- Kategori
- Uzay
Büyük göç ne zaman?

Sanayi devrimi kalabalık aileyi çekirdek haline getirdi, bilgi devrimi çekirdek aileyi parçaladı, daha sonrası ne olacak. Şu anda aile var ama, birbirleri ile konuşmayan, bir masa etrafında toplanmayan, ayrı odalarda televizyon seyredip, bilgisayar başında zaman geçiren insanlardan oluşan bir ile var. Daha sonraki küçülmenin şekli ne olacak? Böyle giderse bugünkü şikayet ettiğimiz aile şeklini de bulamayacağız. Aile de kalmayacak. Sperm bankalarından alınan spermler ile doğdurulan çocukların babasız dünyası oluşmaya başlıyor.
Böyle bir aşamanın neler getirdiğini gördükten sonra, son aşamaya geleceğiz, sperm ve yumurta bankalarından temin edilen sperme ve yumurtaların birleştirildiği tüplerde oluşturulup geliştirilen ana babasız çocuklar ve onların oluşturacağı topluluklar dönemi başlayacak gibi görünüyor.
Ana ve baba kavramları olmayan bir dünya, sözlüklerde bu kelimeler yok. Bir büyük bahçe diyelim ki “insanat bahçesi” ve bir takım bahçıvanlar tüpleri dolduran, temizleyen zamanı geldiğini hasat eden bahçıvanlar.
Bu tür bir yaşama şekli için hazırlıklar uzayda çiftleşmenin mümkün olmadığı görüldükten hemen sonra başladı. Dünyayı kirleten ve yaşanmaz hale getiren insanoğlu bu dünyadan kaçarak başka dünyalara yerleşmek için yaptığı çalışmalardan biriydi tüp bebek olayı büyük bir ihtimalle. Her ne kadar şimdilik tüp bebeklerin gelişmesi ve büyümesi için ana rahmine ihtiyaç olsa da, ilerde bu ihtiyacın kalkması da olasıdır.
ABD ve Rusya uzayda büyük bir araştırma laboratuarı inşa ettiler, yakındır bir büyük uzay gemisi inşası. Bu gemi nükleer yakıtla çalışacağı için uzun yıllar yolculuk edebilir halde olacaktır. Uzayda sürtünme de olmadığı için neredeyse yakıt bile kullanmadan sonsuza kadar seyahat mümkün olacaktır. Önemli olan bu gemide hayatın devamının sağlanması. Çiftleşme mümkün olsaydı bu sorun olmayacaktı, belki ana babasız çocuklardan söz etmeyecektik, çiftleşme mümkün olmayınca, tüplerde üretilen insanlarla bu geminin seyahatinin sağlanması olanaklı olacaktır.
Uzay gemisinin yiyecek üretimi de, şimdiki seralarda sebze meyve üretimi gibi olacaktır, nükleer güçle sağlanan suni güneş ile gereken sıcaklık ve fotosentez oluşturulacaktır.
Bu imkanlarla donatılmış uzay gemisinin büyüklüğü bir kentin ya da beldenin büyüklüğünde olmalıdır. Bu nedenle gemiyi dünyada imal edip fırlatmak hemen hemen mümkün değildir. O nedenle bu geminin parçaları dünyada yapılacak montajı ise uzayda olacaktır.
İnsanlık yeni bir Nuh’un gemisini belki elli belki yüz yıl sonra yeniden inşa etmiş olacaktır. Dünya ise az gelişmiş ülkelerin insanlarına kalacaktır veya süper beyinler gemiyle dünyayı terk edecek, buralarda ise diğerleri yaşamlarını sürdürmeye çalışacaktır.
Gidenlerin yeni bir gökadada yaşam formu bulup yerleşip bizlere haber vermeleri de mümkün olmayacaktır. Yani biz onlara ne olduğunu, onlar ise bize ne olduğunu bilmeyeceklerdir.
Böyle bir gemiye binmek ister miydiniz?
Ben şahsen seyahati severim, ama dostlarıma geri döndüğümde bir şeyler anlatabileceğim seyahatleri severim, böylesine geri dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkmak ölümden farksızmış gibi geliyor şu anda. Ama yaşanması mümkün olmayan bir dünya olursa ne yaparım onu bilmiyorum.
Güzelim dünyayı teknoloji çöplüğü haline getirip, para kazanma uğruna, malik olma uğruna ve aşırı merak uğruna bu hale getirmek hak mı? Desem, diyeceksiniz ki bilim falan. Bilimin kötüye değil iyiye kullanılması için çaba göstersek. O da mülkiyet yüzünden imkansız.
Ne yapalım insanlığın, insanlığı yemesine seyirci kalacağız.
Öyle mi?
Aşağıdaki haber giderek kurtulmaya da hakkımız olmadığını gösteriyor
“Bakan Çubukçu'dan itiraf!
Çubukçu: Cinsel istismara uğramış, madde bağımlısı çocuklarının sayısı arttı.”
Bunlar analı babalı çocuklar, sahip çıkamadığımız.