Buna uygun başlık bulamadım / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Haziran '11

 
Kategori
Anılar
 

Buna uygun başlık bulamadım

Buna uygun başlık bulamadım
 

Üniversite 1. sınıftaydık. Nilgün, ben, Sezgin, tenis kursuna yazılmıştık. Her hafta sonu olduğu gibi yine bir hafta sonu Nilgün'le çıktık yurttan tenis dersi için. Herşey güzel başlamıştı, Erkan hoca gelene kadar biz ısınmıştık. Sonra hocayla sırasıyla maç yapıyorduk. Sıra Nilgün'deydi ve ben yorulmuş, tel örgülere yaslanmıştım. Yaslanık biçimde yere çöktüm! Nilgün savaştan çıkmış gibi hocaya yenilmiş ve sıra bana gelmişti. İşte her şey ondan sonra oldu. Tam servis atacakken Nilgün'den " Gonca kaprin yırtılmış!" diye bir ses geldi. Hem de popo kısmından! Beyaz iç çamaşırım sırıtıyordu. Meğer tellere takılmış kapri, kalkarken de yırtılmış. Beni gülme tutmasın mı? Ne yapacağımı bilemedim :) oyunumu mu oynayım yoksa yırtığı mı kapatayım? Bir türlü atamadım servisi. Hoca da birşeyler olduğunu anlayıp yanımıza kadar geldi. Söyledik artık. Hem elimle yırtığı kapatıyorum hem de arkamı dönüp hocaya gösteriyorum :) "Neyse olur böyle şeyler, oynamaya devam edelim" dedi hoca. Ben öyle yırtık donla oynadım. Ders bitince de raket çantamı arka tarafıma getirip yırtığı saklaya saklaya yurda döndüm. Bu Nilgün'ün fikriydi. 

Üstelik ilk vukuatım değil bu. Ortaokuldayken de arkadaşlarla voleybol maçı yaparken eteğim düşmüştü. Öğle arasında ben tuvalete girmiştim ama eteğimin fermuarını çekip düğmesini ilklemeyi unutmuşum, öyle çekmişim üstüme :) Tam bana gelen topa vurmak için uazandım ki birşeyler bacaklarımdan kayıp düştü!! bir baktım aşağıya, benim etek yerde, kilotlu çorapla duruyorum. Anında geri çektim. Bahçede oynadığımız için de bunu herkes görmüştü. İşte o an çok utanmıştım. 

Neyse olur böyle şeyler :) 

 

 
Toplam blog
: 8
: 677
Kayıt tarihi
: 15.09.10
 
 

87 doğumlu, üniversite mezunu. Lüksü sevmez. Henüz ortaya çıkarmadığı sanatsal bir kişiliği vardı..