- Kategori
- Güncel
Cesur yürek olmak..!

1915 Ermeni Tehciri ile ilgili, "özür" kampanyası, tartışmalara yol açtı.
Resmi tarih söyleminin dışında bilgi kaynağı olmayan bir toplumda bu tür tartışmaların olması da normal.
Elbette, özür gereği duyanlar kadar, bunun gereksiz olduğuna inanlar da olacaktır. Geçmişimizle yüzleşmek adına karşılıklı tartışmalar da toplumsal olgunluk açısından olumlu gelişmelerdir.
Avrupalı, Amerikalı kirli geçmişiyle yüzleşmekten çekinmiyor. Aslında, bir bakıma, bu yüzleşmeler yoluyla geçmişin kirlerini günümüze taşımamış oluyorlar. Yaraya neşter vurmak ve kanserli dokuları temizlemek gibi bir ameliye bu..
Avrupada, Amerikada kaç roman, kaç öykü ve kaç film vardır, kendi tarihsel sorunlarını işleyen. Amerikan sineması, zenci zulmünü işleye işleye, sonunda bir zenciyi Başkan koltuğuna oturtacak olgunluğa eriştirdi kendi toplumunu. Bu çok önemli bir hadisedir, anlayan için.
Türkiye, kendi tarihi ile ilgili olarak bugüne kadar tam manasıyla "ebkem çüş" bir sosyal yapı resmi sundu.
Şu söylenmez, buna değinilmez; şu milli mesele, bu devlete zarar verir!
Bütün bunlar, ağızları açmamak, düşünceleri ifade edememek için, meşru mazeretler olarak sunuldu. Sonunda, hiç kimse tarihi gerçekleri legal ağızlardan duyamadı. Ya insanlar, resmi söylemlerin esiri oldu; ya da illegal kaynaklara yönelerek tarihe farklı bakabilmek çabasına girişti.
21.Asrın ilk çeyreğini yaşarken, hala dokunulmaz konular, hala benimsenmiş yasaklar var. Oysa, tıpkı Youtube yasağının, çeşitli yollarla delinmesi gibi, tarih yasakları da deliniyor. Gerçekler bir yerlerden baş gösterip ortaya çıkıyor.
"Özür diliyorum" kampanyası, yerlidir, yersizdir; haklıdır, haksızdır, bu ayrı konu. Tartışılmalıdır, konuşulmalıdır. Ancak, birilerinin tarihe ve vatan sevgisine "ipotek" koyan narsist tavırlarının kurbanı olmamalıdır.
"Biz hata yapmayız, bizim tarihimiz sadece şanla şerefle doludur." dayatması makul ve mantıklı değildir. Bu dayatma ile, düşünen araştıran ve ülkesinin gelişmesine katkılar sunan nesiller değil, eline silah verip insanları ensesinden kurşunlattığınız Samast'lar yetiştirebilirsiniz ancak.
Ben, kendi adıma, kampanyayla ilgili olumlu düşünceler besliyorum.. Bu ülkenin, sivil aydınları resmi söylemlerin dışında insiyatif kullanabilen kişiler olsun..
Bu ülkede, her şey, tartışılması bile mümkün olmayan "tabu" olmaktan kurtulsun.. Hiç bir şey tartışılmaz olmasın.. Sorunlar, üzeri örtülerek ve göz korkutarak değil, açık açık ve tartışılarak çözülsün..
Siz bu cesareti gösteremezseniz, başkaları sizin sorunlarızı, hem de hiç tartışmadan, sonuçlandırmaya çalışır.. Sizi, belki de haksız yere, mahkum eder..
Ermeni sorunu, bizim tarihsel sorunumuzsa bunu tartışacak olan ve sonunda bir şekilde çözümleyecek olan yine bizler olmayız..
Yani kendini belli dogmalara teslim etmemiş, ülkenin gerçek aydınları..!
Fikrini ifade etmekten korkmayan "Cesur yürekleri..!"