- Kategori
- Spor
Mucize de ne kelime!..

Resim: Milliyet fotogaleri.
Türkiye, Çek Cumhuriyeti'ni mucizevi bir şekilde yendi. 2-0 geriye düştüğümüz, oyuncularımızın sakatlandığı, moralimizin sıfırlandığı, en sonunda da 10 kişi kaldığımız Çek Cumhuriyeti maçını mucizevi bir şekilde 3-2 kazandık. Bu galibiyetle adımızı çeyrek finale yazdırdık.
Millilerimiz ilk yarıya çok kötü bir futbolla başladı. Hatta "ilk yarıda neredeyse oynamadık" diyebiliriz. İlk yarıyı 1-0 yenik tamamladık. Devre arasından sonra sahaya çıkan futbolcular ilk yarıya oranla ikinci yarıya daha iyi bir futbolla başladılar. Devre arasında Semih'i oyundan alıp, ikinci yarıya Sabri ile başlayan Terim, daha sonra bir oyuncu değişikliği daha yaparak Mehmet Topal'ı oyundan aldı ve yerine Kazım'ı oyuna soktu.
Bir ara talihsiz bir şekilde Emre Güngör sakatlandı ve saha dışına alındı. Milli Takım o dakikalarda 10 kişiydi ve savunma oyuncusu eksikti. Bu sırada Emre Güngör'ün yerine Emra Aşık oyuna girecekti. Hakem değişikliğe izin vermedi. Türkiye'nin 10 kişi oynamasından istifade ederek savunmamızın eksik olmasından da yararlanan Çekler ani bir atakla kalemize geldiler ve skoru 2-0'a taşıdılar. Talihsizlik ve hakemin oyuncu değişikliğine izin vermemesi nedeniyle yediğimiz ikinci gol, çeyrek finale yükselme umudumuzu tamamıyle bitirmişti.
Ama Arda inanmıştı, Nihat inanmıştı, Fatih Terim inanmıştı, sahadaki 11 oyuncu da inanmıştı. Biz Çekler'i yenecektik ve çeyrek finale yükselecektik. İşte o dakikalarda bir şey oldu. Millilerimizde büyük bir hırs, büyük bir inanç meydana geldi. Çekler'i adeta kendi ceza sahalarına hapsetmiştik. Dünya şaşkınlıkla bizi izliyordu. Nasıl olur da bir takım çok kötü oynarken bir anda bu kadar iyi oynayabilirdi. Talihsizce yediğimiz ikinci golün intikamını alırcasına adeta tozu dumana katmıştık.
İşte bu kadar baskının ardından 75. dakikada Arda Turan, Türkiye'nin ilk golünü atarak skoru 2-1'e getirdi. Galibiyete inanan Türkiye, maçın bitimine 3 dakika kala -87. dakikada- Nihat'ın nefis golüyle beraberliği yakaladı. Tüm dünya şaşkındı. Avrupa Şampiyonası'nda görülmemiş bir durumdu. Türkiye 2-0'dan skoru 2-2'ye taşımıştı. Çekler beraberliğe razıyken, Teknik Direktör Fatih Terim beraberliğe razı değildi. Oyuncularına "ileriye çıkın" talimatını verdi. Onlar da ileriye çıktılar. Beraberlik golünden 2 dakika sonra -89. dakikada- Nihat sahneden inmedi ve Çek kaleci Cehc'in hatasıyla önünde bulduğu topu ağlara göndererek Türkiye'nin galibiyet golünü attı.
Bu golle tüm Türkler sevince boğuldu. Umutsuzluğun umuda dönüştüğü an işte bu andı. Hakem 4 dakika uzatma verdi. Son dakikaları gol yemeden geçirebilmek için geri çekildik. Bu arada kalemizde tehlike gördük. Ama bu tehlikeyi atlattık derken; Volkan topsuz alanda Koller'le tartıştı ve onu yere düşürdü. Bu nedenle kırmızı kart gören Volkan, Türkiye'yi 10 kişi bıraktı bırakmasına da; oyuncu değiştirme hakkımız kalmadığı için kalecisiz olarak maça devam edecektik. Bu olayın ardından Tuncay kaleciliğe soyundu ve top Tuncay'a değmeden son düdük çaldı. Artık çeyrek finaldeydik.
Butün bu talihsizliklere rağmen inancın ve azmin zaferini gözlerimizle gördük ve tüm dünyaya gösterdik. Bu galibiyetle kendimizi Avrupa'ya hatırlattık. Avrupa'nın en iyi 8 takımı arasındayız ve rakibimiz Hırvatistan. Artık "şöyle olur, böyle olur" diyemiyorum. Nasıl olursa olsun galip gelelim. Türkler'in istedikleri zaman imkansızları başarabildiğini tüm dünyaya gösterdik. Yarı finale bir adım var. Hırvatistan'ı yenersek finale bir adım kalacak. Haydi Türkiye...
Bekle bizi Viyana, Türkiye geliyor.