Bütün kadınları sevecek kadar büyük bir kalbim birini öpecek kadar küçük bir dudağım var / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '07

 
Kategori
İlişkiler
 

Bütün kadınları sevecek kadar büyük bir kalbim birini öpecek kadar küçük bir dudağım var

Bütün kadınları sevecek kadar büyük bir kalbim birini öpecek kadar küçük bir dudağım var
 

Başlığa bakıp da çok çapkın biri olduğumu düşünmeyin. Ben de pek çok insan gibi tek eşliliğe inanıyorum;ama birçoğumuzun birileri tarafından beğenildiğinde kendini mutlu hissettiğini de biliyorum. Birine derin bir aşkla bağlı olan insanların bile aşk tanrısı Eros'un oklarına maruz kaldığında bu oklardan kaçmak yerine yaralanma pahasına da olsa sonucu merakla beklediklerini gördüm.

Beğenilme duygusu insanda öyle bir yere sahiptir ki toplumca baştacı edilmiş ünlüler bile bu duyguya doymazlar. Denizin küçük bir ırmağın suyuna muhtaç olması gibidir bu. Küçük bir ırmak denizi taşırmaz; ama o ırmaklar da olmasa denizler kurur galiba. İşte size bu duruma ilişkin birkaç manzara:

Semih yakışıklı, zengin, genç bir yöneticidir; iki yıldan beri Ayşe'yle çıkmaktadır. Ayşe ise güzel, ağırbaşlı genç bir öğretmendir. İkisi de toplumda kabul gören insanlardır. İlişkileri adım adım evliliğe doğru gitmektedir. Ayşe Öğretmen bazı akşamlar Semih Bey'in iş çıkışlarına gitmektedir. Her şey mükemmeldir. Bir gün Semih Bey'in işyerinde yeni bir mühendis işbaşı yapar. Leyla Hanım bakımlı, kültürlü, evde kalmış bir kızdır. Edebiyatla uğraşmakta, ağzından bal damlamaktadır. Semih Bey'e göz koymasa da onunla ilgilenmektedir. Yemeklerde çay sohbetlerinde ona iltifat etmekte, Ayşe'nin gelmediği akşamlarda Semih Bey'le yüz metrecik yürümeyi başarmaktadır. Semih Bey bu ilginin art niyet taşıyıp taşımadığını anlamaya bile çalışmamakta, sadece Leyla Hanım'ın hoş sözlerinin büyüsüne kapılmaktadır. Semih Bey herhangi bir aldatma fantezisi bile kurmadığı halde çevrenin dedikodularını görmezlikten gelmektedir. Daha fazla uzatmayayım. Tahmin edeceğiniz üzere bu arkadaşlık hiç de kıskanç biri olmayan Leyla Hanım'ı çileden çıkaracak ve büyük bir kavga kopacaktır. Henüz evliliğin alışkanlığa ve bıkkınlığa dönüşmediği günleri bile yaşamayan Semih Bey'i buna iten sebep nedir? Cevabını başta söylemiştim.

Nilay ve Kenan aynı üniversitede, aynı sınıfta okuyan iki genç sevgilidir. Nilay yurtta, Kenan evde kalmaktadır. İkisi de evlerinden uzakta okullarını bitirme telaşındadır. Bütün günleri birlikte geçmektedir; her an diz dize el eledirler. Onlar da benim gibi Semih ve Leyla gibi tek eşliliğe inanmaktadır. Üç yıllık ilişkilerinde hiçbir kötü olay yaşamamışlardır. Nilay amatörce fotoğraflar çekmekte, bunları bazı sitelerde yayınlamaktadır. Fotoğrafçılık kulübündeki Hasan da Nilay'ın çektiği fotoğraflara hayrandır hatta onun çektiği fotoğraflara blog yazmaktadır. Bu ilgi Nilay'ın çok hoşuna gitmektedir. Lakin Hasan'ın niyeti farklıdır: Hasan Nilay'ı daha çok mutlu edeceğini söylemiştir ona. Nilay bunu sevgilisinden gizlemiştir; çünkü onun Hasan'la birlikte olmak gibi bir derdi yoktur. "Ne olacak canım!" deyip geçiştirmiştir durumu. Olaylar nasıl gelişti dersiniz? Bıçkın bir delikanlı olan Hasan- bir blog yazarı olsa da- yaşadığı aşkı uluorta anlatınca Kenan onunla konuşmaya çalışmış, Hasan da Kenan'a: "Sen sevgiline sahip çık; o kuyruk sallamasa benim ne işim olabilir?" türünden klasik cevabı yapıştırmıştır. Nilay niçin böyle yapmıştır? Cevabını biliyorsunuz.

Anlattığım iki hikayede de tek eşli insanlar vardı; bir de aldatmayı bir meziyet sanan, başarı addeden kahramanlarımız var ki onları anlatmaya benim kalemim yetmez; zaten romancılarımız anlatıyor. Çoğumuz yukarıda anlattığımız olaylara benzer şeyler yaşamışızdır. İşte ben bu küçük kaçamakları- kaçamak denirse tabii bunlara- yaşayan arkadaşlara kendilerini savunmaları için şu cümleyi öneriyorum: Benim bütün kadınları(erkekleri) sevecek kadar büyük bir kalbim, birini öpecek kadar küçük bir dudağım var. Belki bu söz affedilmelerini sağlar.

Bazı arkadaşlar bunda bir iki yüzlülük olduğunu söyleyebilir; bu da tartışılabilir tabii ki...


 
Toplam blog
: 114
: 1620
Kayıt tarihi
: 01.08.07
 
 

1964'te Ankara'da doğdum. Meslek lisesinin elektrik bölümünü bitirip fabrikada ve şantiyede çalıştım..