Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '08

 
Kategori
Sinema
 

Çelik bakışlı veda

Çelik bakışlı veda
 

Butch Cassidy and the Sundance Kid


Geldiği zaman, hepimizin boynu kıldan ince.


Kapımızı çaldığı zaman, ne servetimiz, ne şöhretimiz, ne nüfuzlu dostlarımız, ne ulaşılmaz kariyerimiz, ne gençliğimiz, ne güzelliğimiz, hiçbir şey onunla yüzleşmemizi engelleyemiyor.


Ortalama bir ömür de sürmüş olsak, hangi alanda olursa olsun başarılarla dolu bir geçmişe de baksak, adımızı kimse anmayacak da olsa, arkamızda bir isim de bıraksak, onun her birimize mesafesi ayni.


Bu dünyadan gitme vaktimiz geldiğinde, o çok korktuğumuz ölümle karşılaşma anı gelip çattığında, her birimiz birbirimizle eşitiz. O kimseyi kayırmıyor, kimseye özel muamele yapmıyor, kimseyi rengine, şekline, mevkiine, malına mülküne, iktidarına bakarak ayırmıyor.


Zaman her bedende ayni tahribatları yapıyor, hastalıklar bu falanca kişinin akciğeri, ya da bu, filanca önemli insanın kalbi demiyorlar. Seneler ayni acımasızlıkla kemikleri eskitiyor, etleri sarkıtıyor, yüzleri kırıştırıyor, vücutları şekilsizleştiriyor.


Çocukluğumuzun, gençliğimizin beğendiğimiz, takdir ettiğimiz, özendiğimiz sanatçıları, aktörleri, aktrisleri de, bu kanunların emrinde, yaşlanıyor, hastalanıyor, tanınmaz hale geliyor, dünyaya veda ediyorlar.


Dünyamızdan bir yıldız daha kaydı.


Uzun bir süre için dünya sinemasına damgasını vurmuş aktörlerden biriydi. Çelik mavisi gözleri, kadınların tartışmasız hayranlığını çeken yakışıklılığına rağmen, jön olmak istememiş, zor rolleri tercih ederek, çok aranan karakter oyuncularından biri olmayı başarmıştı. Onun ismi, çevirmiş olduğu filmlerin kalite garantisi değerindeydi.


Elizabeth Taylor’la çevirdiği “Kızgın Damdaki Kedi”yi ya da Robert Redford’la oynadığı “Butch Cassidy ve Sundance Kid” filmlerini kim unutabilir? Hele daha sonra evlendiği Joanne Woodward ile çevirdiği “Uzun sıcak yaz” daki evde kalmış kızla asi genç adamın aşk hikayesini?


1925 de Ohio’da dünyaya gelmiş, 2.Dünya Savaşı sırasında ABD donanmasında görev yapmıştı. Pilot olmak istemiş ama gözlerindeki renk körlüğü dolayısile bu arzusunu yerine getirememişti. Aktör olmadan önce, ailesinden miras kalan bir spor eşyaları mağazası işletiyordu. Yale Drama School’da aktörlük öğrenimi yaptıktan sonra, önceleri Broadway’de sanheye çıktı ve sonra sinemaya geçti. Sinema hayatı boyunca 10 defa Oscar’a aday gösterildikten sonra nihayet 1987 de “Paranın Rengi” filmi ile Oscar’ı aldı. 1986 da tüm sanat hayatı için ve 1994 de insanlık hayrına çalışmaları için özel Oscar verilmişti kendisine. Golden Globe, Cannes ve Emmy ödülleri de bulunan aktör, 2003 senesinde yeniden tiyatro oynamaya da başlamıştı. 2007 de ise, aktörlüğü bıraktığını açıkladı. Gerekçe olarak, hafızasının zayıfladığını, kendine güveninin azaldığını ileri sürdü.


Onu başka sinema şöhretlerinden ayıran bir başka özelliği de, ayni kadınla 50 yıldır sürdürmüş olduğu sağlam evliliğiydi. Joanne Woodward’la ikinci evliliğini yapmıştı ama bu evlilik Hollywood’un tüm skandallerinin ve maceralarının üstünde kalmayı başardı. İki evliliğinden 5 kızı ve bir oğlu olmuştu. Sosyal açıdan da faal bir insan olan aktör, 1978 de ölen oğlu adına uyuşturucu ile mücadele eden bir Fon ve karısı Joanne ile de kanserli çocuklar için “The Holl in the Wall Gang Camp” isimli bir örgüt kurmuştu. Sosyal projelerini, kendisine ait “Newman’s Own” isimli gıda malzemeleri şirketler zincirinin kazancıyla yürütüyordu. Yemek pişirmeyi sevdiği, az bilinen özelliklerindendi. Ayrıca soğuk savaş sırasında, silahsızlanma konusunda yoğun bir şekilde politika ile ilgilenmiş, popülerliğinden yararlanarak büyük çapta bağış toplanmasını sağlamıştı. Bu yüzden devrin Amerikan Başkanı Nixon’ın meşhur “Düşmanlar” listesine 19 uncu sıradan girmeyi başarmıştı ve bununla, en az aldığı en büyük sinema ödülleri kadar övünüyordu. Özel meraklarından biri de zaman zaman bizzat katıldığı oto yarışlarıydı.


Geçtiğimiz haziran ayında akciğer teşhisi konulan aktör, bundan sonra başlamış olduğu film projelerini yarıda bırakmıştı. Ağustos ayında tedavilerini de bırakıp, ölümü beklemek üzere evine çekildiği bildirildi. Son fotoğrafları, hastalığın bir zamanların çelik bakışlı aktörünü ne hale getirmiş olduğunu açıkça gösteriyordu. Aktör hayatı boyunca sıkı bir sigara tiryakisi idi.


83 yaşındaydı Paul Newman.


Sinema dünyası onu kolay unutmayacak.

 
Toplam blog
: 165
: 1414
Kayıt tarihi
: 03.08.07
 
 

Uzun yıllardır yurt dışında yaşıyor. İsviçre'de Adalet Bakanlığı'ndaki mesleği yanında tiyatro ya..