​ Cahillik mi Ahlaksızlık mı? / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '19

 
Kategori
Güncel
 

Cahillik mi Ahlaksızlık mı?

Cahillik ile Ahlaksızlığın Karıştırılması

Her insan cahildir. Nasıl mı eğer cahilden maksat bilmeyen ise; bu utanılacak bir şey değildir. Bir kimya profesörü arabalar hakkında merakı olmadığından arabalar konusunda cahil olabilir. İlkokul dahi okumamış bir insan okuma yazma bilmiyordur ancak son derece iyi bir marangoz veya tamirci, çiftçi olabilir.

Matematik konusunda tarihçi cahil, tarih konusunda da fizikçi cahil olabilir. Buna mukabil bir araştırma meraklısı bir ilkokul mezunu tarih hakkında kişisel merakı nedeniyle çok şeyler öğrenmiş olabilir.

Tıp alanında yetenekli bir cerrah alanı dışında uzman olması beklenmez, aynı şekilde bu durum uzmanlık gerektiren hemen her konuda aynıdır.

Diğer yandan kimsenin aldığı eğitimin diğerlerinin kullanımına ve hizmetine açmadığı sürece, paylaşmadığı sürece diğerine direk bir faydası yok, bedel veya hizmet takası karşılığında bir alışveriş söz konusu olup birbirini tamamlayıcı niteliktedir.

Herkes et yer, koyun güderken bunu çobandan bir profesör daha iyi yapamaz, yine bir balıkçı ise denize açılır ve denizde balığı en iyi şekilde yakalayıp getirir ve diğerlerinin hizmetine sunar.

Zamanla nasıl değer yargıları, zenginlik anlayışları moda değişiyorsa gelecekte de değişecektir. Nasıl ki günümüzde deniz kenarında güneşlenmek bir yaz tatili aktivitesi olmuşsa, bundan elli altmış yıl önce deniz kenarları daha fazla sivrisinek barındırdığı, klima, buzdolabı olmadığı için söz konusu bölgelerde pişen her yemek anında bozuluyor, hastalıklar artıyor, insanlar çile çekmemek için özellikle zenginleri yazları daha yüksekte olan yaylalarına akın ediyorlardı.

Buzdolabı ve klimayı hayatınızdan çıkardığınızı düşünün Antalya’nın Temmuz, Ağustos ayında ne cazibesi olabilir ki?

Toplumda cahil ve okumuşlar arasında bir kaygı ve birbirlerine karşı önyargı olduğu doğrudur. Gerçekler ise nedir?

İnsanlar kabul edilir ki duygusal ve bilişsel daha birçok veriyi ve karar mekanizmasını kullanarak karar verirler. Ürettikleri her neyse o ürünün ederine göre değer görürler. Bir konuda az kişide uzman varsa arz talebe göre o insan çok takdir görürken aslında takdir gören şey talep edilen hizmetidir.

Sizin çilingir çağırmak zorunda kaldığınız kapalı kapıları on saniye zarfında açan bir dakika evinizi soyan hırsız cahil mi?

Trafikte sizi sıkıştıran ve altında beş yüz bin liralık arabaya binen pişkin suratlı adam mı cahil?

Elmaların iyilerini öne, kötülerini arkaya dizen siz elma istediğinizde size kötüleri veren adam mı cahil?

Daha birçok örnek verilebilir ama diğer yandan çöp kutusunun yanında sözüm ona sigara içip rujlu sigarasını yere atarak giden son derece modern giyimli kadın mı eğitimli?

Peki, kişinin bilgisinin toplumsal yararının derecesini kim belirliyor? Doktor var, can kurtarıyor, doktor var organ mafyası lideri. O halde burada bilgi ve yeteneklerin yetiştiği toplumun çıkarları için, karşılıklı kabul edilebilir anlaşmalar çerçevesinde kullanılması gerekir.

İnsanlar kavramlarla düşünürler. Bu anlamını bildiği cümle içinde kullanabileceği ve ayrıca da anlamını tam olarak özümsediği kelime sayısı ile orantılı düşünce ve hayal gücü olması demektir. Liseye kadar yüz bin kelime öğrenen biri, on bin kelime bilen birinin analiz yeteneği bir değildir. Ancak çok biliyor olmak topluma yararlı kullanılacak bir araç değilse işte o zaman toplum hapı yuttu demektir ki, toplum birbirine dayanan birbiri ile birlikte ayakta sağlam durabilen bir yapı demek olması gerekir ki; bilgilerini zararına kullanmaması şartıyla o kişi toplum için değerli kabul edilebilir.

Cahil kanaatimce şudur; İstanbul’a gelip de boğaz köprüsünü satın aldığını sanan insan cahildir. Ancak orada da balık-yem kuralı geçerli olduğundan bir an önce köşeyi döneceğini düşünmesinden aşırı hırsından ötürü fare peynir ilişkisinde olduğu gibi bir tuzağı yemiştir.

Eğitimli insanlarla eğitimsiz insanların birden çok disipline yetiştiği göz önüne alınırsa, bir profesöre inandırıcı gelmeyen vaatler kısa yoldan köşeyi döneceğini düşünen bir inşaat işçisine daha makul gelebilir. Kendince uyanıklık yapması, diğerlerine pek inandırıcı gelmez.

Dini bir takım hikâyeler tarih konusunda örneğin Balkan tarihini orada adım adım geri düşmemiz, geri çekilmemizi kaynaklarından okuyanlar, yakılan, tecavüze uğrayan onca masum insan ölürken ortaya çıkmayan yeşil cübbelilerin nasıl olup da ordumuzu zaferler getirdiğine, Kastamonu’daki sadece lise öğrencilerinin şehit sayısını bildiklerinde inanmazlar.

Bir de dinler birçok yerde insanlar her daim tövbe kapısını açık tutuyor gibi gösterilmesi insanlara sınırsız suç işledikten sonra tövbe edip refaha ereceğine dair bir garanti sağladığını düşündürürken, (Dinimiz kul hakkını bu kapsam dışına çıkarmıştır ki, doğrusu kuldan sadece insan mı anlaşıldığı buna sivrisinekten koyuna ağaçtan balığa kadar her canlı Allah’ın kulu olduğuna göre diye düşünürüm ancak elbette bu konu derin bir konu) başka dinler ise başka şekillerde af kapısını açık tutarlar…

Hâlbuki aklı yerinde bilerek ve isteyerek öldüren yok eden, ya da başka bir fiil ile suç işleyen kişi ile ilgili hemen her akıl sahibi sonradan af dilenmek yerine adam olup da yapmamanın daha doğru olduğunu düşünmelidir…

Burada cahillerden kastedilen az kelime bilen ve söz konusu az bilgileri nedeniyle kandırılmaları daha kolay olan kişiler ise onlar gerçekten acınacak durumda biçarelerdir. Ancak ya da cahillerden kastedilen kişi ise zihinsel bir problemi olduğu için sınırlı algı yeteneğine sahip kişi ise bu durumda da bu kişinin mazereti üstündedir…

Cahille, namussuz, ahlaksız zekâsı kıt algılaması düşük Allah vergisi engelliler mi bunun tam olarak ortaya konulması lazım. Cahil ile ahlaksızlık, cahil ile köylülük, cahil ile az bilgili olmak karıştırılmamalıdır. Aksi takdirde herkes bilmediği konunun cahilidir. Ancak az çalışıp çok kazanacağına inanan, bir anda köşeyi döneceğini uman cahil değildir. Avdır belki ama cahil bu tür kişilere denemez, yukarıdaki satırlarda belirtilenlere ise hiç denemez…

 

 
Toplam blog
: 2271
: 163
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..