- Kategori
- Güncel
CHP başörtüsü meselesini çözebilir mi?

Okumaazma öğrenmeye çalışan başörtüü bir kadın
Kemal Kılıçdaroğlu kurultaydan beri ikide bir “başörtüsü”nü diline doluyor. Başörtüsüne dolanıyor mu, deseydim acaba? Hatta birkaç kere iri laflar da etti: “Başörtüsü meselesini bizim iktidarımızda çözeceğiz.” Adama soruverirler: “Bu kafayla ne zaman iktidar olacaksınız ki bu meseleyi çözeceksiniz?”
Bir kere şu tespiti bir kenara yazalım: CHP, başörtüsü konusunda homojen bir fikre sahip değil. Her kafadan bir ses çıkıyor ve bu sesler asla örtüşmüyor. Genel başkan meseleyi çözmeye paralel bir cümle sarf ederken hemen ardından eleştiriler, eleştiriler... Mesela Baykal bu anlayışı “eksen kayması” olarak niteleyip Kılıçdaroğlu’yla görüşmesinden sonra başörtüsü sorununun çözümüne yönelik söylemin partiyi zayıflatabileceğini ileri sürüyor. Canan Arıtman ise, “CHP sorunun çözümüne yönelik çalışma yaparsa CHP olmaktan çıkar. Altı okta laiklik de vardır. Böyle bir şey olursa CHP altı oktan vazgeçmiş olur, o zaman CHP olmaz. Başka bir şey olur.” diyor ve iddia ediyor: “CHP’nin üniversiteye başörtülü gidilebilmesi konusunda herhangi bir çalışma yapması durumunda taban kaybeder.”
İstanbul Üniversitesi’nde öğretim üyesi iken başörtülü kızlara “ayar” için “iknâ odaları"nı icat edenlerden biri olan CHP İstanbul milletvekili Nur Serter ise CHP’nin başörtüsü serbestliği getiren anayasa değişikliğini 2008’de Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak iptâl ettirdiğini hatırlatarak, "CHP geçmişini yalanlamadan bunu nasıl yapacak bilemiyorum. Ben CHP'nin AKP'ye bu yasağın tamamen kaldırılmasına ilişkin bir arayış içine girmiş olduğunu görüyorum."
Dahası da var: CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında YÖK’ün başörtüsüyle ilgili yazısına ilişkin bir soru üzerine, YÖK’ün garip uygulamalarının bulunduğunu savundu. İnce, öğrencilerin zaten başörtüsüyle derslere girebildiğini belirterek, “Bunları dışarı çıkaran hocalar hakkında tutanak tutulacak. YÖK bu gidişle, 5 yıl sonra türbansız girenlere, hocalara tutanak tutturursa şaşırmayın.” dedi.
Kemal Anadol ve Şahin Mengü'nün medyadaki demeçlerini ve Necla Arat'ın katıldığı açıkoturumlarda söylediklerini de bunların üstüne koyun ve şu soruları sorun kendi kendinize: CHP başörtüsü meselesini çözebilir mi? CHP gerçekten başörtüsü meselesini gerçekten çözmek istiyor mu? CHP başörtüsü meselesinin çözümünde gerçekten samimi mi?
Birkaç yorum:
1) CHP başörtüsü meselesini çözse dahi bunun pratikte ve siyâsi anlamda CHP'ye hiçbir fayda getirmez. Aksine oy kaybettirir.
2) Çözüme katkı CHP'nin içinde siyâsi yarılmalara sebep olur.
3) CHP'nin başörtüsü meselesini çözmesi demek, AKP'ye sayıca yardımcı olması ve/veya böyle bir yasa değişiklik meclise taşınıp kanunlaştıktan sonra (geçmişte AKP ve MHP'nin 411 milletvekili ile yasalaştırdığı gibi) değişikliğin iptâli için Anayasa Mahkemesi'ne gitmemesi demektir. Bu noktada CHP'nin ortak bir tavır sergilemesi mümkün değil. Ama parti içinde kırılma olursa - zor ama belki - iptâl için yeterli imza bulunamayabilir.
4) Kemal Kılıçdaroğlu her ne kadar, "Başörtüsünü biz çözeriz." dese de Kılıçdaroğlu'nun partiye ne derece hâkim olduğu, CHP'nin lideri olup olmadığı çokça - özellikle referandumda hiçbir olumlu değişiklik olmadığını gören şahinler tarafından- tartışılır haldedir. Partide hâlâ iplerin Önder Sav'ın elinde olduğu su götürmez bir gerçek. Kukla - gölge meselesi...
5) Hadi bir de iddialı bir laf edeyim: Kemal Kılıçdaroğlu secimlerin yapılacağı 2011 Haziran'ının ilk pazartesi gününe kadar genel başkandır. Sandıkta CHP'nin oylarının artmadığı görüldüğü (Ki görünen budur.) an Kemal Kılıçdaroğlu'nun esâmesi bile okunmayacaktır. Zâten bunu kendisi de aylar önce seslendirdi: "Oylarda anlamlı bir artış olmadığı takdirde Genel başkanlık yapmanın âlemi yok." (Gazeteler, 28 Temmuz 2010)
Son söz: Bütün bunların ışığı altında baştaki soruyu tekrar soralım: CHP başörtüsü meselesini çözebilir mi? Cevap da verelim: Elbette hayır.