- Kategori
- Siyaset
Büyüklere masallar...

Bir varmış bir yokmuş. Küçüklere kağıt helva, büyüklere masallar. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir ülke varmış. Bu ülkede, herkes çalışıp didinip ülkesine faydalı olmak için bir şeyler üretirmiş. Okullarda, yerli malı haftası uygulanır ve bunun güzelliğinden bahsedilirmiş. Hatta bütün dünyada, kendi kendine yetebilen sayılı ülkelerden biriymiş. Zamanla, nüfus artmış ve çok zeki insanlar ortaya çıkmış. Hatta, bazıları o kadar zekiymiş ki, çaktırmadan devlet için üretilen malları ufak ufak almaya başlamış. İşsizlik, enflasyon, terörizm almış başını yürümüş. Hatta, haber kaynaklarına yayın yasağı getirerek, vatandaşın olan bitenden haberi olmamasını sağlamış. Bu durum ayyuka çıkmış, öyle ki :
Siz hiç bir ülkede kendi iktidarının çıkardığı vergi affından yararlanmış olan bir kişinin, ülke büyüklüğünde bir megapolü yönetmeye bu kadar rahatlıkla aday olabileceğini düşünebiliyor musunuz?
Siz hiç, hükümetin başının ve bakanlarının kendi çoğunlukları ile çıkardıkları vergi affı ile köşe olmaları halinde, günlerce gazete manşetlerinde dolaşmayacağını düşünebiliyor musunuz?
Siz hiç, maliye bakanın kızının dört bin ton çekirdek ithal ettikten sonra, gümrük tarifelerini değiştirerek kızına haksız kazanç sağlaması üzerine, kendisine sorulan sorular üzerine ‘kızım bunları devekuşlarına yem olarak aldı’ diyerek, bütün bir ülkeyi kaz durumuna sokmaya cesaret edebileceğini düşünebiliyor musunuz?
Siz hiç bir ülkede, ülke başkanının renkli asitli içecek dağıtıcılığı yaptığını ve bu durumu ‘ne yapalım maaşımla geçinemiyorum’ diyerek tüccar başkanlar dönemini meşrulaştırmaya kalkışabileceğini düşünebiliyor musunuz?
Siz hiç bir ülkede, herhangi bir bakanın eşinin kendi ülkesinden, uluslararası mahkemelerde davacı olduğunu ve davada savunma görevini yasa gereği yerine getirecek olan bakan’ın ülkesinin ek savunmasını geri çektirebildiğini düşünebilir misiniz? Bakan eşinin kaybedeceğini anlayınca, davasını geri çekerken, ''Bunu kocam için yapıyorum'' diyerek, toplumu angut yerine koyup da, tepki görmeyeceğini aklınıza getirebilir misiniz ?
Siz hiç bir ülkede, meslek liselerinin önünü açıyorum diye çağdaş eğitimin önünü tıkayıp, dinsel eğitimi onun yerine ikame etmek isteyenlerin, uyum reformların gerçekleştiriyoruz diye iç ve dış kamuoyunun önüne çıktığını düşünebilir misiniz?
Siz hiç bir ülkede, türban söz konusu olunca, inanç özgürlüğünden söz edip de, bir memurun, ''Bıyıklarının bırakılış şekli bir ideolojiyi çağrıştırıyor'' diyerek, derece tenzili ile bir başka göreve gönderildiğini, bunun da bir gazetede küçük bir haber ile başka bir gazetede birkaç yorumun dışında hiçbir tepkiyle karşılanmadığını düşünebilir misiniz ?
Siz hiçbir başkanın ziyaret ettiği ülkede okuyan çocukları için ’benim ülkemde başörtüyle okuyamadılar o yüzden çocuklarım Amerika’da okuyor. Burada özgürlük var ama ülkemde yok’ diyebileceğini düşünebilir misiniz ?
Dedik ya, masal işte, büyüklere masal…..
<ı style="mso-bidi-font-style: normal">Efendiler, sırası gelmişken aziz milletime sunu tavsiye ederim’ ki bağrında yetiştirerek başının üzerine çıkaracağı adamların kanındaki öz cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an bile geri kalmasın “ı>
<ı style="mso-bidi-font-style: normal">Gazi Mustafa Kemal Atatürkı>