- Kategori
- Mizah
Büyüklere Masallar (1.Bölüm)

Dünyanın en güzel masalı olabilirdi aşağıdaki satırlar.
Olmadı başaramadık.
Artık bu ülke Can Baba'nın "Bana bir varmış de bir yokmuş deme içime dokunuyor" deyiminin birebir yaşandığı bir ülke durumuna geldi.
Bir zamanlar var olan ve bizi biz yapan değerlerimiz, geleneklerimiz, hoşgörülerimiz, iyi niyetlerimiz birer birer yok oluyor.
"Bir zamanlar bir varmış artık hiç yokmuş" diyerek başlayalım masalımıza...
---
Masalımız üç tarafı denizlerle çevrili, bereketli toprakların ve değerli madenlerin bol olduğu bir ülkede geçmektedir. İçinde bulunduğu stratejik konum bu ülkeyi ve bölgeyi oldukça çekici kılıyordu. Ancak hemen her güç odağı "Arslan Payı"nın "Büyük Efendi"ye ait olduğunu biliyordu.
"Büyük Efendi" okyanus ötesinde yaşıyordu. Kendini dünyanın jandarması ilan etmiş çıkarına ters düşen her ülkeye, her harekete tarzınca ayar çekiyordu. Yeri ve zamanı geldiğinde "duvar üzerinde taş omuz üzerinde baş" bırakmıyor, ortalığı kan gölüne çeviriveriyordu.
Ancak gaddarlıkta sınır tanımayan Büyük Efendi -nedendir bilinmez- ülkemizi çok sever o mübarek elini burada yaşayanların ensesinden –asla- eksik etmez, demokrasimiz teklediğinde anında yenisini ihraç ederdi. 12 Eylül veya 28 Şubat gibi demokrasinin muayyen dönemlerinde -düzenin balans ayarını yapar- sevgi dolu hamlelerle İnsanlarımızı okşar, korur ve gözetirdi
Okyanus ötesindeki Büyük Efendi severdi bizi sevmesine de Milli Görüş Uzmanı ve Kadayıf Ustası Hoca'dan hiç hazzetmez onu hiç sevmezdi. Nasıl oldu ise bir gün Hoca da bir anda paket edildi. Kadayıf tepsisine bakıldığında altının kızardığı görüldü.
Sürecek...