- Kategori
- Gündelik Yaşam
Bu kadar da olmaz demeyin, oluyor İnsan kardeşlerim, oluyor

"RESİM:İNTERNETTEN ALINTI"Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığı ile hareket eden yukarıda bahsi geçen ve geçmeyi hak ettiği halde henüz rastlaşmadığım yurdum insanına içimden neler söylemek geçiyor bir bilseniz lakin terbiyem izin vermiyor.
Üzerinde güneş ışığına maruz kalmasına dikkat çekilen pet su şişelerini kızgın güneş altında bırakan esnafa,
Şakır şakır yağan yağmurun yol kenarlarında biriktirdiği gölcüklerden son hızla geçen ve orta refüjde karşıya geçmek için bekleyen garibanı tepeden tırnağa çamurlu suyla yıkayan sürücülere, o gölcüklerin birikmesine neden olan alt yapısızlığa, direksiyon başına geçince kendisini arabanın içinde yayanın ise dışarıda şemsiyesi olmadığından ıslanmasını göre göre yol vermeyen insan kardeşlerime,
İçinde dondurmaların ve başka gıda maddelerinin bulunduğu buzdolabının sürgülü cam kapağının üzerinde bir kedinin iki seksen bir doksan pozisyonda yatmasına izin veren bakkala,
Bir ödül töreninde kendi ödülünü aldıktan sonra salonu terk eden diğer arkadaşlarının mutluluğunu paylaşmaktan kaçınan, törenin geri kalanını izlemeyenlere,
Salonda hiç kimse kalmadı, bu yüzden gösterimizi yapmayacağız, çok çalıştık, sahneye aç çıkıldığı için sabahtan beri açız diye onları izlemek için koltuklarını terk etmeyen izleyicilere gösterilerini sunmayan ve hiç hak etmedikleri halde serzenişte bulunan fakat bu serzenişi hak eden asıl kişilerin zaten salonda olmadıklarını ve kime tavır yaptıklarının farkında olmayan bir grup gence,
Otobüs kuyruğunda saatlerce beklediğin halde otobüs geldiğinde senin hakkına saygı göstermeyen, aradan sızan yüzsüzlere,
Otobüs durağına park ederek taksi-dolmuş için müşteri toplamaya çalışan, otobüsün geldiğini gördüğü halde aracını hareket ettirmeyen şoföre,
Ve dahası ön sıradaki yolcular otobüsün kapısına ulaşana kadar durakta çıkan karışıklığı fırsat bilerek kendilerini bir an önce otobüse atan arka taraftaki yolculara,
Ve daha, dahası asfalt çalışmasından dolayı yolu kapatan ama bunu duyurma gereği bile duymadan sizi saatlerce otobüs durağında bekleten, gitmeniz gereken yere geç bırakan, ben yaptım oldu mantığıyla hareket edenlere,
Müsveddesi yazıldığı halde bir yazıyı doğru dürüst hazırlayıp getiremeyen götürüp getirirken yorgun düşen, şefinin en az üç kez düzelttiği ama gördüğünü düzeltemeyecek derecede gözleri bozuk olan elemana,
Aracınızı park etme girişiminde bulunduğunuz yeri göre göre gelip sizden önce giren ve pişkin pişkin sırıtarak yanınızdan geçip gidenlere,
Hoş vakit geçirmek için evden çıkıp restorana gittiğinizde pencere önünde boş olan tek masaya oturmayı arzulamanız sonucu o masanın henüz temizlenmemiş olduğunu görerek temizlemesini söylediğinizde bir sürü boş masa oraya oturun direktifini veren, diğer garsonun masayı temizlemeye her yeltenişinde, şu masa çorba istiyor, bu masa kahve diyerek engel olan ve sizin ayakta masanın temizlenişini beklemenizi görmezden gelerek, sizin sinir katsayınızı artıran ve gününüzü berbat eden garsona,
Televizyonlarda profesörlerin kanser yapan şeyleri anlatması, kanser hastalığının hızla yayıldığı ama firmaların buna kulak asmaması, aynı koşullarda üretime devam etmesi ve dahası bu ürünlerin piyasa sürülmesine onay veren ilgililere,
Acele evrakın masasına gelmesini bekleyen müdür öfkesinden saçını başına yolmak üzereyken canı sıkıldığı için dışarıya sigara içmeye çıkan memura,
Pencerenin hemen önünde gürültü yapan çocukları hastası olduğunu söyleyerek daha sessiz olmaları konusunda uyaran ancak çocukların annelerine şikâyet etmeleri üzerine “sen bizim çocuğumuza karışamazsın.” diye zeytinyağı gibi üste çıkanlara,
Ve benzeri olaylar karşısında önce ben mantığından yola çıkarak başkalarının haklarına tecavüz eden, saygısızlığı meziyet edinmiş herkese,
Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığı ile hareket eden yukarıda bahsi geçen ve geçmeyi hak ettiği halde henüz rastlaşmadığım yurdum insanına içimden neler söylemek geçiyor bir bilseniz lakin terbiyem izin vermiyor.