- Kategori
- Müzik
Cem Karaca ve 43 yıllık hata

O "Resim" Değil "Fotograf"tır...
16-17 yaşlarında bir Okuyucum var. Adı Emre Gönüllü… Emre okula gidiyor ve Oyunculuğa meraklı… Sık sık Akasya Durağı ve Arka Sokaklar Dizileri’nin çekildiği Setler’e gidiyor ve Oyuncular’la fotograflar çektiriyor… Çektirdiği bu fotografları da Facebook Sayfası’nda yayınlıyor…
Bir Fotograf Albümü’nde bu iki Dizi Seti’nde çekildiği fotograflar baya bir birikmiş ve üstüne de şu notu yazmış:
Bu Resimler’in Telif Hakkı bana aittir…
Fotograf Albümü’ne şu notu yazdım:
Emre Kardeşim, bunlar “Resim” değil “Fotograf”…
Sonrasında Emre “teşekkür edip” gerekli düzeltmeyi yaptı…
Şimdi 16-17 yaşlarındaki Emre Kardeşim bu hatayı yapmış ve anlatmamdan sonra teşekkür edip gerekli düzeltmeyi yapmış… Fakat aynı konuda öyle aynı hatalar yapılmış ki, onların düzeltilmesi baya bir zor, çünkü artık iş kabuklaşmış, Tarih’e mal olmuş!
> YATAĞANBABA’NIN “TARİHİ DEĞİŞTİRDİĞİ” İDDİASI
Son yıllarda şu söz sık sık duyulur oldu: Yatağanbaba Tarihi değiştiriyor!
“Aburcubur Muhalefetimiz”in “aleyhimizde” kullandığı bu suçlamaya rağmen biz sürekli bunu yapmaya devam ettik ve edeceğiz… Çünkü bu “Tarih” Allah tarafından vahyedilmez, o dönemi yaşayan insanlar tarafından yazılır… Başta Erkmen Sağlam olmak üzere “Yazar Yatağanbaba’nın Tarih’e Not Düştüğü” dile getirildiğine göre, Tarih’teki “eksik bilgileri tamamlamamız” veya “yanlış bilgileri düzeltmemiz” bizim işimiz, görevimiz ve de misyonumuz… Aburcubur Muhalefetimiz’in kıskançlıktan çemkirmesi, bunu engelleyemez…
Bizim yazı ve konuşmalarımızla 10’a yakın Kanun’un değişmesini sağladığımız da ortadadır, hakikaten pek çok konuda Tarih’i değiştirdiğimiz de… Yazı ve konuşmalarımızla değişen Kanunlar arasında insanların pisi pisine hapis yatmasına sebep olan “Mal Beyanı” ile 100.000 Esnafı hacizden kurtaran Esnaf Kefalet Temerrüt Faizi de vardır… Son olarak da uzun zamandır üstünde durduğumuz “Tohum Bankası” ile ilgili çalışmalar da yapılmaktadır…
> CEM KARACA’YA ÖZDEŞLEŞEN “RESİMDEKİ GÖZYAŞLARI”NDAKİ YANLIŞ KELİME!
Bütün bunları anlattıktan sonra gelelim, gene “Yatağanbaba Tarihi değiştiriyor” diye arkamızdan tef çalınmasına sebep olacak “düzeltem talebimiz”e… Bu konuyu ben geçen hafta İnternet’in “İlk Günlük Görüntülü Sohbet Programı” olan “Beyine Arayışları”nda anlatmıştım… Kısaca “E-Program Beyine” diyebileceğimiz Program’da anlattıklarımın özeti şöyle:
Eldeki Kaynaklar’a göre Düzenlemesi Oğuz Abadan’a, Bestesi ve Sözleri Mehmet Soyarslan’a ait 1968 tarihli “Resimdeki Gözyaşları” Şarkısı, bildiğiniz gibi Cem Karaca ile özdeşleşmiş şarkılardan biri… Sözlerinin bir kısmı da şöyle:
Benden sana son kalan, bir KÜÇÜK RESİM şimdi,
Koyup da bir başıma bırakıp gittin beni…
Birgün belki hayattan, geçmişteki günlerden,
Bir teselli ararsın, bak o zaman RESMİM’e,
Gör akan o yaşları…
Buradaki yanlışlık büyük harflerle yazdığımız “Küçük Resim” ve şarkının adı olan “Resimdeki Gözyaşları”dır…
> “RESİM” NE DEMEK, “FOTOGRAF” NE DEMEK?
Fotograf “Fotograf Makinası ile çekilen”dir, Resim ise “Fırça ile çizilen”… Bu Sulu Boya da olur, Pastel Boya da… Kuru Boya da olur, Kara Kalem de… Ama neticede elle –Ressam tarafından- çizilir… Ressam’ın “Resim Sergisi” olur, Fotografçı’nın “Fotograf Sergisi”… Yani “Resim” bambaşka şeydir, “Fotograf” bambaşka… Fotografçı’ya gidip de “ben Resim çekilmek isityorum” denmez… Veya Ressam’a gidip de “ben Fotograf çekilmek istiyorum” denmez!!!
> “KÜÇÜK RESİM” OLMAZ, “KÜÇÜK FOTOGRAF” OLUR!
Şarkıda “benden sana son kalan bir Küçük Resim şimdi” deniyor… Resim nasıl “küçük” olabilir ki? Çünkü Resim Büyük Resim Kâğıdı’na çizilir, Ressam rahat rahat çalışır… Küçücük kâğıda resim çizilmez, çünkü boyalar birbirine girer… Üstelik de şarkıda “gör akan o yaşları” da deniyor… Yani hem Küçük Resim olacak hem de bir de o Küçük Resim’de kişinin gözlerinden akan gözyaşları da görünecek!!!
1968 Türkiyesi’nde hem bir Ressam’a bir Resim çizdirilmiş hem de ağlarken… Bu olmayacak bir iştir… İnsanlar Ressam’a çuvalla para ödeyerek bir Resim çizdirirlerse ya en neşeli halleriyle çizdirirler ya da şöyle havalı / karizmatik hallerini… Kim gider de Ressam’ın önünde ağlayarak poz verir?!
> DOĞRUSU “RESİMDEKİ GÖZYAŞLARI” DEĞİL,
“FOTOGRAFTAKİ GÖZYAŞLARI” OLACAK!
Dolayısıyla bu “Resimdeki Gözyaşları” hem “kelime anlamı” ile hem de Tarihi süreç ve de mantık açısından yanlıştır… Doğrusu ise “Fotograftaki Gözyaşları”dır…
Belki de ortada öyle bir Resim de yoktur (zaten olamaz) öyle bir Fotograf da yoktur. Bu bir “Şarkı Sözü”dür sadece… Fakat öyle bile olsa doğrusu “Fotograftaki Gözyaşları”dır…
Bu durumda eğer ki Düzenleyen Oğuz Abadan’ın veya Besteleyip-Yazan Mehmet Soyarslan’ın daha hala şarkı üstünde bir müdahale hakları varsa, bu dediğimi düşünmeli ve talebimizi bir biçimde değerlendirmelidirler… 43 yıl sonra da olsa bundan sonra bu şarkıyı okuyacak olanlar “yeni / düzeltilmiş hali” ile okumalıdırlar…
> DÜZELTME TALEBİMİZ ve CEM KARACA SEVGİMİZ BAKİ…
Ben şimdi bunları yazdım diye Cem Karaca’nın Karizması sarsılmaz, onlar gene bu tür Müzik’in “en tepesi”ndeki yerlerini korurlar… Ayrıca ben de Cem Karaca’ya “ihanet etmiş” olmam, aksine 43 yıllık bir hatayı düzeltmiş ve Cem Karaca Tarihi’nde / Külliyatı’nda çer-çöp bırakmamış olurum…
Bu durumda şarkının yeni sözleri besteye de uyması için eskisiyle şöyle değiştirilmelidir:
Birgün belki hayattan, geçmişteki günlerden,
Bir teselli ararsın, bak o zaman Resmim’…
Birgün belki hayattan, geçmişteki günlerden,
Bir teselli ararsın, bak o zaman Fotograf’a…
Mehmet Soyarslan’dan; “43 yıl sonra” da olsa bu hatanın düzeltilmesini, bu güzel şarkı ve Kültürümüz adına bütün yaptıkaları için çok teşekkür ederek talep ediyor, saygılarımızı sunuyoruz…