- Kategori
- Eğitim
Okul seçimi
Cumhuriyetimizin 100. yılına yapılan yatırım
2023 yılı bizim için neden önemli?
Cumhuriyetimizin 100 yılı. 2023 yılında, Atatürk devrimlerine ve ilkelerine bağlı bizler için Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı başlayacak.
2023 yılı bu yıl ilköğretimin birinci sınıfına başlayacak çocuklar için de önemli.
Çünkü bu çocuklar, sekiz yıl ilköğretim, dört yıl ortaöğretim ve dört yıl da yükseköğrenimden sonra yani on altı yıl sonra, 2023 yılında iş yaşamına başlayacaklar. Yatırımlar yapacaklar, hem kendilerini hem de yakınlarını etkileyebilecek önemli kararlar alacaklar.
Peki, onları 2023 yılında nasıl bir dünya bekliyor?
Çocuklarımız nasıl bir dünyaya adım atacaklar?
Onlar ne gibi ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel şartlarla karşılaşacaklar?
Bunları şimdiden, kesin olarak bilemeyiz. Ama 2023’te çocuklarımızın, ister küresel, ister ulusal alanda olsun yaşamlarını iyi bir şekilde devam ettirmeleri için gerekli bazı özelliklere ihtiyaçları olacak. Bunlar; bilgili, iletişimci, ilkeli, duyarlı, açık görüşlü, dengeli olmak; sorgulayarak öğrenmek, risk almak ve her yaptığından sonra daha iyi nasıl yapabileceğini düşünmek gibi hem geçmişte, hem bu gün, hem de gelecekte başarının ve mutlu yaşamın anahtarı olan özellikler.
Bilgili olmak, tüm insanlık tarih boyunca önem verilen bir değerdir. Günümüzde bilgi kolay bulunur, kolay ulaşılır bir duruma geldi. Hatta öyle bir duruma geldik ki, gereksiz ve yanlış bilgiler etrafımızı sardı. Bilgi bataklığının içinde yaşıyor gibiyiz. Gelecek on altı yılda ne boyutlara ulaşacak kim bilir? Bu nedenle çok fazla bilgi sahibi olmanın ötesinde kendine gereken bilgiyi; bilgi yığınlarının içinden bulan, kullanan ve bilgilerden yeni bilgiler üreten bireyler yetiştirmeliyiz.
Öğrenmenin kalitesi, öğrenilene gösterilen merakla doğrudan ilişkilidir. Önüne konulan bilgiyi neden öğrendiğini, ne için kullanacağını hiç düşünmeden ezberleyip yutan kişiyle, merak ettiği için sorular soran, okuyan, araştıran, öğrenme sürecine aktif olarak katılan ve bundan gerçekten zevk alan kişi hem kolay öğrenir, hem öğrendiklerini doğru kullanır.
Edinilen bilginin çeşitli iletişim ortamlarında, sosyal etkileşim yaratmada kullanılması, gelecekte bu günden daha da önem kazanacak gibi görünüyor. İletişim araçları ve insanların bunlara erişim olanakları her geçen gün artıyor. İletişimde sözlü ve yazılı dilin kullanılmasının yanında grafik, şekil, resim ve film gibi farklı iletişim araçlarının gelişmesi ve yaygınlaşması da artacak. Bu nedenle çocukların yabancı dil, matematik dili, görsel okuma gibi çok farklı iletişim donanımıyla yetişmesi önem taşımaktadır.
Kişinin bilgi sahibi ve iyi bir iletişimci olmasının yanında elbette ilkeli olması da önem taşımaktadır. Bireyler, başka bir kişinin bakış açısıyla karşılaştığında; hem kendi, hem de karşısındakinin inançlarına karşı dürüst olmalıdırlar. Hoşgörülü, yardımsever, duyarlı olmak gibi erdemlerin kendi düşüncelerimizden ödün verecek boyutlarda abartılı olarak yaşanması, kendimize haksızlık yapmamıza neden olur. İlkeli davranmak, kendi düşüncelerimizden ödün vermeden topluma uymaktır. ‘Bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine’ yaşamak ilkeli olmaktır.
İlkeli olan birey başkalarının ihtiyaçlarına ve düşüncelerine duyarlıdır. İçinde bulunduğu topluluğun bir parçası olarak çalışması ve yaşaması önem taşımaktadır. Günümüzde hangi işte olursa olsun, başarılı sonuçlar almak kişilere bağlı olmaktan çıkmıştır. Ekip olarak çalışıp üretenler daha başarılı olmaktadırlar. İyi bir ekip kurmak, çalıştırmak ve ekibin parçası olmak; bilgili, iletişimci, ilkeli olmanın yanında duyarlı olmaya da bağlıdır.
Duyarlı olmayı gerektiren özelliklerden biri de açık görüşlü olmaktır. Açık görüşlülük, yeni deneyimlere, diğer insanların sahip olduğu inanç ve düşüncelere karşı açık olmaktır. Bunun için de elbette bilgili, iletişimci, ilkeli, duyarlı olmak gerekir.
Yoğun çalışma koşullarında, zorlu ekonomik şartlarda karamsarlığa kapılmadan, strese girmeden yaşayabilmek dengeli olmayı gerektirir. İnsanlar kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar, edebiyat, müzik, sanat, spor gibi alanlarda da kendilerince etkinliklerde bulunmaları dengeli yaşamalarına katkı sağlayacaktır. Dengeli olan insanlar, bireysel olarak ya da grup içerisinde çalışırken diğer insanlar karşısında duygularını kontrol ederler ve böylece hem kendine hem de çevresindekilere mutluluk verirler.
Çocukların eğitiminde ‘risk almak’ üzerinde hiç durulmayan, hata özellikle kaçınılan bir konudur. Bu nedenle gerçekten risk almanın gerekli olduğu durumlarda, koyun gibi sürümüzün içine daha çok sokulur, başkalarından medet umar, her şeyi oluruna bırakırız. Ya da bilinçsizce riske girer, özellikle gençlik çağımızda ve trafikte hem kendimizi hem de çevremizi tehlikeli durumlarda bırakırız. Doğru risk almak, sonuca ulaşmak için farklı yollar denemeyi, bilgili olmayı, araştırmayı, sorgulamayı, hatalardan ders almayı, duyarlı olayı gerektirir. Gelecekte başarı doğru risk alanların olacaktır.
Bir çalışmanın bitmesi için sadece sonuca ulaşılması yeterli değildir. ‘Hatalardan ders almak’ her zaman kullanılan bir öğüttür. Ama sadece olumsuz sonuçlardan ders alınması kesinlikle yeterli değildir. Olumlu ya da olumsuz her sonuç mutlaka değerlendirilmelidir. Benzer çalışma bir daha yapıldığında daha iyi sonuç alınabilmesi için izlenen yol değerlendirilmeli ve gerektiği takdirde değişim adına başka stratejiler üzerinde çalışılmalıdır.
Eğitim geleceğe yapılan yatırımdır. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı, bilgili, iletişimci, ilkeli, duyarlı, açık görüşlü, dengeli, sorgulayarak öğrenen, risk alan, olayları doğru değerlendiren vatandaşlar bekler. Bu nedenle eğitim sisteminden, okullardan ve öğretmenlerden beklentilerimiz ne geçmişe ne de bu günün şartlarına göre belirlenmeli. Çocuklarımızı geleceğe; geniş ve ileri görüşlü okullar ve öğretmenler yetiştirebilir.