Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Aralık '07

 
Kategori
Sinema
 

Bukowski belgeseli: Born into This

Bukowski belgeseli: Born into This
 

Filmin afişi. imdb.


Künye: Bukowski: Born into This, John Dullaghan, 2003, 121’.


Filmi seyrettim. Belli yerlerinde ağladım, özellikle de sonunda. Gece uykumda uyanınca, film aklıma geldi. Sabah uyanınca, film aklıma geldi. İçimi rahatlattı. Kendimi bitmiş bir biyografi olarak tasarlayabildim. Filmde biyografik açıdan eksik bilgi vardı ama yalan yoktu.


Bu tempoyla 2 saat yerine, 4 saat sürebilirdi. O da, 4 saatta okunacak 400 sayfalık bir kitap ederdi. Zaten bir yaşam genelde daha çoğu etmiyor.


Yaşlı, alkolik, göbekli, ışığı gittikçe sönen bir moruk olarak, Bukowski gibi öykü ve şiiir yerine, eleştiri ve deneme yazıyor olmam çok tuhafıma gidiyor.


Onun tarihsel bilinci ve siyasal yanı hiç olmamış. Fark bu: Filmde ve metinlerinde ABD tarihçesiyle birebir örtüştürme hiç yok. Yanlışlıkla gerçekçi olmuş.


Yaşam sevişme ve içkiyle geçmiyor. Sonunda nefret ettiğin ve tekmelediğin kadına miras bırakabiliyorsun.


Serseri yanım, onun serseri yanıyla birebir örtüşüyor ama entellektüel yanım hiç uyuşmuyor. London’dan Steinbeck’e onun yazdığı gibi yazan çok ABD yazarı var. Fante’den de ders almamış. Hemingway’i ve/ya Fitzgerald’ı referans göstermesi, yeterince fecaat bir durum.


Yani, o aslında zengin olma, yani sınıf atlama düşü kuran bir fakirdi ama proleter değildi. Sınıf atladı da, çok geç de olsa. Yaşamımın son 20 yılında zengin olmak ne işe yarar ki? Yine aynı içkileri içti. Ben 55 yaşımda Chateaubriand mı içeceğim? Yoo, yine köpek öldüren içeceğim.


Çok iyi bir hayat bilgisi dersiydi.

 
Toplam blog
: 2216
: 514
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..