​ Bozuk üsluplar (2) / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '08

 
Kategori
Siyaset
 

Bozuk üsluplar (2)

Bozuk üsluplar (2)
 

Toplumda güçlü şüphe uyandıran kurum ada kurumların açıklamalarının yetersiz kaldığı her olayda, halkın emniyeti sağlayan kurumlarına, güveninin sarsılmaya başladığını hissedildiği an ve zamanlarda Meclis devreye girerek, halkın ve kurumların karşı karşıya gelmelerini engelleyici kararlar, gerekirse yaptırım kararları almalıdır.

Aktütün Karakolu çevresine yapılan baskında, "Dağlıca’da olduğu gibi" Meclisimiz, yavaş davranmıştır. Meclis’in Dağlıca gibi düşündürüçü olaylarda inceleme heyeti ya da komisyon oluşturması gerekirdi. Ve Meclisimizin bu gibi olaylarda ve terörle mücadelede hızlı bir şekilde fikir birliği içersinde olduklarını belirterek, önderlik rolünü güçlü bir şekilde göstermelidir.

En son tartışmalar ve olaylar göstermiştir ki güvenlik konularında medya ile güvenlik kurumları ve halk üçgeninde ciddi üslup bozuklukları ve iletişim sorunları vardır. Terörle mücadelede başarının diğer ayağıda medya ile işbirliğini sağlamaları halinde, güvenlik güçlerinin daha da başarılı olacaklarını bilmeleri gerekir.

Ülkemizde bir başka sorun ise ciddi anlamda güvenlik ile ilgili kültürün bir türlü oluşturulamamış olmasıdır.
Hayati önem taşıyan konular dahi kulaktan dolma bilgi ve bu bilgilere karıştırılan duygusal yaklaşımlarla ele alınmaktadır.
Çok yapılan diğer bir hata da Aktütün ve benzeri saldırılarda, veya diğer kriz anlarında muhatabın KESİNLİKLE HÜKÜMET olması gerekir. Herhangi bir kurumun ya da başka bir güvenlik biriminin ASLA açıklamalarda bulunmaması gerek. Topluma yapılan bu tür ciddi açıklamalarda Hükümet’in yanında ilgili güvenlik biriminin temsilcisi yer almalıdır.

Asker, polis veya diğer kurum yada ilgili kişilerin doğrudan medya ile karşı karşıya gelmesi yanlıştır.Bu birim ve kişiler medyanın soru ve isteklerine gereken üslup ve açılımlarda bulunamazlar. Zaten kendilerini savunacak araçlara da yeterince sahip değillerdir.

Tüm toplumu ilgilendiren ulusal konularda hesap verme işi ve toplumu bilinçlendirme görevi diğer birçok gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Meclis ve Hükümet’in sorumluluğundadır.
Hükümet’in bu gibi durumlarda ilgili birimlerle temas halinde olması ve kontrolü elinde tutması için bir kriz masası oluşturması oluşturarak tüm bilgi akışının buradan yapılması kaçınılmazdır.

Kısacası sorumluluk ve irade HÜKÜMET’te , fikir ve moral liderlliği ise MECLİS’te olmalıdır. Ne asker nede diğer güvenlik güçleri terörle mücdelenin liderliğini tek başına yapamaz. Bu onların doğasında da yoktur. Bu hatalar eleştirilmedikçe sorunlar katlanarak büyür ve kronikleşir.

Aktütün baskınından sonra yapılan “HESAP VER” tarzı çıkışlar, Türkiye’nin terörle mücadelesindeki ana sorunlara DEĞİL, kurumsal ve kişisel çekişmelere yol açmaktadır.

O söylemleri yapanların portreleri zaten ortadadır. Dolayısıyla bunun yerine hatayı yapandan çok, hataya odaklanılmalı ve Türkiye’nin terörle mücadelesindeki eksikler ve hatalar düzeltilmeye çalışılmalıdır.
 
Toplam blog
: 19
: 1463
Kayıt tarihi
: 20.09.08
 
 

80'li yılların sonunda, IBM’ in ve Dansk Data Elektronik'in (Danimarka)PC/ Mainframe/Unix, HW/SW ..