​ Cesaretiniz varsa bu sergiden çıkın! / Kültür - Sanat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '10

 
Kategori
Kültür - Sanat
 

Cesaretiniz varsa bu sergiden çıkın!

Cesaretiniz varsa bu sergiden çıkın!
 

Cesaretiniz varsa bu sergiden çıkın!

Bu hafta sonu planınız nedir?

Uzay boşluğunda dolaşmak, yıldızların arasında yürümek ister misiniz?

Ya plasenta günlerinize geri dönmek…Anne karnında, minik bir embriyo olduğunuz zamana, henüz hayatla tanışmadan önceki bilinç hallerinize zamansız bir yolculuk hoş olmaz mı?

‘Ne uzayı, ne plasentası’ dediğinizi duyar gibiyim.

Peki, havalar hala sıcakken, bir havuz başında takılmaya ne dersiniz?

Ama biraz farklı bir havuz bu. Bedeninizi değil ruhunuzu serinletiyor.

Boyut değiştirtiyor, meditasyona sürüklüyor.

İçinde yüzemiyorsunuz ama ışık ile sesin dansını izleyebiliyorsunuz.

Sesin içinde binlerce renk ve büyüleyici bir görsellik var biliyor musunuz?

Tamam, daha ‘gerçekçi’ önerilerde bulunayım…

Bu hafta sonu bir Süryani evine, bir Bektaşi tekkesine konuk olmaya ne dersiniz ?

Şöyle Konya’ya doğru uzanıp bir sema ayini izlemek? Ya da Nemrut Dağı’nda gün batımı?

Efes Antik kentinde 8000 yıllık bir tur? En iyisi Urfa’ya doğru gidelim, çarşılarında gezelim, Balıklı Göl, Harran Evleri…

Mardin’in mistik manastırları da ruhunuza iyi gelebilir…

Bunların hepsini birkaç saat içinde yapabilirsiniz..

Cesaretiniz varsa tabii…

Beyoğlu Borusan Müzik Evi’ndeki Madde Işık Sergisi’ne gitmek değil ama bu sergiden çıkmak cesaret istiyor çünkü.

Richard Castelli adındaki çılgın küratörün, her biri uluslararası çapta 9 yeni medya sanatçısıyla yarattığı düşsel dünyadan çıkıp, gerçek (en azından öyle olduğunu sandığımız) dünyaya döndüğünüzde, bildiğiniz her şeyi ama her şeyi yeniden düşünecek, sorgulayacaksınız.

Zihniniz, algılarınız alt üst olacak!

Zaman, mekan, madde, ışık, ses, doğum, ölüm, yaşam ve bunun gibi onlarca kavramı yeniden gözden geçirmek zorunda hissedeceksiniz kendinizi…

Doğru ve yanlış, siyah ve beyaz, soyut ve somut olarak tanımladığınız şeyler dikilecek karşınıza…

En çok da ‘gerçeklik’ duygunuzu kaybedeceksiniz. Teknolojinin, bilimin sanatla aşkından doğan bu mucizevi gösteriyi izledikten sonra sesin görülebileceğini, ışığa dokunulabileceğini öğreneceksiniz.

Gerçeğin aslında bir algıdan ibaret olduğunu anlayacaksınız.

Soru işaretleri ile dolup taşacak zihniniz.

Yanıtlarını sizden başka kimsenin veremeyeceği türden zor sorular…

En çok da “bu yaşadığım bir rüya mıydı, gerçek miydi“ diye soracaksınız kendinize…

Bir çeşit ‘Inception’ hali çökecek üzerinize…

Kolunuzdaki saate göre birkaç saat ama zihninize göre zamansızca yaşadığınız bu sıra dışı deneyimi, kimseye tam anlamıyla anlatamayacaksınız…

Zihninizin karanlık koridorlarında kaybolurken çaresizce fotoğraf çekmeye çalışacaksınız belki ama nafile…O fotoğraflar ki yaşadıklarınızın bir kanıtı olamayacak, deneyimledikleriniz asla ifade bulamayacak. ‘Ne gördün’ diye soranlara kem küm edeceksiniz…

Böyle bir yolculuk işte...Hayat gibi.

Kimsenin sizi yönlendirmesine izin vermeyin. Bu şaşırtıcı, sarsıcı, benzersiz deneyimde rehberiniz kendiniz olsun.

İçeri girmek kolay, üstelik ücretsiz :)

Ama çıkmak yürek istiyor.

20 bini aşkın kişi bu yolculuğa çıktı, benzersiz deneyimler yaşadı Madde Işık’la… 9 Ekim’de sona eriyor.

Cesaretiniz varsa, gidin.

Kendinizle karşılaşacaksınız.

syucebiyik@gmail.com

twitter/suleyucebiyik

 
Kayıt tarihi
: 16.07.10
 
 

Milliyet Yazar..