- Kategori
- Kültürler
Çğ köfte yemenin adabı!

Tabakdaki köftelerin hepsi bitecek...
Son dönemlerde, batıdan düzenlenen turlarla gidilen ziyaret yerlerinden biriside Şanlıurfa!
Eğer bu tür turlarla geziye çıkarsanız ve Şanlıurfa ile yolunuz kesişirse, şunları kesinlikle yapmamanız gerekiyormuş.
Şanlıurfa'da, sıra gecesinde ikramın ve yeme içmenin de kendine göre bir adabı erkânı varmış.
Şanlıurfa'da, örf ve adetlere göre tabakta çiğköfte bırakmak, ikramın beğenilmediği anlamına geliyormuş. Onun için size ikram edilen tabaktaki çiğköftelerin hepsini yemeniz gerekiyor.
Bunları da bilmenizde fayda var.
Sıra gecelerinde, sırada ilk ikram acı kahve, yani mırra.
Mırra, kavrulup dövülen çekirdek kahvenin kaynatılıp süzülmesiyle hazırlanıyor ve özel fincanlarla sunuluyor.
Mırranın yapılışının nasıl belli kuralları varsa, içilmesinin de bir adabı varmış.
Mesela, mırrayı bitirdikten sonra fincanı yere veya masaya bırakmak, kahveyi yapana hakaret kabul ediliyormuş.
Fincanı, kahveyi dağıtanın eline geri vermek gerekiyormuş.
Sıra gecelerinde acı kahvenin ardından çay ikram ediliyormuş.
Yemek olarak genellikle çiğköfte, nadiren ise mahalli yemekler ikram ediliyormuş.
Çiğköfte ikram edildiğinde, herkesten tabağındaki tüm çiğköfteleri bitirmesi bekleniyor; çünkü tabakta çiğköfte bırakmak, çiğköftenin iyi yoğrulmadığı veya malzemelerinin beğenilmediği anlamına geliyormuş.
Sırada, çiğköftenin yanında ayran, bostana, salatalık veya maruldan yapılmış cacık, koruk salatası, çoban salatası gibi salatalar ikram ediliyormuş.
Çiğköfteden sonra ise kadayıf, şıllık, katmer, baklava veya taş ekmeği, küncülü akkıt, palıza, şire gibi mahalli tatlılardan herhangi biri sunuluyormuş.
Gece ilerleyip diğer ikramlar da yapıldıktan sonra, son bir acı kahve daha ikram edilerek gecenin bittiği haber veriliyormuş. Eğer daha ikram bekliyorsanız(!) avucunuzu yaladınız!
Sıra gecelerinde ne ikram edileceği, kimse kimseden eksik ya da üstün olmasın diye önceden kararlaştırılıyormuş. Güzel bir gelenek ve ikram tarzı!
Kararlaştırılan ikramın dışına çıkan, fazlasını ya da eksiğini yapan ayıplanıyormuş.
Özellikle ilave ikramda bulunanlara, "Biz bunu davet kabul ettik, bu yüzden sırayı tekrar yapacaksın" diye ceza veriliyormuş.
Bizde hatırlatması. Ben bir gezi anında bunları harfiyen yaşadım. Ancak bir kural olduğunu bilmiyordum. Urfalı bir arkadaşım anlatınca, yaşadıklarımı göz önüne getirdim. Evet, doğru!