- Kategori
- Eğitim
Böm bölük bakanlık Milli Eğitim

Yaklaşık 4,5 yıllık devlet memuruyum, girmiş olduğum sınavı en üst düzeyde puabla kazanarak bu görevi aldım. İlk göreve başladığımda Milli Eğitim camiasına girerek o onurlu duyguyu bende yaşayacağım demiştim... Taki aradan 4,5 ay geçene kadar. Aradan 4,5 ay geçtikten sonra İl Milli Eğitimden alınarak devlet okulunda Memur, Hizmetli karışımı bir göreve yerleştirildim. Saat 06:30-15:00 arası masa başı memuru 15:00-22:00 arasında hizmetli (hademe) görevi yaptım. 27 oda koridor ve Wc temizliğini çok sevdiğim öğrencilerin en sağlıklı, düzenli ve yaşanabilir bir ortamda eğitim yapması için en iyi şekilde temizledim. 06:30-15:00 arası öğrencilerimin (tüm okulun öğrencileri) her türlü haklarını, kitap, defter, ders planları, ders işlemleri, öğretmenin en sağlıklı işleri yürütmesi için gerekli olan yazışmaları, öğrenim gördüğü okulun en kaliteli hizmeti verebilmesi ve öğrencilerimin bu hizmeti en iyi şekilde alabilmesi için çalıştım. HALENDE ÇALIŞMAKTAYIM...
Ben çevremde diğer bakanlıklarda çalışan arkadaşlarımla sık sık toplanır sorunları ve sıkıntılarımız hakkında gör alışverişinde bulunurum. Ve bu izlenimlerimde Milli Eğitim Bakanlığı haricinde hiç bir kurumda personeli arasında ayrımcılık yapan bir başka bakanlık olmadığını gördüm. Hatta dahada ileri giderek dünyadanın birçok ülkesinin Eğitim mevzuatına göz attım. Bunların içerisinde eğitim personeli olarak İngiltere'yi örnek gösterecek olursak; aynı kurumda çalışan Öğretmen ile Hizmetli arasında maaşında sadece 8-10 siterlin fark olduğunu gördüm. Ayrıca bu ülkede eğitim kurumu bünyesinde çalışan her memur (öğretmen veya idareci yada hizmetli) bakanlığın verdiği diğer ücretlerden eşit şekilde yararlanmaktadır.
Bizde ise; öğretmen ek ders alır, hizmetli alamaz. Müdür haftada 20 saat ek ders alır, öğretmen 10-15 saat, memur hiç alamaz. Öğretmen kadrosuyla görev yapan Milli Eğitim Memurları her yıl eğitim yardımı alır, diğer milli eğitim memurları sıfır alır. Öğretmen kadrosunda çalışan milli eğitim çalışanı tüm özlük haklarını en kaliteli şekilde ve direterek alırken diğer kadrolara sahip milli eğitim çalışanı ikinci sınıf çalışan muamelesi görerek kapı kapı dolaşır, el sıkılma gereği bile duyulmaz.
Kısa bir araştırma yaptım; İranın eğitim sistemi dünyanın en iyi eğitim sistemlerinden biri, çalışan tüm eğitim çalışanları (öğretmen-memur-hizmetli) aynı kadroya sahip; Eğitici... sadece görev tanımı değişik, hatta okadar güzel bir tarafı varki Eğitim Çalışanı Okul Müdür'ü her çalışanına her istediğini bizim ülkemizdeki gibi yaptırtamıyor. O Çalışanın görev tanımı neyse o çalışan sadece o görevi yapıyor...
Dünyanın hiç bir yerinde; Öğretmen, Memur, Hizmetli, Teknisyen, Aşçı v.b. eğitim çalışanının görev tanımlarının en altında ki maddesinde Müdürün vereceği görevleri yapmak ibaresiyle çalışmıyor.
Biz eğitim çalışanları bu yobazlığın bir an önce giderilmesi için artık seferber olduk. Yeni Kurulan Sendikamızla artık Eğitim Çalışanının Öğretmenden ibaret olmadığını göstereceğiz. Bu sendikayı buradan belirtmemden dolayı bu yazı yayınlanmayabilir ancak herkes profilimden kişisel web siteme girerek sendikamızın linkine ulaşabilir.
Eğitimci olmak istiyorsanız size tek önerim ne olmak istediğinize dair kararınızı önce verin sonra eğitimci olun. Çünkü Bizim ülkemizde Hizmetli, Memur, Tekniker, Tekniseyen kadrosuna sahip Milli Eğitim Çalışanı veya diğer adıyla Eğitim Çalışanları EĞİTİMCİ OLARAK GÖRÜLMÜYOR...
BİLESİNİZ...