​ Burcu Göker ve Eric Jenkins Ege ve Akdeniz'de / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Aralık '11

 
Kategori
Anılar
 

Burcu Göker ve Eric Jenkins Ege ve Akdeniz'de

Burcu Göker ve Eric Jenkins'in Ağustos 2005 deki Türkiye yolculuğunu anlatıyordum. Burcu, Eric ben ve babası bir sabah araba ile İstanbul'dan Bodrum'a doğru yola çıktık. Bu seyahatımizde ilk durağımız Bodrum'du. Bodrum Yalıkavak'ta Clup Flipperdaki devre mülkümüze gidiyorduk. Sabah çıktığımız yolculuk gülüş cümbüş devam ediyordu. Susukluk'ta kahvaltı, Ramiz Köftecisinde köfte derken akşam üzeri Yalıkavak'a vardık. Bize tahisis edilen eve yerleştikten sonra hemen sahile indik ve kendimizi denize attık. Yaşamı süresince Şikago'da soğuk denize giren Eric için Bodrum'un denizi harika gelmişti. Küçük çocuklar gibi denizde yüzen, eğlenen Burcu ile Eric'i görünce eşim ve ben de çok mutlu olduk. Bütün kış çok çalışmışlardı ve bu tatili en çok hak eden onlardı. Bodrum'da günler deniz, eğlence ile geçerken Burcu ile Eric bir gece Halikarnas Disco'ya bile gittiler.  Bir haftalık  Bodrum tatilnde  Gümüşlük,  Bodrum Kalesi, Türkbükü ve diğer görülecek yerleri gezdik. Geceleri Bodrum merkeze inip Bodrum'un gece eğlencesini  Burcu ve Eric'e gösterdik. Eric  Şikago'da daha önce hiç görmediği balıkları yiyerek yeni tatlar edindi. Bir gün Bodrum Yalıkavaktan kalkan ve civar koyları gezdiren bir tekne ile tur yaptık. Turda yabancı turistler vardı. Burcu ve Eric tur teknesinin üst katında güneşlenirken arkadaşlar edindiler ve çok güzel bir gün geçirdik. Bir sabah Bodrum'dan erkenden ayrıldık. Feribotla  Datça'ya geçecektik. Datça'da Palamutbük'ünde bir otelde kalacaktık.  Eric  Bodrum'dan sonra Datça'ya da hayran olmuştu. Bu tatil bugüne kadar yurt dışında okuduğu için ülkesini gerektiği kadar gezemeyen Burcu için de çok iyi olmuştu. Burcu da ülkesinde yeni yeni yerler görüyor ve bir yandan güneşlenip denize girerken bir yandan da ülkesi hakkında daha fazla bilgi sahibi oluyordu. Datça'da  üç günlük tatil sonunda Marmaris'e geçtik. Marmaris'te kaldığımız apart  sahile çok yakındı. Marmaris'teki günlerimizde tekne ile civar koylara gidip denize girerek , Selimiye  köyüne giderek gezdik, Tabii bu arada geçtiğimiz yerlerdeki tarihi ören yerlerini de geziyorduk. Marmaris'te Sedir adasında ilginç bir olay oldu. Sedir adasına gidip Klopatra'nın denize girdği yerleri Eric ve Burcu'ya göstermek istedik. Çocuklar içinde altın tozu varmış gibi parlayan kumlarda , denizde mutlu bir şekilde yüzerken, resim çektirirken Eric birden kendi dilinden konuşmalar duydu. Hemen irkilen Eric konuşan kişilerle  sohbete başladı. Kalabalık bir öğrenci grubu idi İngilizce konuşanlar. Konuşmalar sonunda Amerika'dan gelen öğrencilerin Wiskonsin eyaletinden geldiğini öğrendik. Eric kendisi ile aynı eyaletten gelen kişileri bu kadar uzaklarda görünce çok etkilendi. Onlar da Eric'i görünce şaşırdılar. Bu kadar uzaklarda karşılaşan bu insan grubu o günü mutlu bir şekilde olumlu Türkiye izlenimlerini anlatarak geçirdiler. Bu seyahatımizde gene çok dikkatimi çeken Efes antik kentinde Eric'in duyduğu hayranlıktı. Asırlar öncesinden gelen bu medeniyeti, daha o zamanlardan düşünülen şehircilik planlarını gören Eric ilk defa gördüğü bu tarihi eserleri büyük bir merakla inceliyor ve devamlı fotoğraf ve video çekerek ülkesinde ailesine anlatmak üzere sabitliyordu. Bu uzun ve hem eğlenceli hem de çok öğretici geçen yolculuğumuzun son durağı  dönüş yolunda Kuşadası idi. Kuşada'sında kaldığımız çok lüks otelin açık büfesini gören Eric mest olmuştu. Bu tatil süresince Türkiye'de tatmadığı Türk yemeği ve meyvesi kalmamıştı. Eric en çok Fethiye'de kaldığımız tatil köyünün bahçesindeki nar ağaçlarına ilgi gösterdi. Hayatında ilk defa nar meyvesini gören Eric bu güzel meyveye hayran oldu. Wiskonsin ve Amerika'nın bir çok yerinde nar meyvesi bilinmiyor .

Bu seyahatimizden dönüşte Eric ve Burcu'yu İstanbul'dan  Amerika'ya yolcu ettik. 2005 eylül ayında Amerika'ya Lawrence'deki eğitimlerine dönen Burcu  Göker ve Eric Jenkins'i gene yoğun bir ders yılı bekliyordu. Ama Türkiye'de çok iyi dinlenmişler, enerji toplamışlardı. Şimdi çalışma zamanıydı.

 
Toplam blog
: 826
: 1068
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..