- Kategori
- Deneme
Büyük efendimiz

" Gel, Gel ne olursan ol yine gel
Kafirde olsan, hoşgörülü de olsan, puta da tapsan, gel!
Bizim bu dergahımız ümitsizlik dergahı değildir,
Yüz defa tövbeni bozmuş olsan da yine gel'..."
Gönüllere bu dizelerle hitap eden Hz.Mevlana biz aklın tasavvurla iradenin fethettiği bir aleme yükseltiyor. Kendi dar benliğimizden çıkararak bir büyük alem yapıyor. İnsanı ruh aleminin serdarı yapıyor.
O bizi insani olan varlığımızın da üstüne yükseltiyor. Sonu olan dünyamızdan, sanki bir hamle ile, sonsuzluğa ulaştırıyor. Parça iken bütün yapıyor, fani iken ebedi kılıyor. Onun varlığıyla, yolcu iken yol, damla iken derya oluyoruz.
Düşünsenize insanı insan olduğu için sevmek hangi dine, ırka veya zümreye ait olursa olsun sevmek bu kadar zorken Mevlana ne demeye çalışıyor dersiniz? Dünyadan çıkalım, ortak gerçeğin sınırlarından aşarak yeni varlık alanları keşfedelim diyor. Neden? Ortak gerçeğin alanını genişletmek, insanların dünyasını daha güzel, daha zengin kılmak için. Bunu Mevlana mesnevisinde şöyle dile getiriyor :
" Barış dalgaları koparır, gönüllerden kinleri yok eder,
Bunun aksine savaş dalgaları kapar, sevgileri alt üst eder.
Sevgi acıları tatlıya çeker tatlılaştırır. Çünkü sevgilerin aslı doğru yola götürmektir. "
Tam sevgi, gayesine ulaşmış sevgi, sonsuzluğun sevgisidir. Bu sevgi vücutta geçer, bedenden taşar, fani varlıktan kaçar. Ruhu derinlerine doğru kazıyarak orada gaye olarak yine kendini arar. Bundandır ki aşk adeta Mevlana'nın dilinde anlam kazandı. Aşk onun gönlünde saklı bir kutu içindeydi. Şu ifadenin güzelliğine bakar mısınız :
" Sevgiden tortulu sular durulur, berraklaşır.
Sevgiyle ölü diriltilir, sevgiyle padişahlar köle yapılır. "
Özgür olmanın yolu olarak; dünya malına, mülküne bağlılıktan kurtulmayı, kanaat sahibi olmayı ve ihtirası terk etmesini gösterir. İnsanın üstün yönünün akıl, bilgi ve cömertlik sayesinde ortaya çıktığını Kur'an ve sünnetten deliller göstererek anlatır. ' Ruh, ilim ve akılla dosttur. Köpek dahi ilim öğrenince sapıklıktan kurtulur, ormanlarda helal av avlanır "der Mevlana.
Böylesine müthiş bir kişiliği kaybettik belki ama; hala onun sevgisinde de kopabilmiş değiliz. Onu özlemle andığımız günlerden birinde yine kendi dizeleriyle veda edelim :
" Öldüğümde beni hoşça anacaksın,
Niçin ölü severiz de diriye düşmanız.
Madem ki ölümden sonra barış yapacaksın
Niçin ömür boyu senin üzüntünle sıkıntı içindeyiz.
Şimdi öldüğümü kabul et, barış yap, anlaş.
Çünkü biz barışta ölüler gibiyiz. "