- Kategori
- Siyaset
Azınlık hakkı…
Aslına bakarsanız ulus devletlerde hiç kimse kendisini alt kimliklerle tanımlayamaz.
Tanımlamaya çalıştığı zaman ulus devlet içinde farklılaşma yaratmak olarak anlaşılır ki hemen gereken önlemler anında alınır
Ulus devlette insanları tanımlamak için sadece bir tane tarif yeterlidir.
Hani bizim anayasamızda “Türkiye cumhuriyetine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.” şeklinde bir tanım yapılıyor ya…
Bu aşağı yukarı tüm ulus devletlerde aynıdır…
Ulus devletlerde aslolan yurttaşlıktır yani vatandaşlık ve ulus devletlerde azınlık çoğunluk gibi yurttaşlar arasında herhangi bir ayırım yapılamayacağı gibi…
Din, dil, ırk, cinsiyet gibi ayrımlar da yapılamaz.
Herkes kanun önünde eşittir.
Bu tanımlama toplumda bulunan herkes için geçerlidir.
Dolayısıyla herkesin dini, dili, etnik kökeni, cinsiyeti ne olursa olsun öğrenim görmeden tutun, sağlık güvencesine kadar…
İş kurmadan…
Seçme seçilme hakkına kadar eşit hakları vardır…
Hem zaten ülkemizi en üst seviyelerde yönetmiş kişilerin etnik kökenlerine baktığımızda…
Ya da meclisin yapısına birazcık göz attığımızda bir çok etnik kökenden yurttaşın orada yer aldığı da rahatlıkla görülecektir.
Kaldı ki işin doğası budur.
Ve Türkiye cumhuriyeti ulus devlet olup çeşitli görevlere ya da siyasi makamlara insanlar getirilirken etnik ve dini kimliklerine bakılmaz…
Bunların neden mi söylüyorum…
Şunun için…
Suriye ‘de başlayan olayların sonucunda Devlet Başkanı Beşar ESAD ülkenin kuzeydoğusunda yaşayan Kürt azınlığa vatandaşlık hakkı tanıdı…
Hepinize garip geldi değil mi?
Çünkü bizde böyle bir konunun gündeme gelmesi hiç mümkün değil…
Her ne kadar devlet değil de, bizdeki Kürt yurttaşlarımızın bir kısmı özellikle de batılı büyük devletlerin Ortadoğu’daki politikalarına paralel olarak kendilerini azınlık olarak kabul ettirmek istiyorlarsa da, şu ana kadar gerçekleştirilememiştir.
İşte Suriye’de 1962 yılında yapılan nüfus sayımından sonra Kürtlerin vatandaşlık hakları elerinden alınıyor. Bunların bir kısmına turuncu bir kimlik verilirken bir kısmı ise tamamen kimliksiz bırakılıyor. 1962 yılındaki nüfus sayımından sonra özellikle kimliksiz olanların mal varlıklarına da el konuluyor
Ve aradan gecen yaklaşık 50 yıl sonra tekrar vatandaşlık hakkı gündeme geliyor.
İnsan haliyle merak ediyor…
Sadece Suriye değil bize insan hakları özgürlükleri konusunda maval okuyup sonra da haçlı düşüncesiyle Libya’ya bomba yağdıran ülkelerden Fransa’da herhangi bir azınlık kavramına yer var mı?
Fransa ülkesinde yaşayan herkesi Fransız kabul ediyor ve hiçbir şekilde farklılıkların öne çıkmasına izin vermiyor.
Ve Romanlar; sadece farklılıklarını korumaları nedeniyle Fransız kimliği için bir tehlike olarak görüldüklerinden dolayı sınır dışı edilmiyorlar mı?
Yine ABD; hani bize azınlık hakkı konusunda akıl veren ülkelerden biri…
Ve bu ülkede ilk devlet başkanı 1789 yılında seçiliyor ve bu güne kadar 44 tane başkan seçilmiş
Hani azınlık hakkı falan deniyor ya
Peki, bu 44 başkanın içinde kaç tanesi siyah?
Sadece sordum…
Hani demokrasi, insan hakları falan deniyor ya, onun için…
14–04–2011
Nusret KEBAPÇI