​ Cemaatler Çatışması / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Haziran '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Cemaatler Çatışması

Bu yazı, GAP ve Eylem Planı hakkında olacaktı ancak; dün ve bugün bazı köşe yazarlarının değindikleri, bizim de Milliyet Blog arşivlerindeki bir çok yazımızda dikkat çektiğimiz cemaat ve cemaatleşme hakkında, ilave birkaç söz söylemeye öncelik verdik.

Her şeyden önce... “Cemaat” ve “Cemiyet”, sosyolojik kavramlardır.

İvme kazanmış iletişim ağları; insanlar, topluluklar ve bunlarla ilgili her türlü kültür unsurları arasındaki etkileşimler dikkate alındığında, söz konusu bu iki kavram, bizce şu şekilde tanımlanabilir:

CEMAAT: Yüceltilmiş müşterekler etrafında birleşerek, içe dönük ilke ve prensipler doğrultusunda ortak düşünceler geliştirip ortak tutum alışlar sergileyen, mensupları arasında yoğun iş bölümü yaratmaya çalışan insan topluluklarının meydana getirdiği -legal veya illegal- katı (rigid) ve küçük sosyal topluluklardır.

CEMİYET: Özgür iradenin, katılımcılığın, bireysel ve sosyal hukukun esas alındığı; dışa dönük (esnek) ve yaygın iş bölümünün sürekli geliştirildiği toplumlardır.

Özellikle “Cemaat” kavramının, gündelik yaşamdaki gibi... sadece din veya mezhep müşterek ekseni etrafında bir araya gelmiş küçük topluluklar... algılama ve nitelemesi, eksiktir ve fevkalâde yanlıştır.

Dini değerlere ilave olarak; değerler sisteminden bir kaçının veya sadece bireysel istek ve arzuların yüceltildiği; bu arzular doğrultusunda ilke ve prensiplerin belirlendiği ve bunlara uyulduğu; ortak lisan, ritüel, sembol ve işaretlerin benimsenip kabul edildiği... legal veya illegal cemaatler de söz konusudur.

Örneğin; herhangi bir dernek, kulüp, meslek kuruluşu, siyasi örgüt; kurum veya kuruluş... gibi legal organizasyonların yöneticileri veya tüm mensupları, cemaat yapısı içinde olabilir; cemaate özgü tutum alışları sergileyebilir.

Bugün Türkiye, illegal cemaatlerin çatışma arenasına dönüştürülmüştür.

Bir tarafta din eksenli illegal cemaatler, diğer tarafta bireysel istek ve arzu eksenli illegal ve legal cemaatler...

Çatıştırılanlar ise ya bu cemaatlerin her kesimden köleleri, ya da özgür irade geliştirememiş herkesimden piyonlarıdır.

On yıllardır toplumun, siyasetçilerin ve politikacıların Türkiye’deki hızlı cemaatleşme olgusuna ve tehlikelerine; meydana gelebilecek çatışmalara, bu tanımlar zaviyesinden dikkat çekmeye çalıştık ve bu gayretlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.

“Bir yararı oldu mu?” derseniz.. evet oldu. En azından, cemaatler ve cemaatleşme, köşe yazarları tarafından tek eksenli, yani din eksenli bakış açısı ile de olsa ele alınır oldu.

Hangi kutsallar etrafında birleşirlerse birleşsinler; hangi arzular öne çıkartılırsa çıkartılsın...

Cemaatleşme; cemiyet hayatını, onun değerlerini, bireysel ve sosyal hukuku ihlal ve iğfal eden; ekonomik, sosyal ve siyasi çözülmeyi beraberinde getiren menfi sapmalarıdır.

“Cemaatleşme ve İnkılaplarımız (1)” başlıklı blog yazımızda şunları söylemişiz:

“Fertler, cemiyet hayatının olumsuzluklarından etkilenir ve buna tepki olarak Cemaatlere yönelirler. Yönelimin şiddetini, ferdin özgüven eksikliği ile sosyal hayata duyulan güvensizliğin yoğunluğu belirler.

Özgüven eksikliği, ferdin ekonomik, sosyal, kültürel ve fiziksel imkân ve kabiliyetlerinden bir veya birkaçından kaynaklanabilir. Sosyal hayata duyulan güvensizliğin sebepleri ise temelde, mevcut hukuk sistemi ve bunun işleyişine dayanır.”

Bu konudaki son sözümüz şudur:

Cemaatleşme, bir sosyal kanserdir. Bu hastalığın ilacı ise ancak adaleti esas alan hukukun üstünlüğü ilkesi ve özgür iradedir.

Bekir Ali

 
Toplam blog
: 141
: 926
Kayıt tarihi
: 30.04.07
 
 

Türk san'at müziği dinlemeyi, okumayı, yazmayı ve paylaşmayı seviyorum. Kamudan emekli inşaat mühend..