- Kategori
- Teknoloji
Cep Telefonuyla Taciz Vakası Dayanılır Olmaktan Çıktı

- Masamın hemen sol köşesine yakın bir yerlerde, elimin bir hamlede uzanıp da yetişebileceği bir noktada durur cep telefonum.
- Cep telefonu hadisesinde kendimle gurur duyan bir kişiliğim vardırJ))) Zira tam dört yıldır aynı cep telefonunu kullanmaktayım. Hem de ısrarla… Eskise de, kırılsa da, dökülse de fark etmiyor. Duygusal bir bağlılık mı hissediyorum diye de düşünmedim değil hani.
- Hayır, tam olarak öyle değil.
- Cep telefonundan nefret eder bir halim var aslında. Sevmiyorum cep telefonu taşımayı ama mecburiyet… Özgürlüğümün kısıtlandığına dair hislere kapılıyorum çok zaman. Sebep budur ki, hafta sonları telefonumu yanıma almamaya özen gösteririm. Cebimde olsun istemem. Çoklukla aracımın içerisinde bırakırım.
- “Özgürlüğümün kısıtlandığı hissine kapıldığımı” söylemiştim.
- Sanırım tam olarak böyle ifade edilebilecek bir durum var ortada. “Özgürlüğün kısıtlanması”. Başka türlü düşünemiyorum.
- Gün içerisinde yanı başımda duran cep telefonumun mesaj alarmı hiç durmaksızın çalar. Her gün onlarca mesaj geliyor. Olur olmaz mesajlar. Bakmaya dahi tenezzül edilecek türden mesajlar değil. Benim için hiçbir anlamı olmayan, hiçbir değeri olmayan mesajlar.
- Her akşam telefonumdaki mesajları silmek için de mesai harcadığımı belirtmem gerekiyor. Hakikaten sıkıcı bir durum var ortada.
- Özel bir konuşma yaptığınız anda… Önemli bir konuyu tartıştığınız anda… Veya kafanızı dinlediğiniz bir anda… Aniden ötmeye başlıyor mesaj alarmı. Ve siz bir anda odaklandığınız durumdan hafif bir irkilmeye, dikkatinizi o mesaj alarmına vermek durumunda kalıyorsunuz. Alarm sustuktan sonra, yeniden vaziyete konsantre olma çabasına girişiyorsunuz.
- Tam olarak bunun adına taciz denir, başka da bir şey denmez.
- Hadi Mesaj hadisesini bir yana koyalım.
- Şimdilerde günde sanırım bir on defayı bulmakta, bilmediğim telefonlar beni aramakta ve bir takım ürünlerini cep telefonu aracılığı ile pazarlama çabasına girişmekte. Bankacılar, sigortacılar, borsacılar, tıp merkezleri, tatil turları düzenleyen şirketler, kıyafet satan mağazalar, ayakkabı satan mağazalar ve diğer büyük alış veriş mağazaları…
- Bıkkınlık veren bir seviyeye ulaştı cep telefonuyla taciz hadisesi.
- Aracımla seyir halindeyken çalan cep telefonuma göz ucuyla bakıyorum… Bilmediğim bir telefon… Baksam bir türlü, bakmasam bir türlü… Tabi ısrarla çalıp duruyor telefon. O telefonun çalan sesiyle ben yolculuk yapmak, araç kullanmak gibi bir zahmete katlanıyorum. Telefona baksam, “Nasılsınız Nihat Bey” diye başlayan bir cümleyle, bir bayan sesi ve bir şekilde, oradan buradan konuya dalıvermeye çalışıyor. “Hayır” diyorsunuz, “Neden hayır?” diye karşılık veriyor. “İstemiyorum” diyorsunuz, “Neden İstemiyorsunuz” diye karşılık veriyor, “Müsait değilseniz, müsait olduğunuz bir zaman da arayalım” diyor, “Hayır aramayın” diyorum, “Neden aramayalım?” diye soruyor, “İstemiyorum” diyorum, “Neden istemiyorsunuz?” diye sorusunu yineliyor. Yani kendinizi kurtarmak tam anlamıyla özel bir çaba gerektiriyor.
- Dün yine aracımla yolculuk yaptığım bir anda cep telefonum çaldı. Karşımda bir bayan, “Nasılsınız?” diye konuya girdi ve ben, “Teşekkür ederim, buyrun” dedim. Bayan konuşmasını sürdürdü ve “Bir medikal firmasının ürünleri hakkında bilgi vermek istiyorum. Cinsel yaşamınıza renk getirecek ve cinsel performansınızı artıracak olan ürünlerin tanıtımını yapıyoruz” dediği anda ben, “Hayır hanfendi, kalsın” dedim ama karşımdaki ses ısrarla, sorularını sormaya devam ediyor… “Hayır” diyorum ama nafile. İçimden, “Kabalık bende kalsın” diyorum ve karşımdaki bayan konuşmaya, sorularını sormaya devam ederken, telefonun kapat düğmesine basıyorum.
- Yani anlayacağınız vaziyet budur dostlar.
- Cep telefonuyla taciz vakası dayanılır olmaktan çıktı.