Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mayıs '07

 
Kategori
Kent Yaşamı
 

Can gözüyle (7)

Sizce Bu Dinginlik, Bu Gülümseme Neden?

Daha önce hiç gelmemiş, buraya ilişkin hiçbir değerlendirme dinlememiş, hiçbir bilgi edinmemiştim. Bazen TV kanalları arasında gezinirken, buraya ilişkin belgesellere rastlamış ama hiç duralamamış, meslektaşlarım arasındaki Artvinlilere kentleri nedeniyle bir ayrı merak ya da ilgi duymamıştım. İnanın, o denli yabancısı ve ilgisiziydim Artvin’in de, Artvinlilerin de… Bir kötü yaşanmışım, bir soğukluk nedenim olduğundan değil… Belki hiçbir bağım oluşamadığı, hiçbir yakınım olmadığı, yaşantıma Artvin’le ilgili hiçbir kişi ya da olay girmediği için ...

Her neyse… Anlatmak istediğim, daha önceki yaşantımda ne denli ön görüşsüz, bu nedenle de yazarken ne denli kasıtsız, yansız olduğum… Yani, gözlerken de, gözlemlerime dayalı düşüncelerimde de beni yönlendirebilen hiçbir ön kayıt yok belleğimde.

İşte bu ön bilgisizlik ve kanısızlıkla, geldiğimin daha ilk haftasından sonra insanların yüzündeki anlatımsız dinginliğin, ‘’ keyif, mutluluk… ‘’ olarak da nitelenebilecek olan rahatlığın nedenini araştırmaya başladım.

Daha önce de andığım gibi; insanlar kavga etmek için neden yaratmıyor, bakışlarında sanki gülümseme var, hoşgörü var, barışçıl bir şey var… Anlatılır gibi değil bu… Evet evet… Yaşıyorsunuz ama anlatamıyorsunuz… Ya da yeterince güçlü değil yazarlığım da ben anlatamıyorum…

İşte bu duyumsanan ama anlatılamayan, burada yaşayanların yaşadığı ama ayırdımında bile olamadığı özellik nedendir?

Görünürde yığınlara iş veren fabrikalar, üzerinde bir şeyler üretilip satılacak, para kazandıracak tarla-tapan yok, orman işçiliği eskisi kadar değil, madenler kapanmış… İl merkezinde mutlu edecek hiçbir gelir kaynağı görünmüyor… Başka kentlerle ticari ilişkiler kendisi kadar nüfusu olan ilçelerinde yoğun, ama oralarda da kente aktarılabilen sermaye birikimi oluşamıyor artık. Ancak geçinebiliyorlar…

Eee? Bu dinginlik, bu gülümseme neden?

Sordum… Buranın eskilerine, yenilerine, memurlarına, amirlerine, hiç dışarı çıkmayanlarına, dışarıdan gelenlerine… Önce hepsi şaşırıyordu ‘’ Öyle miyiz? ‘’ diye, onların şaşırmasına ben şaşırıyordum, sonra düşünüyorlar ‘’ Gerçekten yahu! ‘’ diyorlar, bana yardımcı olmak ya da yanıt vermiş olmak için akıl yürütmeye başlıyorlardı…

Tam çözülmüş değil. Şimdi pek çok kişi düşünüyor bunu eminim. Yazımı okuduktan sonra siz de düşünün; hemen bitişikteki kentlerin insanları da dahil, tüm toplumun içine düştüğü gerilimin Artvin kent merkezine neden ulaşamadığını araştırın, yazın, tartışıp sonucunu görelim.

Benim saptamalarıma göre buradaki dinginliğin nedenleri şunlar;

Bu kentin çalışabilecek insanları başka kentlere göçüp gitmiş, burada yalnızca madenlerden ya da kamu kurumlarından emekli olanlar ve kamu kurumlarının geliri belli insanları ile onların yaşaması için gerekli yiyeceği, giyeceği, kullanacağı şeyleri alıp satan küçük esnaf kalmış. Bu insanlar da cebine girecek aylık ya da üç aylık gelirlerini biliyorlar ve ne denli devinirlerse devinsinler bir kuruş fazlaya ulaşamayacakları için öyle bir çaba ya da hırsı bırakmışlar, belli olan gelirlerine göre giderleri planlanmış, başkaca olanaklara gereksinim duygularını yitirmişler, durağan bir yaşama uyumlu Artvinli oluşmuş.

Sizce başka nedenler de varsa yazın, bir sonuca varalım.

Mahatma Gandhi’ ye sormuşlar mutluluğu, kişinin hiçbir şeye gereksinim duymaması olarak tanımlamış.

Gereksinimlerini sabit geliriyle sınırlamış olan Artvinli gülümsüyor.

Gelecek yazımı okuyuncaya dek siz de gülümseyin, içinizde gülümsemeler çoğalsın.

 
Toplam blog
: 237
: 361
Kayıt tarihi
: 22.11.06
 
 

1949 Antalya doğumlu, ANSAN üyesi Orman Yüksek Mühendisi, ressam ve öykü yazarıyım. KAKTÜS MEDYA ..