- Kategori
- Kitap
Cemil Meriç ve mağaradakiler…

alıntı-düzenleme- Viraarşiv
Okudukça kitaplarını her yerde o var diye ayağa kalkmak istiyorum. Onun manevi şahsiyetine saygı duymak için geçerli bir yol olacaksa ayakta öylece ömrümü tamamlamak isterdim.
Mağaradakiler isimli kitabını kaç kez okudum unuttum. Ama bir türlü elimden bırakmak istemiyorum.
Bu kitap için yazılanlara bir bakalım.
“Aslında mağaradakilerin pek azı. 'Önce kişiler, sonra mefhumlar, sonra fotoğrafların asılları'”...
Cemil Meriç eserini şu satırlarla sunuyor okuyucusuna: 'insanlık aynı sefil putlara tapan bir şaşkınlar kafilesi. Hakikatte mağaranın içi de, dışı da bir. 150 yıldır bir gölgeler âleminde yaşıyoruz. Kitap, kendi insanından kopan aydının trajedisi. Amacı yeraltı mağarasına bir parça aydınlık getirmek...”
Süper bir tespit.
Gerekten “kendi insanından kopan aydının trajedisi.” Mağaradakiler.
İnanılmaz cümlelerden biri daha..
Cemil Meriç üstadı okuyanlara sirayet ediyor bilgeliği.
Cemil Meriç’in “hakikatte içi de, dışı da bir” mağarayı anlattığı kitapında amacı yeraltı mağarasına bir parça aydınlık getirmek...
Ama içerdekiler "sen dışarda gözlerini kaybetmişsin, arkadaş. Saçmalıyorsun. Biz yerimizden çok memnunuz. Bizi dışarı çıkmaya zorlayacakların vay haline...” diyordu bir bakıma.
'Çarpık, güdük ve yerine oturmamış düşüncemizin kurşun kalemle çizilmiş bir taslağı' mağaradakiler.
Kitap, herkesin dediği gibi iki ana bölümden oluşuyor.
Cemil Meriç "mağaranın dışı" olarak adlandırdığı birinci bölümünde bazı kavramları, entelektüellik ile ilgili tartışmaları ve rusya'daki entelektüel birikimi anlatıp yorumlarken ikinci bölümde Türk aydınını ele almaktadır.
Mağaradakiler mitosunun şu son paragrafı meriç üstada ve mağaradakiler isimli kitabına ne kadar yakışıyor. “işte böyle aziz dostum. Sana anlattığım hikaye kendi halimizin tasviridir. Yer altındaki mağara: görünürler dünyası. Yücelere çıkan tutsak, idealar alemine yükselen ruh..”.
Batı irfanını ülke ülke, devir devir keşfe çıkan bu dehayı ne kadar okusak azdır.
“insanlar kıyıcıdır, kitaplara kaçtım” diyor merhum üstad.
Dilerim ki gençlerimiz de Cemil Meriç'in fildişi kulesine misafir olurlar, ellerinden düşürmezler eserlerini.
Çünkü “bir balzac’ın, bir ibn haldun’un, bir makyavel’in arkasına saklanıyorum” diyen cemil meriç kendini yaşarken bize de yaşamayı öğretiyor.
Mağaradakiler kitabının sonunda, kendi kaleminden bitireyim yazıyı:
“bir çağın vicdanı olmak isterdim, bir çağın daha doğrusu bir ülkenin, idrakimize vurulan zincirleri kırmak, yalanları yok etmek, Türk insanını Türk insanından ayıran bütün duvarları yıkmak iserdim”
“hafızasını kaybeden bu zavallı nesilleri biz mahvettik, bu cinayet hepimizin eseri, hepimizin yani aydınların” diyebilen büyük insanı okuyalım ki cinayete ortaklığımız devam etmesin.
“arkamda kilometre taşları ve yaprak yaprak dökülen rüyalar “diyen büyük insanın rüyalarından, eserlerinden istifade edelim.
Bu rüyalardan biri mağaradakiler isimli kitabı. Çokça okumaya değer bir kitap.
Sevgi ve saygılarımla