Bu lokmayı yemek istemiyorum! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '08

 
Kategori
Güncel
 

Bu lokmayı yemek istemiyorum!

Bu lokmayı yemek istemiyorum!
 

Kaynak:Milliyet.com


"Yenilir gibi değil…
Yutulur gibi değil…” diye başlayan bir türkümsü şarkı vardır, her Hüseyin Üzmez tahliyesi ile ilgili bir haber okuduğumda bu şarkı geliyor aklıma, içgüdüsel bir şekilde Tv’yi açıp da karşımda canlı yayında o alaycı bakışlarını, o alan memnun veren memnun sana ne tarzı duruş ve konuşmalarına tanık oldukça bangır bangır bu şarkıyı çığırasım geliyor!

Ben bu lokmayı yutmak istemiyorum arkadaşlar!

Adam yaşlı, ne dediğini bilmiyor anlamında empati yapayım istedim, yok, mümkünü yok!

Adam pişkin!

Adam, bunak değil, elden ayaktan düşmüş değil, acıma içgüdüm az biraz bazı konuşmalarını haklı görmeye çalışıyor olsa da, yok, inadına sanki, adam iyi niyetimin üstüne üstüne vuruyor!

Yaşlılığına veriyorum yok herkes beni seviyor, sayıyor demelerini…

Bilmem nereye katıldım da teşekkür ettiler bana falan demelerini!

Eninde sonunda yetmiş altı yaşında bir adam!

Yaşama tutunmaya çalışıyor, kendini matah bir şey sanıyor, bazı çevrelerce de sandırılıyor!

Adamın bir dediğini diğeri tutmuyor, hani kaşı gözü oynamasa, bunaklık deyip geçeceğim, normaldir de hani, ama adam gözlerini patlatıp, tehditkar konuşuyor ya, demagoji yapıp, karşısındaki spikeri falan azarlamaya kalkışıyor ya…

İki gecedir tv izledim, ilkinde genç hanım spikere saldırılarına şahit oldum, ikinci gece beyefendi spikere karşı daha temkinli olduğunu… Maalesef!

Bunak değil, gayet aklı başında adam!

Kadınların zayıflıklarını hali hazırda iyi biliyor, küfür edemediklerini, dayak atmaya yeltenmeyeceklerini!

Bir çok ciddi konuşmalarını kadınların çoğunlukta olduğu ortamlarda yapanlar var, örneğe ne hacet, nedeni için de öyle!

Dayak atan kocalar, genelde hiçbir hemcinsleriyle kavgaya girmemiş kişilerdir, ağızlarındadır arkalarından edilen küfürler ve tehditler, güçleri kadınlara yeter ve diğer kişilerle hesaplaşmaya girme korkularını kadınlarını, kızlarını döverek bastırmaya çalışırlar!

Doğru konuşmayan insanların bir samimiyetsizlikleri vardır, lafı tersten anlarlar, anlarmış gibi yaparlar, bir havada kalan kelime bulduklarında, ki bulmaktır amaçları, eveleme geveleme yapmadan öyle bir atlarlar ki üstüne, karşısındaki insan donar kalır, bu nasıl bir mantıktır diye!

Bu donup kalmaları o kişiler öyle bir değerlendirirler ki amaçları doğrultusunda, bakın gördünüz mü derler, şunu dedim ama gıkı çıkamadı karşımdaki kişinin!

Oysa nutku tutulmuştur insanın!

Bu komiklik karşısında ne diyebilecek lafı vardır, ne mantığına sığmaktadır, hatta aynı çuvala girmek de istememektedir, yoksa düzeysizliği her birimiz eni konu becerebiliriz!

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, vergilerini düzenli ödemiş bir birey olarak, herhangi bir gruba üye olmadan şahsım adına konuşur, düşünür bir yetişkin olarak bu lokmayı yemek, yutmak istemiyorum!

Hiç kimse kusura bakmasın, bir gece önceki spiker hanım kızımıza yapılan tehditler de ortadadır, suçlu ve güçlü olmaya kalkışanları, destek verenleri kınıyor, kınamakla da kalmıyor, susmayalım, yutmayalım diyorum!

Kızım yok, oh başım rahat diyemiyorum, kusuruma bakmayın, sizin kızlarınız…

Bizim kızlarımız!

Yetmiş altı yaşında bir adam, yirmi dört yaşında karısı var, otuz altı yaşında sevgilisi ve sevgilisinin on dört yaşındaki kızı!

Namazında, niyazında bir adam!

Bir taraftan gençler parka gelip de, koklaşıyorlar diye aile parkı istiyoruz diye höyküren insanlar, ay ayol on beş yaşlara ne diye takılıyorsunuz, yetmiş altı yaşında çocuklarınıza göz dikenlere bir bakınız, yüreğiniz, cesaretiniz var ise!

Ve, lütfen sonrasında ağlamayınız!

Kandırılırken T.C. vatandaşlığına ters düşürülüp, regl olma zamanıdır evlenme yaşı denilip, Allah huzurunda evlendik işte denilip, sonrasında hak hukuk aramayınız, bilesiniz ki, hatta biliyorsunuz ki, ne yazarlar yazdı, ne filmler çevrildi bu konu üzerine, kendinizi hiç de özel zannetmeyiniz!

Öyle zannettiriyorlar, vallaha, bilesiniz!

“Yenilir gibi değil…

Yutulur gibi değil…”

Yer ve yutarsam, kimseye bir borcum yoktur ama, kız çocuklarına karşı başım eğik kalır, her ne kadar tecavüzü, yeltenmeyi ben yapmadıysam da!

Bunu yutarsak arkadaşlar, var ya, Ayşe’ler, Fatma’lar tecavüze uğrayacaklar ve adları farklı da olsa bu çocuklar sizin… Bizim… Köylülerin… Kentlilerin!

Hepimizin çocuğu olacaklar!

Şimdi susarsak, sonra çok ağlayabiliriz, lütfen, az biraz empati yapıp, tepkinizi gösteriniz!

Çocuğunuzun olgunlaşmamış memelerine yetmiş altı yaşındaki adamların dokunuşunu lütfen yüreğinizde hissediniz!

Çocuğunuz değildir namussuz olan, bunu da bilesiniz, çocuğunuzu kandırmaya kalkan beyindedir problem, lütfen, yok yere kızlarınıza kıymayınız!

Can almak da çözmez problemi, yanında olmanız gereken kişilerden uzakta olmanız yarar değil, zarardır!

Tecavüze uğrayan değil, uğratan utanmalıdır ve lütfen, yeriniz çocuklarınızın yanıdır!

Sizden olma, sizin kanınızı taşıyan çocuklar, masumiyetlerini hoyratça kandırmaca ile bozanların bedelini, o acıyı çekip, sizden korkusuna söyleyemeyip, acısına acı katan yavruların suçu ne?

Hüseyin Üzmez’ler nereden cesaret buluyor dersiniz, kızlar korkar, söylemez, söyleseler infaz edilirler, din, iman, babalar elde keklik, namus belası, hazırlar zaten inanmaya kızları fingirdedi!

Devam edin beyler, hali hazırda devam edebiliyorsanız ve korkutun kızlarınızı, nemalansın Ürkmez gibiler, nasıl bir sevgi ve koruma ise bu!

Devam edin! Sizin korkunuza yem olsunlar ibadet etmek üzere gönderdiğiniz yerlerde ve elbet korkularından söz etmesinler sizlere yaşadıklarını, inanmazsınız ki zaten, dini bütün adama nasıl iftira atarsın, dişi köpek kuyruk sallamadıktan sonra meselesi!

Yemeyeceğim, yutmayacağım!

Hüseyin Üzmez tehdit etti ya spiker kızımızı, okumaz elbet buraları, okursa yandaşları ve tehdit ederlerse, hepi topu bir canım var, kaç on dört yaşındaki kızlara yararım olacaksa, hepi topu yaşayacağım yıllar helal olsun gençlerimize!


Gülgün Karaoğlu
Ekim,30/08

 
Toplam blog
: 1269
: 1343
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..