​ Bunu mu demek istediniz? / Kişisel Gelişim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Bunu mu demek istediniz?

Ne kadar çok şey bilirsen bil, anlatabildiğin karşıdakinin anlayabildiği kadardır. 

Hz. Mevlana 

Şöyle bir düşündüğümüzde bir gün içinde dahi ne kadar çok iletişim kazası yaşıyoruz değil mi? İşin kötüsü bu kazalar öyle büyük çapta oluyor ki yüreğimizden midemize doğru ince bir sızı halinde yayılıyor ve en sonunda tarifi mümkün olmayan kalp kırıklıklarına yol açıyor. Bazen ne söylediğimizi bilmediğimiz gibi bazen de ne söylediğimizi çok iyi bilip karşımızdakinin de bizim anlatmak istediğimizi tam anlamıyla anlamasını bekliyoruz. Anlamadığında ise karşıdakini suçluyor, beklentilerimiz karşılanmadığı için karşımızdakini düşman görüyor, ona kırılıyor, inciniyor hatta ilişkimizi zedeliyoruz. Bununla birlikte karşı tarafta bize öyle şeyler söylüyor ve tam anlamıyla anlatmak istediğini anlamamızı bekliyor ki olay iletişim durumu karmaşık haline dönüşüyor. Çünkü Mevlana’nın da dediği gibi anlatabildiğin karşıdakinin anlayabildiği kadardır. 

İletişim kazalarının çoğu karşımızdakinin bizim söylediklerimizi tam anlatmak istediğimiz gibi anladığından emin olmamızdan kaynaklanır. O kadar eminizdir ki karşı tarafa söylenilenler karşısında beklenilen cevabı vermediğinde ya da beklenilen davranışta bulunmadığında ise inciniriz ve belki de bu kaçınılmaz bir kavgaya dönüşür. Oysa herkesin bir kelimeden ne anladığı geçmiş deneyimlerine bağlıdır. Ve eğer biz yeterince açık olmaz ve karşımızdakinden de yeterince açık olmasını istemezsek sarf edilen her cümleyi o öyle demek istemese bile kendi deneyimlerimize göre yorumlarız. Örneğin rahat kelimesi size ne ifade ediyor? Benim için iç huzurunu ifade ediyor ama karşımdaki için plajda palmiyeler altında güneşlenmeyi ifade edebilir. Ve ben ‘rahat mısın diye sorduğumda ‘hayır değilim’ derse sizce kırılmalı mıyım? Oysa ben benim yanımda huzurlu musun diye sormak istemiştim o ise palmiyeler altında olmadığı için hayır dedi…Ne dersiniz sık sık iletişim kazası yaşayıp birbirimizi bu şekilde kırmıyor muyuz? 

Böyle durumlarda en iyi yöntem ‘Bunu mu demek istedin?’ ve ya ‘Ne demek istediğini biraz açabilir misin sorusunu sormaktır?’ Çoğunlukla eşimizle kavga eder ve arkadaşlarımıza ‘bana bunu dedi’ diye dert yanarız hatta arkadaşımız bizi uyardığında o kadar eminizdir ki ‘hayır kesin böyle demek istedi eminim’ deriz. Oysa belki de bambaşka bir şey demek istemiştir. 

Anlatılmak istenen bir şeyde kelimelerin fonksiyonu %7 iken beden dili %55 ses tonu ve söyleyiş biçimi %38’lik bir öneme sahiptir. Yani karşıdakinin ne söylediği değil nasıl ve hangi davranışla bunu söylediği daha önemlidir. 

Bu durumda karşınızdakinin size seviyorum demesine de inanmamalısınız sevmiyorum demesine de…Bu sizi biraz paronayak yapabilir. Sakın korkmayın davranışları ve söyleyiş biçimi elbette kendini ele verecektir. 

Bundan böyle değer verdiğiniz biriyle sertleşmeye başlayan bir tartışmaya girdiğinizde bu tatsız sohbeti ‘bunu yapmayalım’ diyerek sona erdirin. Karşınızdaki kişi kırıcı bir söz söylediğinde ya da sizin bunu yanlış anlamış olabileceğinizi varsaydığınızda ise ‘bunu demek istemediğini biliyorum.’ diyerek yolu kesin. Ve ne demek istediğini açmasını isteyin. 

Doğru yerlerde ve doğru zamanlarda kullanmaya başlayarak olası kavgaları önleyeceğiniz bunu mu demek istedin sorusu, kavgaya dönüşmeyen bir sohbetle kendimi şanslı hissediyorum cümlesine dönüşecektir. 

Sevgiyle kalın… 

 

 
Toplam blog
: 76
: 1085
Kayıt tarihi
: 28.11.10
 
 

İnci AKTAŞ 1984 yılında Bursa'da doğdu. Uludağ Üniversitesi İşletme bölümünden mezun oldu. İstanb..