​ Çakırkeyif Yeni Yıla... / Yılbaşı / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Aralık '10

 
Kategori
Yılbaşı
 

Çakırkeyif Yeni Yıla...

Çakırkeyif Yeni Yıla...
 

Yarın yılın son günü, daha doğrusu, ömrümüzden tükenen bir yılın daha son günü...

Ara sıra ama özellikle bu zamanlarda hayatla hesaplaşır ve nedense her defasında alacaklı çıkarım ya…

Değişen bir şey yok!

Peşinen söyleyeyim: Hayattan halâ alacaklıyım!

…

Artık yaşlanıyorum galiba, 2–3 yıldır yılbaşı nedeniyle dışarıda kutlama yapmıyorum.

Evde de çok özel hazırlıklara kalkışmıyorum.

Haliyle, ailedeki gençlerin kendi arkadaşlarıyla programları oluyor.

Biz de, müsait olan aile yakınları ya da dostlarla bir araya gelip, akşam yemeği yiyor, çekirdek çitliyor(!) televizyon izliyor, saat 12 yi vurduktan sonra birbirimizi kutlayıp, eşe dosta tebrik telefonları ediyor, sonra derin uykulara karışıyoruz…

Yine öyle olacak sanırım...

…

Olağan alışverişimi yaparak eve dönerken, çok değer verdiğim bir dostumun hüzünlü sesi ve biraz da sitemli sözleri üzerine, eve gitmekten caydım.

Arabayı falezlerin üstündeki deniz fenerinin hemen yakınına çektim.

Alışveriş torbalarına attığım kırmızı renkli kutu biralardan birisini açtım, bir de sigara yaktım…

Oooohhh!

(Bir kutu birayla sarhoş olunur muymuş yahu?)

E, çakırkeyif olmak bir manada sarhoş olmaksa, olunurmuş demek ki(!)

Bundan 10–15 önce olsaydı, böyle bir keyfin sadece erkek cinsine mahsus olduğunu inanır, bir de üstüne üstlük savunurdum... (Niyeyse?)

Sanırım ilerleyen yaşımla beraber ben de değiştim, inançlarım, fikirlerim, beğenilerim değişti…

...

Diyeceğim o ki;

Belki, alkolün etkisiyle içindeki canavarı saklayamayan ve bu yüzden evini barkını dağıtan insanlara inat…

Belki sırf alkol bağımlılığı yüzünden, etrafında kendini seven bir tek insan kalmayanlara inat…

Belki içip içip klavyenin başına oturanlara inat...(Ben de biraz öyle oldum gibi ya, neyse..)

Belki içimdeki biraz çılgın, biraz deli, biraz pervasız kadına arka çıkarak, tabulara inat…

Belki, sırf ara sıra alkol aldığım için cehennemde cayır cayır yanacağımdan emin olan ve orada benim yandığımı izledikçe kahrından bin kez daha öleceğini söyleyip benden söz almaya çalışan canım anneme inat…

Kim bilir, belki de her yıl ısrarla gelen 31 Aralıklara inat, peşin peşin çakırkeyfim!

...

Yarın 2010 un son günüymüş…

(Eee olsun, ne yapalım!...)

Nasılsa Dünya yine dönmeye devam edecek, nasılsa Güneş bir batacak, bir doğacak, nasılsa mevsimler değişecek, nasılsa ölenler ölecek, kalanlar kalacak…

Ve hayat nasılsa, sevinç ve mutluluklarıyla, acıları ve hüzünleriyle bildiğini okuyacak…

Öyleyse beis yok ;

Hoş gelsin yılbaşı, hoş gelsin çakırkeyif yeni yıl!

(Yılın çakırkeyfi nasıl olacaksa...Amaaan...Öyle işte ne bileyim!)

*****

 
Toplam blog
: 247
: 1493
Kayıt tarihi
: 29.01.08
 
 

Antalya ve Akdeniz aşığı bir öğretmenim. Bol bol okurum, blog yazarım, şiir yazarım. Yazdıkça ve ..