğesidir. Büyük işler başarabilmek için kadronuzun da o oranda güçlü, sağlam ve bilinçli olması gerekmektedir. CHP, “<ı>her ne olursa olsun ve ne düşünürse düşünsün, ama sepetin içinde yer alsın, parti damının altında otursun, ı> mantığı ile hiçbir yere varamaz…
Ayrıca CHP’nin, her şeyden önce, iktidar olmayı istemesi gereklidir. İktidar olmak ise, arkanıza aldığınız halk sınıflarının özlem ve ekonomik taleplerini gerçekten temsil etmekle, onlar için gelecek vaat eden ciddi programları üreterek ve üretilen bu çözüm tasarımlarının ana başlıklarını, günün pratiği içinde kitlelerin hedefi haline getirerek mümkün olabilir… Siyasal iktidarın her yaptığı işi eleştirmekle, her söylenen söze bir yanıt yetiştirmekle iktidar olunmaz… Olunamaz!.. Halk sizi, siyasal iktidarı iyi eleştirdiğiniz için değil, kendi sosyal ve ekonomik taleplerine yanıt verebileceğinize inandığı için seçecektir… Dolayısıyla parti içindeki arınma siyasetini, iktidara yürüyen Atatürk devrimcisi bir siyasi kadroya yaraşacak bir titizlik ve nitelik içinde gerçekleştirmek, atılması gereken ilk adım sayılmalıdır. Hazır ortada stratejik bir Sarıgül atağı mevcuttur… Bu atağın bölmeyi hedeflediği CHP, titiz ve usta bir manevra ile bu saldırıyı, Türkiye’yi içinde bulunduğu bataktan çıkartacak olan “milli nitelikli” mücadelenin ilk adımına çevirebilir… Bütün mesele, bu mücadele için kararlı, akıllı, ödünsüz ve yaratıcı olma yetenek, ehliyet ve becerisini gösterebilmektedir. Gerçekten lider olma vasfı ise, bu saydığımız niteliklerin hepsini birden kişiliğinde barındırmaktan geçer. Aksi halde lider değil; olsa olsa sadece bir parti başkanı olunur… Ve orada da kalınır.
http://www.soruyusormak.com/ http://www.dnm-ler.com/
Bizce CHP, Sarıgül hamlesinin neden olacağı koşulları iyi değerlendirmeli ve bir karşı duruş hamlesi olarak bölünmek yerine, tam tersine, arınmak seçeneğini pratiğe geçirmelidir… <ı>“Krizi fırsata dönüştürme”ı> stratejilerine alışık olan bir siyasal ortamda, “<ı>bölünmeyi, arınmaya dönüştürmeı>” düşüncesi; yadırganmaması gereken bir yöntemdir.
Bölünme, zafiyeti getirir. Arınma ise, toparlanmayı ve gücü!.. İçinde bulunduğumuz sürecin ve bu süreci izleyecek olan yakın-geleceğin muhtemel hadiseleri, CHP’ye büyük sorumluluklar yüklemekte ve bu siyasi örgütü ciddi beklentilerin merkezi durumuna itmektedir. CHP, bu güç dönemin güçlü partisi olmak zorundadır… Güçlü olabilmek için ise, eksikliklerini gidermek, saflarını sıklaştırmak, safralarından kurtulmak ve Atatürk ilkelerinin devrimci çizgisi yönünde siyaset üretilmesine engel olan unsurlardan arınmak zorundadır…
Atatürk devrimciliği içinde Fettullahçı örgütlenmenin, Soros ve benzeri odaklarla sürdürülen kirli ilişkilerin yeri yoktur. Olamaz, olamaz ve olmamalıdır!.. Devrimci bir yol, ancak devrimci kadrolarla izlenebilir… Bu kadroların, hiç değilse, Atatürk devrimciliğine yabancı ve hatta düşman öğelerden oluşmamış olması en birincil koşuldur. Bir de siyaseti, insanın ülkesine karşı duyduğu özverili bir sorumluluk duygusunun ötesinde, sadece bir ikbal vasıtası ya da kişisel bir gelecek tasarımı olarak gören kişilerin parti kadrolarından ayıklanması, sözünü ettiğimiz arınma kavramının diğer bir önemli öğesidir. Büyük işler başarabilmek için kadronuzun da o oranda güçlü, sağlam ve bilinçli olması gerekmektedir. CHP, “<ı>her ne olursa olsun ve ne düşünürse düşünsün, ama sepetin içinde yer alsın, parti damının altında otursun, ı> mantığı ile hiçbir yere varamaz…
Ayrıca CHP’nin, her şeyden önce, iktidar olmayı istemesi gereklidir. İktidar olmak ise, arkanıza aldığınız halk sınıflarının özlem ve ekonomik taleplerini gerçekten temsil etmekle, onlar için gelecek vaat eden ciddi programları üreterek ve üretilen bu çözüm tasarımlarının ana başlıklarını, günün pratiği içinde kitlelerin hedefi haline getirerek mümkün olabilir… Siyasal iktidarın her yaptığı işi eleştirmekle, her söylenen söze bir yanıt yetiştirmekle iktidar olunmaz… Olunamaz!.. Halk sizi, siyasal iktidarı iyi eleştirdiğiniz için değil, kendi sosyal ve ekonomik taleplerine yanıt verebileceğinize inandığı için seçecektir… Dolayısıyla parti içindeki arınma siyasetini, iktidara yürüyen Atatürk devrimcisi bir siyasi kadroya yaraşacak bir titizlik ve nitelik içinde gerçekleştirmek, atılması gereken ilk adım sayılmalıdır. Hazır ortada stratejik bir Sarıgül atağı mevcuttur… Bu atağın bölmeyi hedeflediği CHP, titiz ve usta bir manevra ile bu saldırıyı, Türkiye’yi içinde bulunduğu bataktan çıkartacak olan “milli nitelikli” mücadelenin ilk adımına çevirebilir… Bütün mesele, bu mücadele için kararlı, akıllı, ödünsüz ve yaratıcı olma yetenek, ehliyet ve becerisini gösterebilmektedir. Gerçekten lider olma vasfı ise, bu saydığımız niteliklerin hepsini birden kişiliğinde barındırmaktan geçer. Aksi halde lider değil; olsa olsa sadece bir parti başkanı olunur… Ve orada da kalınır.
http://www.soruyusormak.com/ http://www.dnm-ler.com/