​ Bu aşk bizi iflah etmez / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '11

 
Kategori
Siyaset
 

Bu aşk bizi iflah etmez

Başlığa baktığınızda bunun yaşanmış bir aşkı konu alan bir türkü olduğu gibi bir varsayımda bulunabilirsiniz…
Ya da
İnsanların herhangi bir çıkar beklemeksizin çok masum duygularla yaşadığı ve genelde pek de karşılık bulamadığı bir aşk hikâyesi olduğu gibi düşünceniz de olabilir ama…
Bu aşk öyle bildiğiniz gibi bir aşk değil tam bir “AB aşkı” bizimkisi
Hatta öyle ki
Aradan o kadar uzun zaman (yani 40 yıl falan demelere de fazla takılmayın doğrusu bu aşlın ilk başladığı yıllar göz önüne alındığında yaklaşık 200 yılı buluyor )geçmesine karşın hala canlılığını da koruduğu göz önüne alınırsa bizimkini
Sıradan bir aşk olarak da nitelemek çok mümkün olmaz…
Aslında bizimki tamı tamına belki de aşk olarak bile nitelenemez…
Tam bir kara sevda
Yani bir anlamda iflah olmaz bir aşk bizimkisi…
Elbette konu hiç birimize çok yabancı değil. Böyle bir aşk pek çoğumuzun başından bile geçmiştir.
Hatta öylesine ki bu tür aşklar beyaz perdede uzun süre kendisine izleyici bile bulabilmiştir.
Yani modası geçmeyen bir konu aşk, aslında hiçbir aşkın da modası geçmez ya neyse…
Hani bir şair askı tanımlarken “kavuşamamaktır” diye vurguluyor ya, İşte öyle…
Zaman zaman beyaz perdede de canlandırılan aşk öyküleri vardır. Köyün zengin delikanlısı şehirdeki bir sarkıcı kadına aşık olur…
Adam ona aşıktır ama kadın değil…
Neyse lafı uzatmayalım gel zaman git zaman adam bu kadın uğruna her şeyini feda eder.
Ne ev bırakır, ne tarla, ne de araba…
Uğruna nesi var nesi yoksa harcar ve bir süre sonra beş parasız kalır.
Yaşamını sokaklarda gezerek ondan bundan para dilenerek sürdürmeye çalışır ama tabi bu arada kadın çoktan baksa şehirlere gitmiştir…
Belki bir kısmınız merak ediyordur ülkenin onca sorunu varken durup dururken bu aşk hikâyesi neyin nesi.
Doğrusunu söylemek gerekirse bu hikâye bu gün ülkemizde yaşadıklarımızın ta kendisi…
Yani eksiği var fazlası yok.
Bu aşk tam bir AB aşkıdır…
Geçtiğimiz günlerde Maliye Bakanı Mehmet ŞİMŞEK: “ Türkiye’nin AB ile uzun süren bir aşk hikâyesi olduğunu” söylemedi mi?
Sonuç da zaten hikâyeyle aynı…
AB’nin bizi kabul etmesi için öyküdeki gibi nelerimizi vermedik ki bir düşünün…
AB uğruna üniter yapımızı mı tehlikeye atmıyoruz…
Ulus devletimizin temellerine kendi ellerimizle dinamit mi döşemiyoruz…
Tüpraş’ımızı…
Telekom’umuzu…
Enerjimizi…
Bankalarımızı…
Topraklarımızı…
Sanayimizi
Dahası, ulusal onurumuzu bile bu aşk uğruna feda etmedik mi?
Sözün özü yaşanan onca şeyden sonra bu aşk artık bizi iflah etmez, edemez…
Sadece öldürür…
Bilmem anlatabildim mi?

Nusret KEBAPÇI 

 
Toplam blog
: 207
: 398
Kayıt tarihi
: 07.07.06
 
 

Ben Ankara'da yaşayan kendi halinde okur yazar  bir öğretmenim...     ..