- Kategori
- Siyaset
Bu siyaset değil

Son zamanlarda, Türkiyedeki siyasi kadrolar çok sık yanlış yapmaya başladılar. Sonuçlar ortaya çıktıkça ayni yanlışlıkları başka bir yanlışla düzeltmeye çalıştılar. Gelinen nokta ortada, artık gerek iktidar gerekse muhalefet yönünden hiç bir şey doğru gitmemeye başladı. Gittikçe yanlışlar büyüdü ve ülke geleceğini tehdit eder boyuta ulaştı. Bu arada yapılan iyi işlerde kaynayıp gitti. Hiç bir yerde gündeme gelmedi ve üzerinde durulmadı. En çok can yakanı ise bütün bunların ya iktidarı sürdürmek veya iktidara gelebilmek adına yapılmış olması. Siyasetin doğal dinamiği içerisinde bunları bir dereceye kadar anlamak mümkün ancak kontrolden çıkan olayların düzeltilmesi ise çok zor. Örnek mi istiyorsunuz işte size birkaç örnek:
İmralıdaki hükümlünün konumunun gereğiden fazla büyütülmesine fırsat verildi. Bu zat, işlediği suçlardan dolayı önce İdamla sonra alelacele değiştirilen bir yasayla müebbet ağır hapse mahkum edilmiştir. Hukuki, statüsü bellidir. Avukatları ile her görüşmesinde pkk nın silahlı kadrolarını yönlendiren açıklamalar yapması hangi yasanın neresinde yazmaktadır. Hakkındaki şikayetlerin ayyuka çıkması ve söylemleri nedeniyle hergün şehit verilmesi üzerine Hükümetten yapılan cılız açıklamada, AİHM de süregelen davaları için avukatları ile görüşmektedir dendi ve tabii buna kargalar bile güldü. Bu zat acilen hukuki statüsüne çekilmeli, bir terörist örgütün, öyle veya böyle yakalanan ve hüküm giyen kanat önderi olma konumundan çıkarılmalıdır. Buna karşı hiç kimse hiç birşey yapmıyorsa.Bu siyaset değil...
BDP, nin talepleri gittikçe ilginç hale gelmektedir. Anayasanın değiştirilemez maddelerinin dahi değiştirilmesini talep etmek, adı parti olan bu topluluğun, uyması gerekli Partiler yasasını hiç okumadığı veya okuyupta anlamadığı hatta belkide işine gelmediği, görüşünü kuvvetlendirmektedir. Bu durumda yapılacak işler bellidir ve yapılmalıdır. Hiç bir parti etnik temele dayalı siyaset yapamaz ve Anayasanın değiştirilemez maddelerinin değişmesini teklif dahi edemez. BDP parti yöneticileri bunu yaptığına göre ya açıkça dillendirdikleri istekler için pkk nın artan şiddetinin de desteği ile, ortamın uygun olduğu fikrine kapıldılar veya göze aldıkları başka şeyler var. Her ikiside gelecekteki seçimlerde daha fazla milletvekili çıkarmak için yapılıyorsa, bu siyaset değil...
Türk ekonomisi, makro göstergeler dikkate alındığında, finans krizi içerisinde boğuşan ülkelere oranla, oldukça iyi. Acıdırki bu konu, Başbakan tarafından sadece hepsini biz yaptık demek amacıyla kullanılıyor. Aslında bazı iyi şeyler yapıldı özellikle 2000 krizinde yapılan banka reformunun doğal sonuçları olan bu konuyu basit iç politika hesaplarına bağlamak hiç doğru değil. Son büyüme hızının 11.3% çıkması bile gene ayni amaçla kullanıldı. Neredeyse bir trilyon dolara ulaşan GSYİH ve benzer parametreler kimseye anlatılmadı. Sabit ve dar gelirli kesimlerin durumları hiç konuşulmadı. Vergiyi tabana yayacak reform paketinden kimse bahsetmedi. Bütün bunlar yakın gelecekteki seçimlerde iktidarı korumak için yapılıyorsa, bu siyaset değil
Türkiye son zamanlarda oldukça aktif bir dış politika izlemeye başladı. Komşularıyla sorun istemeyen, çevresinde yakın zamanda yangına dönüşecek olaylara diplomatik çözüm bulmaya çalışan pek çok ülkenin birazda hasetle baktığı bir ülke haline geldi. Örneğin, Ermenistanla imzalanan protokoller bir işi hem yapıp hemde yapmamanın güzel bir örneği idi. Benzer yorum Brezilya ile birlikte kotarılan İran anlaşması içinde yapılabilirdi. Bu türden konuların hiç açıkça anlatıldığını, kadrosunda pek çok hariciyeci olan CHP tarafından olumlu veya olumsuz bir yorum yapıldığını kimse duymadı. Yapılan iyi şeyleri hiç konuşmamak, iktidara gelmek için yapılıyorsa, bu siyaset değil.
Kürt meselesi artık çözüm gerektiren bir olaydır. Hükümet önce açılım denilen birşey başlattı, muhalefet geleneksel olarak karşı çıktı. Sonra adı değişti, demokratik açılım oldu sonrada başka birşey sonuçta Kandilden gelenlere yapılan abartılı karşılama sonucu unutuldu. Başlangıçta çok iyi başlayan ve olması gerekn bir adım olan bu girişim sadece bölgeden oy devşirmek amacı güdüyorsa, bu siyaset değil.
Şu anda yargılama sürecinin devam etmesi nedeniyle, üzerinde hiç yorum yapmadığım, tek satır bile yazmadığım dava, basının bir bölümü tarafından tam bir hesaplaşma haline getirildi. Hayatında gördükleri en yüksek yer çamlıca tepesi olan bazı köşe yazarları o bölge ve yaşananlar hakkında bilge kişilikleri ile yorumlar yapmaya başladı. Bu durum o bölgede hergün geri dönüp dönmeyeceğini bilmeden operasyona çıkan birliklerin moralini olumsuz etkiledi. Bu hiç dikkate alınmadı. Ne iktidarın nede muhalefetin bu konuya değidiğini hiç görmedim. Eğer bu bölgeden alacağı oyları arttırmak için yapılıyorsa, bu siyaset değil.
Terör olaylarının artması üzerine, birazda kamu oyunun baskısıyla, Parti liderlerinin konuyu görüşmeleri gündeme geldi. Başbakan Erdoğan ben davetimi yaparım dedi, muhalefet partileri bizi siyaret etsin diye israrcı oldular. Ve sonuçta şu ana kadar görüşme olmadı, Başbakan tatile gitti. Bütün bunlar partilerin birbirine mevzi kaybettirme savaşı ise, hergün başka bir gencin düştüğü olayın bu kadar ucuz hesaplara kurban edilmesi, siyaset değil.
Bu örnekler istediğiniz kadar arttırılabilir. Son olarak kocasının yanında kalmak ve elbirliği ile bozduğumuz moralini düzeltmek için ölen Pınar öğretmen için bir kaç cılız açıklamanın dışında hiç bir siyasi bir şey demiyorsa, bu da siyaset değil...