Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '09

 
Kategori
Sinema
 

Çağan Irmak'tan Karanlıktakiler

Çağan Irmak'tan Karanlıktakiler
 

Bu yıl Türk sinemasının kendini aşmasıyla beraber çekilen ve vizyona giren film sayısı 70’i bulacakmış. Sinema otoriteleri basın kuruluşlarında yer alan “Türk sineması çığır açtı” gibi söylemlerin aksine bu kadar fazla film yapılmasının iyi değil kötü olduğunu vurguluyorlar.

Özellikle birçok filmin daha ilk haftalarında gişeden boynu eğik olarak çıkması bu olguyu doğruluyor. Büyük emek ve ücretlerle hayata geçirilen film projelerinin birer balon gibi gişede sönmesi hiç kuşkusuz Türk sinemasının geleceğine yönelik vurulan bir darbe olacak.

Karanlıktakiler

Türk sinemasının son yıllarda iyiden iyiye kendini gösteren yönetmenlerinden olan Çağan Irmak’ın son yapımı Karanlıktakiler’i onca yapım arasından seçerek sinemada izleme fırsatı buldum.

Birçok kişi sinemeya gittiğimi duyduğumda “Nefes’i mi izledin?” diye sorsa da ben Karanlıktakiler’e gittiğimi vurguladım.

Karanlıktakiler daha önce gişede tavan yapma başarısını Babam ve Oğlum, Issız Adam gibi filmlerle yakalamış olan Çağan Irmak’ın ustalık filmlerinden biri olarak sayılabilir.

Ancak ustalık filmi deyince akla gişede başarı göstermeyen fakat gittiği her festivalde ödül toplayan film akla gelebilir.

Nuri Bilge Ceylan’ın kaç tane filmi gişede başarılı oldu? Keza Zeki Demirkubuz’u sinemayı takip edenler dışında bilen çok azdır.

Çağan Irmak Karanlıktakiler’i yaparken ne düşündü bilmiyorum ama bana göre gişeyi hedeflemedi. Eğer hedeflemiş olsaydı cins olarak Zeki Demirkubuz tarzına yakın böyle bir film çekmezdi. Halkın beklentilerine uygun bir klişe ile parayı kaldırır rahatlardı. Recep İvedik’in yüksek gişe başarısı göstermesinin izahı da bu değil mi zaten?

Çok düşük bir tempoda, çok fazla söz yerine daha çok mimik, ses ve hareketlerle ilerleyen Karanlıktakiler oyuncularının başarısı ile filmi hissettiriyor.

Özellikle başrolde anne olarak görev alan Meral Çetinkaya rolünün hakkını veriyor. Oğlu Egemen (Erdem Akakçe) ve patronu Umay Hanım (Derya Alabora) filmin hemen hemen her sahnesinde karşımıza çıkıyor. Fazla yardımcı oyuncu olmadan, durağan bir şekilde ilerleyen film bilindik Çağan Irmak filmlerinin aksine çok daha farklı bir anlayışla çekilmiş.

Filmin Özeti

Filmin genel anlatımına baktığımızda: “Egemen 30’lu yaşlarını aşmış, bir reklam ajansında ofis boy olarak çalışan ve ilerleyen yaşına rağmen annesi Gülseren ile aynı evde yaşamak zorunda olan genç bir adamdır. Annesinin zihinsel kararmalarıyla geçen bir hayat Egemen için, evlerinin içine gizlenmiş, belki de sadece onlar için hazırlanmış ufak bir cehennem gibidir.

Gülseren içinse hayattaki tek varoluş nedenidir Egemen. Gerisi kâbus, sakinleştiriciler, bitmeyen bir huzursuzluk ve tedirgin bir ruhtur. Gençliğinde yaşadığı travmaların etkisiyle kendini ev yaşamına hapsetmiş ve hayatla bağlarını koparmıştır. Yanında olmasını istediği tek kişi Egemen’dir. Oğlunu ondan ayıracak olan herhangi bir düşünce bile onu ciddi bir çılgınlık nöbetine girmesi için yeterlidir.

Egemen’in tüm hayatını geçirdiği bu cehennemden uzaklaşarak, normal bir hayata yaklaştığı tek yerse, çalıştığı reklam şirketidir. İşi sayesinde dış hayatla bir bağ kurmak az da olsa annesinin karanlık dünyasından uzaklaştırır Egemen’i. Öte yandan patronu Umay’a duyduğu ilgi annesi Gülseren’in krizlerini tetiklemektedir.”

Özet olarak Karanlıktakiler alışık olmadığınız sahneleriyle sizi zaman zaman korkutsa da bir izleyin, farklı bir Çağan Irmak görün derim…

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU

Abtokmakoglu@gmail.com

Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır

 
Toplam blog
: 430
: 2186
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..