​ Çeke çeke ÇEK'tiler Cech'i, 3 dakikada kestiler ÇEKİ! / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '08

 
Kategori
Spor
 

Çeke çeke ÇEK'tiler Cech'i, 3 dakikada kestiler ÇEKİ!

Çeke çeke ÇEK'tiler Cech'i, 3 dakikada kestiler ÇEKİ!
 

Milliyet'ten alıntıdır.



Bu akşamki maç kader maçıydı bizim için, ya devam edecekti Milli Takım, ya da eve dönüş başlayacaktı. Çeklerle herşey eşit olunca maçın önemi bir kat daha arttı, sonucu penaltılar belirleyecekti beraberlik durumunda.

İlk 17 dakika Çekler oynadı, biz faul yaptık. Dakika 10'u gösterirken her iki Mehmet'imiz de sarı kart görmüştü bile. Kaleci Petr Cech uzun; hücumda Jan Koller, hem Volkan'dan hem de Servet'ten daha uzun, gelen her topa kafa vuruyor, tutmak imkansız. Nitekim 34. dakikada ilk golü attı, top Volkan'ın ellerinin arasından kaydı gitti.

Maç, sıkıcı mı sıkıcı, tempo düşük, Çekler kedinin fareyle oynadığı gibi oynatıyor bizimkileri. Arda'nın dışında adı ardarda yinelenen yok! Ayrıca Rıdvan Dilmen ikidebir, " turnuvada maçlarına en kötü başlayan takım bizim takımdı, " deyip duruyor. Doğru söylüyor da izleyicinin umudunu kırıyor.

İlk yarı bitti, benim gözlerim kapanıyor, olacak iş mi bu? Elalemin maçlarını gece yarılarına kadar izledim, hiç uykum gelmedi, bizim takım neredeyse uyuttu beni. Maç arası gittim elimi, yüzümü bir güzel yıkadım, uykumu kovaladım.

Kısmetten öteye yol yok, demişler! Son 5 dakikaya girdiğimizde Çekler turu garantilemiş gibiydi. Çek babalar sevinecekti, bizim babalar ve de analar gözlerini silmeye başlamıştı bile... Dünyanın en iyi kalecisi hata yapar mı? Yaparmış demek, hem de ne hata; hayatının hatası. Durum 2:2 giderken hatasını affetmedi takım kaptanı Nihat Kahveci.

Maç boyunca Nihat yoktu ortada, doğru dürüst kaptanlık bile yapamadı, diyordum, ama maçın kaderini, daha doğrusu Türkiye'nin kaderini değiştirdi, 2 gol birden attı. Maç 4 dakika uzadı, bu arada ne oldu bilmiyorum kaleci Volkan ve uzun Koller havadaydı, yere indiklerinde kırmızı kartla oyun dışı kaldı bizim oğlan!...

Ahh Volkan ahh! Bu kaçıncı kez, artık büyüdün adam oldun, sahip ol sinirlerine ve çenene! Neyse kaleye Tuncay geçti, son dakikaları izlemedim ne yalan söyleyeyim, kafam allak bullaktı...

Zaten gol yersek penaltılara kalacaktık, kalede Volkan olmayınca sonuç mucizelere kalırdı. Bizim defans sakatlar kulübü gibi, Emre Aşık başı sargılı girdi oyuna, daha bismillah demeden rakibin başına tekme savurdu, Emre Güngör sedye ile ayrıldı sahadan. Servet zaten biyonik sakat, adam sakatken sağlam halinden daha iyi oynuyor, iyileşmese de olur! Annesinin reklamda dediği gibi, tekbaşına takım.

Mahallede zafer kutlamaları başladı bile. Dışarıda savaş var sanki, patlamadık madde kalmadı...

İyi güzel, sevinçliyiz, gururluyuz, ama acı sonuçlara sebep olmamalı, daha ne maçlar var önümüzde.

Portekiz-İsviçre maçı ne oldu acaba? Hiçbir bilgi vermediler. Zaten İsviçre havluyu ıslatmıştı sağanak yağmurda. Bugün yine yağmur vardı, bizim hayrımıza mı, şerrimize mi bilinmez, lakin sonuç bereketli oluyor.

Grup elemelerini geçtik. Gelsin şimdi Hırvatlar! Onlar da Çekler gibi, sert ve taş gibi takım, ama top yuvarlak maç 90+X dakika.

Kim bilir, belki Fenerbahçe'nin bıraktığı yerden sevinmeye devam ederiz. Sarı-lacivert ışıklar kırmızı-beyaz yanacak. Ben kırmızı-beyaz formaları daha çok beğeniyorum, daha çoşturuyor insanı, diğeri (turkuaz forma) sönük kalıyor, cimnastik salonu kıyafeti gibi.

"Babalar Günü" şimdi kutlu oldu, sevindi tüm babalar. Biz, anneler de bundan sonraki maçlarda sevinmek istiyoruz! Olur mu çocuklar?


Kazanmak ne güzel, değil mi?

Sevgiyle kalın- mutlu kalın!
 
Toplam blog
: 480
: 2046
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..