- Kategori
- Kişisel Gelişim
İki Kültür arasında sıkışmak …
“Bir Yudum İnsan” adlı program rahmetli Suna Pekuysal’ı anlatırken bizi de adeta çocukluğumuza götürmüştü… O zamanlar Ayhan Işık’lı, Zeki Müren’li filmler vardı.. Bir döneme damgasını vuran… Sanki geri kalmışlıktan kurtulma çabamız sırasında modernleşmeyi hicveden, dürüstlüğü ve erdemi her şeyin üstünde tutan yaklaşımlar egemendi film konularında… Nur içinde yatsın Suna Pekuysal’ın bir filmdeki rolü, adeta bizi bize anlatıyor. Henüz makarnayı yeni görmüş bir genç dadı yemek yerken makarna yemeyi beceremez ve çaktırmadan cebinden çıkardığı makasla keserek makarna yemeyi başarır. Ne yazık ki, tıpkı bu roldeki görüntü gibi, iki kültür arasında sıkışmış bir Türkiye var…. Bu durum ne yazık ki halen devam ede gelmektedir.
Bunun muhtelif nedenleri var kuşkusuz. Bilgisizlik dışında temel neden hazımsızlık, dar görüşlülük ve topyekun toplumsal çıkarın gözetilmemesi...
Hatırlarsanız Konya’nın bir beldesindeki yurt binası çökmüştü. 18 yavrucak ölmüştü. Birisi oraya bir bina yapmış.. Fazla masraf olmasın diye, tasarruflu davranmış!.. yığma yapmış binayı, onun gibi kim bilir kaç binamız var… Örneğin İstanbul’a ne zaman geleceği belli olmayan “deprem” konusunda bile “bize bişi olmaz abi” anlayışı egemen değil mi!.. İstanbul’un yapılarının kaçta kaçı denetlenebildi ki… Ve, ormanlarımız yaz boyu ha bire yandı.. Neden çıkıyor yangınlar, niçin koruyamıyoruz ormanlarımızı… Bu varlıklar çocuklarımızdan bize emanet değil mi?...
Bacalarda filtre zorunluluğu olduğunu herkes biliyor, ama nasılsa birileri bunu göz ardı ediyor. Bunun için ille de polisiye tedbir gerekmez. Anlayış değişikliği gerekir. Bizim birbirimizi rahatsız etmeye hakkımız olmadığı anlayışı benimsenmeli, özümsenmelidir!...
Ve araç sürücülerine dikkat ediniz. Geçiş üstünlüğüne, birbirine ve yayaya saygılı davranan kaç sürücü var acaba! Kaza olduktan sonra, haklı ya da haksız olmanın hiç önemi kalmıyor ne yazık ki… Ateş sadece düştüğü yeri yakıyor, unutulmasın!
Bir ucundan tutup, iki kültür arasında sıkışmaktan arınmak gerek. Bunun yolu kurallara uymayı alışkanlık haline getirmek, başkalarına saygıyı gözetmekten geçer. Sahip olunan doğal varlıkların da kamunun olduğu ve dikkatli olunması gerektiği hatırdan çıkarılmamalıdır.
Yenilikleri ve refahı kısa sürede hazmedebilmeyi başarabilirsek, insana saygıyı hiç göz ardı etmezsek ve bilimsel yaklaşımları her aşamada egemen kılan ortam yaratabilirsek bu kısır döngüyü aşmak mümkün olacaktır…